Çocuklar gideli daha yarım saat olmuştu. Okula gitmediğimiz için Sedalarda ne yapicagimiza karar vermeye çalışıyorduk. Merve ve Seda yerde birbirlerinin saçlarını yapıyorlar, Alara ve Mete de oflayıp duruyorlardı. Biz ise Rüzgarın kolu omzumda benim sırtıp Rüzgarın göğsüne yaslı bir şekilde ikili koltukta oturuyorduk. Dışarıdan biri bizi bu şekilde görse büyük ihtimalle sevgili sanırdı.
Kulağımın arkasında bir gıdıklanma hissettiğimde o tarafa döndüm. Rüzgar ile burun buruna geldik. Şu an çok yakınımdaydı. Yanaklarımın ısındıgıni hissettiğimde hemen önüme döndüm ve saçlarımla gizlenmeye çalıştım. Sonra da Rüzgarın sesini duydum. Kulağıma eğilip fısıldadı
"Bundan sonra Onurun yanında değil benim yanımda otur."
Hafifçe kafamı salladım. Bu benim için de iyi olabilirdi.
Kendimi biraz tuhaf hissettiğimde kendimi geri çekip arkama yaslandım. Ve Rüzgarla aramıza bi mesafe koydum.
Sedanın yakınmaları bu sessiz ortamı bozdu.
"Ya ben coooğk sıkıldım. Bence bara gidelim."
"Ben o bara hayatta gitmem bidaha."
"Ya ne olcak ya. Gidelim işte."
"Hakkatten Ece ya. Bu sefer bişey olmaz. Beraber dalarız kıza. "
Mervenin son söylediğiyle Seda, Alara ve Mete bize döndü ve aynı anda
"Hangi kızı?"
Diye sordular
"Uzun hikaye." Diye geçiştirdik.
Herkes bana bakıyodu.
"Aman tamam ya. Gidelim."
"Yuppiiii."
Biz kızların odasına çıkıp hazırlanmaya başladık. Ben ve Merve sabah hazırladığımız için sadece saçımızı ve makyajımızı yaptık veee hazırdık.
Alara ve Seda da mini etek giyip makyaj yaptılar ve dışarı çıktık. Ben ve Seda Rüzgarın arabasına, Merve ve Alara da Metenin arabasına bindik. 15 dk sonra barın önündeydik. Alara ve Seda önden konuşarak ilerlerken Mete Mervenin yanına ilerleyip kolunu uzattı. Merve de gülümseyip koluna girdi ve mırıldandı
"Melise ayıp oluyo ama..." dedi. Metenin bu söz üzerine bir küfür mırıldandığını duymuştum. Bu Melis meselesi neydi bilmiyordum. Açıkçası umrumda da değildi.
Rüzgar bey bir Kibarlık yapıp
"Önden bayanlar." Dedi ve gülümsedi.
"Ay çok Kibarsın ya." Dedim ve gözlerimi devirdim.
O da arkamdan gelip elini belime koydu ve beni yönlendirmeye başladı. Dans eden birkaç insanın arasından sıvışıp bizimkilerin oturduğu masaya geçtik.
Rüzgar ve Mete ickilerimizi almaya gittiğinde biz de biraz Onurdan bahsettik. Onuru görmemiştim ama anlatılanlardan nekadar kötü olduğunu anlamıştim. Acaba kim yapmıştı. Ben dalgın dalgın bunları düşünürken Rüzgarlar gelmiş ve ickilerimizi getirmişlerdi.
İlk on- onbeş dakika kahkahalarla geçmişti. Ama sonra yanımıza o sarı saçlı sürtük kız gelmişti. Bize hiç bakmamisti. Direk hedefine yani Rüzgara yaklaştı ve kucağına oturdu. Sanırım midem bulanıyo. Onlara baktığımda Rüzgar çok rahatsız görünüyordu. Sonunda o sarı kızı kucağından atarak bana yaklaştı ve Belimden tutarak beni kendine yaklaştırdı.
"Bilmiyorsan söyliyim Duru. Benim bir sevgilim var. Şimdi sen siktir olup gidebilirsin. "
"Nasıl ya bu şıllıkmı senin sevgilin."
Bana şıllık mı dedi lan o?! Ben de gaza gelip ayağa kalktım ve ònüne geçtim.
"Sen kime şıllık diyosun ya. Amk sürtüğü. Siktir git. Bidaha sevgilimin yanına yaklaşma. Yoksa o boya badana yaptığın yüzünle götün yer değiştirir!"
Dediğimde Rüzgara bi bakış atıp kıvırtarak gitti.
Bizimkilere döndüğümde birsey demeden bana bakıyorlardı. Rüzgar hariç. O bana sırıtarak bakıyordu. Ayağa kalktı ve beni Belimden tutup kendine yeklastirdi. Bana gülümsedi ve kalbimin hızlanmasını sağlayan o kelimeleri söyledi
"Aferin benim sevgilime. "
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YAN KOMŞUM
Novela JuvenilEce on yedi yaşında bir genç kız. Herkes gibi o da bir okulda okuyor ve o da okulunki yakışıklı bir çocuğa aşık olabiliyor. Ancak bir gün okulundaki büyük yangın ve babasının işi yüzünden yeni bir okula gitmesi gereklidir. Bu nedenle en yakin arkad...
