İşte geldim. Tatatataaaaa!
Ve işte bir gün gelip çattı. Ayrılık vakti geldi. Kimse ne olacağını bilmiyordu belki ama, bu fırtına öncesi sessizlik gibi birşeydi.
İstanbula dönmüştüm sonunda. Yolculuk hiç bitmeyecek gibi gelmişti bir an. O kadar yorgundum ki kendimi direk yatağa atasım vardı.
Eve girdiğimde gözüm kimseyi görmedi. Direk odama attım kendimi. Ama yatağıma atamadım. Gökçe ve Elif BENİM yatağımın üzerine kurulmuş ve BENİM bilgisayardan film izliyorlardı.
Onları gördüğüm için hem sevinmiştim hem de Üzülmüştüm. Uyuycaktim ben yaģģğ!
Bir savaşçı edasıyla Gökçeyi kolundan Elifi bacağından tuttum ve yataktan aşağıya attım.
"Çekilin beeeğğğğ!"
"Noluyo lan!?"
"Ece sıçcam azına! Götüm kırıldı lan!"
"Uykum var uykum."
Ve kendimi yüz üstü yatağa attım.
"O zman uyuyalım. "
Gökçe bunu söylediğinde bir an anlam verememiştim. Ama ikisi birden benim üstüme çullanınca anlamıştim. En altta ben, benim üstümde Elif, en üstte Gökçe vardı. Gökçe hiç istifini bozmadan üzerimize yorganı örttü ve hep beraber o şekilde uykuya daldik.
Akşama doğru anca uyanabilmiştik.
Annem Gökçe ve Elifi eve göndermeyip bizimle birlikte akşam yemeğini yemek üzere ısrar edince kızlar da kabul etmişti. Abim biz uyurken gelmişti. Yani şu an tek eksik ablam ve babamdı. Ahh! Sanırım artık şu alışkanlığımdan vazgeçmeliydim. Böyle yaparak sadece kendime zarar verirdim.
Yemeğimiz şen Şakrak geçtiğinde kızları gondermek üzere ben de gittim peşlerinden. Kapıya gelince kızlar bana döndü ve gülümseyerek konuşmaya başladılar sıra sıra.
"Ay resmen yine aynı okuldayız. "
"Çok eğlencez çok."
"Çok taş çocuklar var kızım ya."
"Senin sevgilin var Gökçe!"
"Ay evet benim başım bağlı. Ben Ece için demiştim."
O an ben girdim devreye.
"Kızlar kızlar. Benim de başım bağlı. Hem Ateş var ya. Hiç onun yüzünü de göresim yok. Ahh keşke Merve de olsaydı."
Gökçe elini omzuma koydu ve beni teselli etmeye başladı.
"Mervenin yerini tutmam belki ama o yokken ben varım yanında. Biz varız bak burda."
Gülümsedim ve fısıldadım.
"Siz varsınız. "
Kendime geldim ve canlı bir sesle şakıdım.
"O zaman yarın okula giderken beni de alıyorsunuz. Tamam?"
"Tamaammm!"
Sarıldık ve ayrıldık. Onlar hızlı adımlarla uzaklaşirken ben de içeriye girdim. Abimin yanına iliştim ve televizyona bakmaya başladım.
"Bu sene güzel çalış. İyi bir üniversiteye gitmeni istiyorum."
"Elimden Geleni yapıyorum. Ama sen de arada yardım et bana. Matematikden bir bok anlamıyorum."
"Herzaman yardım ederim yeter ki iste."
Saçlarıma bir öpücük kondurdu ve televizyona bakmaya devam etti. Bu sefer muzip bir sesle ben sordum.
"Abi?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YAN KOMŞUM
Teen FictionEce on yedi yaşında bir genç kız. Herkes gibi o da bir okulda okuyor ve o da okulunki yakışıklı bir çocuğa aşık olabiliyor. Ancak bir gün okulundaki büyük yangın ve babasının işi yüzünden yeni bir okula gitmesi gereklidir. Bu nedenle en yakin arkad...
