Umarım beģenirsiniz . Iyi okumalar...
"Pijamaların güzelmiş cadı. "
WTF!?
Tabii ya! Sabah direk fırlarsan yataktan...
Aklımı seviyim ben.
-Ben de seni seviyorum canım.
İç sesime gözlerimi devirdikten sonra arkamda duran Rüzgarlara bakmadan hızlı adımlarla eve girip odama çıktım. Odamda bulunan boy aynasına döndüğümde resmen kendimi çamaşır makinesine atıp yıkamak istedim. Bu tip ne lan!?
Altımda hello Kitty li mavi pijamam
üstümde pembe kalpli bol tişörtüm. Saçlarım ise iki kuş yuvasının birbirine girmiş hali.
Hemen Dolabımdan lacivert pantolon, gri v yaka tişört ve birkaç iç çamaşırı çıkarttım ve kendimi banyoya attım.
Yarım saatlik bir duşun ardından kurulandım ve giyinip saçlarımı kuruttum. En son ise dişlerimi fircaladim ve herseyin tamam olduğundan emin olduktan sonra çıktım.
Merdivenlerden aşağıya inerken salondan kahkaha sesleri gelmeye başladı. Off kesin bana guluyolar. Rezil oldum ya. Kimseye görünmeden yine hızla yukarı çıkmaya başladım. Yatağıma yatıp pikeyi kafama kadar çektim. Umarım burada nefessiz kalıp ölürüm.
Yanaklarım ısınmaya başlamıştı. Ne zaman utansam hep bole oluyo ya. He bide ne zaman rezil olsam gözlerim doluyo. Şu an olduğu gibi. (Kesinlikle yazarda da aynisi oluyo) Ne biçim güldüler ya.
Kapının açıldığını duyduğumda kıpırdanmayı kestim. Belki uyuduğumu sanıp giderdi. Gelen her kimse. Hakkatten kim geldi ya?
Yatağın yanında bir çöküntü olduğunda birinin oturduğunu anladım. Ardından Rüzgarın sesi.
"Kendini boğmaya falan mı düşünüyorsun?"
Cevap vermedim.
"Ece uyumadıģını biliyorum."
"Gidermisin Rüzgar. Çok uykum var."
Sesim kısık çıkmıştı ve sonlara doğru da biraz titremeşti.
"N oldu sana?" derken bir yandan da kafama kadar örttüğüm Yorganı çekmeye çalışıyordu.
"Yok bişey Rüzgar. Git!"
"Peki."
Yataktan kalktı ve adım sesleri duyuldu. Hemen ardından kapı sesi. Ve sonra da benim sesim odayı doldurdu.
"Hay ben bole işin ya! Allah belamı verdi sonunda. Hep Mervenin beddua lari yüzünden. Kim bilir kaç kişi daha beni pijamayla gördü. Ya hadi onunda geçtim benim neden sade güzel bi pijamam yok ya? Hello Kitty li , kalpli, çiçekli böcekli... Çocuk musun sen Ece? Accık olgun ol! Offf çok pis rezil oldum la ya..."
"Bumuydu senin derdin? "
Veee Ece yine ve yine rezil olur.
Çocuk sen gitmedinmi ya?!
"Hani gittiydin sen ya?! Sapıkmısın olum? Çık odamdan!"
"Çek şu Yorganı üstünden. Cidden boğulcaksın."
"İnşallah." Diye fısıldadım Yorganın altından. Ve kafama inen bir şaplak.
"Napıyon ya?!"
"O ne demek lan ole inşallah falan?! "
Yorganı kafamdan kaldırdım ve yatakta oturur pozisyona gelip Rüzgara döndüm ve devam ettim.
"Valla Rüzgarcım biz insanlar inşallah kelimesini olmasını istediğimiz şeyi isterken kullanıyoruz. Sen daha yeni mi duydun?"
Cevap vermeden öylece gözlerime baktı.
"Böyle saçma bi neden için ağladınmı Ece?"
"Saçma değil tamammi. Kim bilir kaç kişi gördü beni öyle. Hem ağlamadım. Gözlerim doldu accık. Ama ağlamadım."
"Gözlerin de dolmasın. Bunda rezil olucak bişey yok. Hem bence Pijamaların da sana yakışıyor. "
"Hee. Rezil olcak bişey yokmuş. Nasıl yok ya? O yüzden güldün demi bana. O yüzden dalga geçtin."
"Ben sadece sana takılması seviyorum. Hem ben göz göre göre senin rezil olmana nasıl izin veriyim. "
Başımı kucağımdaki ellerime çevirdim. Ardından da yavaşça onun gözlerine kaydım.
"izin vermezsin dimi." Diye sordum kısık sesle. O da samimi gülümsemeyle cevap verdi.
"Vermem. Şimdi accık kendine gel ve bize katıl. Aşağıda bekliyoruz."
