12 MAYIS CUMA SABAH SAATLERİ
RANADAN
Sıranın altındaki telefonuma usulca uzanıp hocaya yakalanmamaya çalışarak Anıla mesaj attı.
"Öğlen bizimkileri topla. Kafeteryada buluşalım."
"Barış ve Savaşı da alıyımmı?"
"Al. Komple bizim tayfa işte."
"Tamam. Konu ne?"
"Öğlen konuşuruz."
Hocanın sesiyle kendime geldim.
"Sen bu konuda ne düşünüyorsun Rana?"
O panikle yine saçmalamaya başladım.
"Hocam bence bu atomu parçalama meselesi çok saçma bir olay. Yani adamın işi gücü yok atomla uğraşıyor. Atomun ne suçu günahı var. Sonra atom bombasını neden patlatiyolar. Sonuç olarak fok balıkları çok yanlız hocam."
Hoca dahil herkes gülerken ben de sakinleşmek için bir nefes aldım. Sınıf da artık benim panik hallerime alışmıştı. Yadırgamıyorlardı. Lise, orta okul ve ilk okul binalarının aynı bahçe sınırlarında olduğu bir okulda okuyordum. Hatta okuyorduk.
Ben, Anıl, yıldız, Eylül, Güneş, Savaş, Barış ve Miray.
Ben şu an 16 yaşımdaydım. Lise ikiye gidiyordum.
Anıl benden bir yaş küçüktü. 15 yaşındaydı ve dokuzuncu sınıfa yani lise bire gidiyordu.
Yıldız Anılla aynıydı. Aynı sınıfta ders görüyorlardı.
Eylül, Merve ablaların kızıydı. 14 yaşındaydı. Sekizinci sınifa gidiyordu. Aramızda kalsın ama Anılla çok da güzel anlaşırlardı çoğu zaman.
Güneş, Alara ablanın kızıydı. O on bir yaşındaydı. Beşinci Sınıftaydı ve Mirayla aynı Sınıftaydı.
Miray mira ablanın kızıydı.
Son olarak da savaş ve Barış da daha ikinci sınıftı. Aramızda en kucugumuz barıştı.
Savaş Gökçe ablaların, Barış ise Berke Dayımların oğluydu.
Üç ders sonra öğle saati sonunda gelebilmisti. Hızla cüzdanımı ve Telefonumu aldım. Kızlara işimin olduğunu söyleyip hemen kafeteryaya indim.
Eylülden
Öğle yemeği zili çalınca anında sınıf boşalmış ve dört kişi kalmıştık. Ben çantamda cüzdanımı ararken sınıf arkadaşım Yusuf geldi yanıma.
Ben ona bakarken o konuşmaya başladı.
"Öğlen beraber yemek yiyelim mi Eylül?"
Tam olumlu anlamda kafamı salliycaktim ki kapının önünden Anılın sesi duyuldu.
"Yemeyin. Çünkü eylül benimle geliyor."
Ona kaşlarımı çatıp baktım.
"Birşey mi oldu?"
Normalde Anılın benimle beraber öğle yemeğini yemeyecegini biliyordum. Onun çıtı pıtı, güzeller güzeli arkadaşları varken niye benle yesin ki zaten.
"Birşey olmadı Eylül. Benimle geliyorsun."
Gözlerimi devirdim ve Yusuf a döndüm.
"Başka zamana artık. Sana afiyet olsun."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YAN KOMŞUM
Teen FictionEce on yedi yaşında bir genç kız. Herkes gibi o da bir okulda okuyor ve o da okulunki yakışıklı bir çocuğa aşık olabiliyor. Ancak bir gün okulundaki büyük yangın ve babasının işi yüzünden yeni bir okula gitmesi gereklidir. Bu nedenle en yakin arkad...
