Yaz tatilimizin bir ayına daha veda etmiştik. Bu bir ay içerisinde Mete de Merveye çıkma teklifini yaptığı gibi bir restoranda herkesin önünde evlenme teklifi etmişti. Bu onlar için bir gelenek haline gelmişti diyebilirdik.
Son ayımızı gecirmek amacıyla İstanbula geri dönmüştük. Tabii Rüzgar ve Mete de bizimle gelmişti. Benim ve Mervenin ailesi zaten Rüzgar ve Meteyi tanıyorlardı. Niyetimizi de biliyorlardı.
Bugün istanbula Metenin ve Rüzgarın ailesi gelmişti. Bilin bakalım neden? Hadi hadi tahmin edin. Tamam söylüyorum. Bugün çifte kız isteme törenimiz vardı. Merveyle elimiz ayağımıza dolaşmıştı. Çifte kız isteme nasıl olur diye düşünmeden edemiyor insan. Gerçekten nasıl olacağını biz de bilmiyorduk. Mervelerin evi bizimkinden daha büyük olduğu için kız isteme orada yapılacaktı. Sabah erkenden başlamıştı hazırlıklar. Annelerimiz yemek işiyle ilgilenirken biz ilk önce temizlik yapmış sonra da hazırlanmaya başlamıştık. Tam bir saat boyunca ne giyeceğimize karar verememiştik. En sonunda Merve saçlarının renginden biraz daha koyu bir elbise, ben ise Gözlerimin renginde bir elbise sevmiştim. Merve siyah topuklularını giyerken ben de beyaz olanları giymiştim. Takı takmadık. Sadece evlilik teklifi alırken tatktigimiz yüzükler vardı parmaklarımızda. Saçlarımızı da hafif dalgalandırmıştık. Hafif bir makyaj dan sonra da işimiz bitmişti. Saat sekize geliyordu. Annemlerin ne halde olduklarına bakmak için aşağıya indik. Herkes buradayı. Yani Rüzgar ve Metenin ailesi Hariç. Ateş, mira, Gökçe, Elif ve daha niceleri. Merve ve beni teker teker tebrik ettikten sonra dağıldılar. Ablam ve abim kalmıştı. Saat sekiz olmadan son hazırlıkları da bitirmiştik.
Tam sekizde kapı çaldığında bir anda Merveyle ayaklandık. Elim ayağım titriyordu. Merveyle ikimiz kapıya gittiğimizde Annelerimiz de Peşimizden geliyordu.
Kapıyı Merve açtı. Gözüm hemen elinde çiçek olan yakışıklı Sevgilime kaydı. Bu nasıl bir karizmaydı Allahım!
Kendime geldiğimde onları da içeriye aldık ve peşlerinden biz de gittik. Merve ve ben oldukça gerginken annelerimiz baya baya kaynaşmış görünüyordu. Bu beni sevindirirken Mervenin annesi bize dönüp Kaş göz işareti yapmaya başladı. Ben olayı anlamazken Merve kulağıma eğilip 'kahveler' diye hatirlatınca usulca başımı salladım. Herkese Kahvesini nasıl içtiğini Sorduktan sonra beraber mutfağa geçtik. İki tepsi hazırladık. Biri Rüzgarın diğeri Metenin ailesi için. Kahveler hazır olduğunda Merveyle birbirimize bakıp şaytani gülüşümüzü attık. Rüzgârın ve Metenin Kahvesine bolca tuz ekledikten sonra tepsilerimizi alıp salona geçtik. Sıra sıra kahveleri sahiplerine verdikten sonra Merveyle yan yana geçip ayakta durduk. Mete ve Rüzgar yan yana oturuyordu. Dikkatle onları izlemeye başladık. İkisi de aynı anda yudumladı kahvelerini. Rüzgârın önce gözleri kocaman açıldı. Sonra yüzü ekşidi. Zar zor yuttuğunda bir kıkırtı çıktı dudaklarımdan. Rüzgarla o an göz göze geldiğimizde masum masum bakmaya başladım. Ve bu bakışımı heyecan takip etti. İşte hayatımın bir dönüm noktası daha gerçekleşiyordu. İlk önce Metenin babası başladı konuşmaya. Ardından Rüzgarın babası devam etti. Herkes susmuş onları dinliyordu.
"Efendiiim. Sebebi ziyaretimiz belli. ( Metenin babası)"
"Gençler birbirlerini görmüşler, beģenmişler. (Rüzgarın babası)"
"Bize de usulünce gelip istemek düşer. (M. B.) "
"Allahın emri peygamberin Kavliyle kızımız Eceyi oğlumuz Rüzgara istiyoruz. (R.B.)
"Allahın emri peygamberin Kavliyle kızımız Merveyi oğlumuz Meteye istiyoruz. (M.B.)"
Biz heyecandan Titrerken söze Mervenin babası başladı.
"Merve ve Ece bizim gözbebeklerimiz. Her ne kadar öz olmasada Ece de benim kızım sayılır. Babasından bana emanet Ece. Onların mutluluğu bizim de mutluluğumuz. Eğer kızların da gönlü varsaaaa?"
Bize dönüp sorarcasina baktığında Merveyle ikimiz hızlı hızlı konuştuk.
"Var var!"
Mervenin babası annemden de onay aldıktan sonra cevabını verdi.
"Verdik gitti!"
Herkes bir anda ayaklanınca Merveyle tırsıp bir adım geriledik. Ardından Merve kendi kayınvalidesinin ben kendi kayınvalidemin yanına gittik. Teker teker herkesin elini öpüp sonra da sevgililerimizin yanına geçtik. Mervenin babası Merve ve Metenin Yüzüklerini takarken Rüzgarın babası da bizim yüzüklerimizi taktı. Kurdaleler kesildikten sonra ise günün en güzel anı Rüzgarın beni alnımdan öpmesi ve sözlüme sıkı sıkı sarılmam oldu.
Son bir bölüm. Finalde görüşürüz gençler. :*
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YAN KOMŞUM
Fiksi RemajaEce on yedi yaşında bir genç kız. Herkes gibi o da bir okulda okuyor ve o da okulunki yakışıklı bir çocuğa aşık olabiliyor. Ancak bir gün okulundaki büyük yangın ve babasının işi yüzünden yeni bir okula gitmesi gereklidir. Bu nedenle en yakin arkad...