"Tamam."
Yataktan kalkıp tuvalete girdim ve elimi yüzümü yıkayıp aşağıya indim. Hepsi bana döndüğünde yine Utanmıştım. Kaçıp gitmemek istediğimde Rüzgar anlamış olacak ki lafa girdi.
"Pikniğe gidelim diyoruz. Sen ne dersin?"
"Süper olur derim."
"O zaman kızlar siz hazırlıkları yapın biz arabaları alıp geliyoruz."
"Tamammm."
Mutfağa geçip gerekli malzemeleri aldık. Daha sonra Merve ile kızlar hazırlanmak için Mervenin odasına çıktılar. Ben ise mutfak tezgahına oturmuş telefonumla ilgileniyordum.
Neden salonda o yumuşacık koltuklar dururken mutfak tezgahı? Cevap; salona gitmeye üşendim.
Herneyse. Konumuz bu değil. Telefonuma dalmışken birinin aramasıyla yerimden sıçradım. Nerdeyse düşüyordum. Arayana baktığımda iseeee....
ARAYAN:GÖKÇEEĞĞ
"Aaaa Gökçe. Hayırdır? Sen beni ararmıydınız? "
"Türkçene sokiyim Ece."
"Amin cümlemize."
"Eee Naber? Naptınız?"
"Napalım ya. Yaşıyoz işte. Sen naptınız?"
"Ece ciddiyim türkçen kaymış senin. Aman Aman neyse konumuz bu degil. Ece lafı fazla uzatmiycam. Siz kimle çıkıyosunuz lan!? Bizim niye haberimiz yok?! "
"Biz biriyle çıkmıyoz ya. O nerden çıktı? "
"Ateş ler ole demiyo ama."
"Bi dakka bi dakka! Ne diyomuş Ateşler? Kime diyomuş?"
"Ya bunlar sizi aramislar galba. Siz de Sevgilimiz var falan demişsiniz. Doğru değil mi?"
"Ya Gökçe nerde kaldın sen ya. Çok oldu biz onu Ateşlere söyleyeli. Hem gerçek değil onlar. Yalan attık. Ama aramızda. Sen nerden duydun."
"Bak şimdi bu Ateş lerin en yakın arkadaşı varya Alp. Heh işte o sevgilisine solemiş. Sevgilisi de kankasına sölemiş. Sevgilisinin kankası da kuzenine sölemiş. E onun kuzeni de benim eski arkadaşım. Geçen dedikodu yaparken soledi bana da."
"Hıhı tamam. Oldu o zamaan. Ben seni tutmiyim. Hadi baaay."
"Anlamadın demi gerizekalı."
"Anlamadım valla."
"Aman neyse neyse ben seni tutmiyim. Sevgiline selam sole."
"Söylerim canım. Sen de Elif e sole."
"Tmam. Hadi bye bye."
"Bye bye."
Telefonu kapatıp cebime koydum ve tezgahtan inmeden mutfakta gözlerimi gezdirdim. Gözlerimin takılı kaldığı yer ise kapıya yaslanmış elleri cebinde bir adet bana bakan Rüzgar.
Biraz birbirimize baktık tan sonra 'ne var' anlamında kaşgöz işareti yaptım. Birşey demeden yanıma geldi ve ellerini iki yanımdan tezgaha koydu. Biraz eğildi ve konuşmaya başladı.
"Kimle konuşuyodun."
"Gökçeyle. "
Derin bir nefes aldı ve devam etti
"Sana birşey sorucam. Ama dürüst ol."
"Tamam. Sor."
"Ateşi hala seviyormusun?"
"Bu nerden çıktı şimdi?"
"Konuşurken duydum sizi. Hala Ateş hakkinda konusuyorsun.Herneyse soruma cevap ver."
Seviyormuyum?
"Hayır sevmiyorum."
"Eminmisin?"
Değilim. Hayır hayır eminim.
"Kesinlikle."
Gülümsedi
"Güzel."
Gözlerimi onun kahvelerinden çekip ellerime indirdim. Aklıma gelen şeyle hızla ona geri döndüm.
Sırıtarak
"Rüzgar."
"Hıı"
"Gökçe, sevgiline selam söyle dedi. Sana selamı var."
SON....
Selam. Harika bir bölüm olmadı ama umarım beğenmişsinizdir. Hepinizi çok çok öpüyorum. Veee yaz tatilinizin eğlenceli geçmesini diliyorum. İyi eğlenceler.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YAN KOMŞUM
Teen FictionEce on yedi yaşında bir genç kız. Herkes gibi o da bir okulda okuyor ve o da okulunki yakışıklı bir çocuğa aşık olabiliyor. Ancak bir gün okulundaki büyük yangın ve babasının işi yüzünden yeni bir okula gitmesi gereklidir. Bu nedenle en yakin arkad...
