Selamlar sevgili Yan Komşum Tayfası. Sadece birkaç cümle kuracağım. İsterseniz okuyun ama tabiki zorlamıyorum. İsterseniz direk bölüme geçin.
Biliyorsunuz ki bu hikayenin çoğu İzmirde geçiyor. Bunun nedeni İzmiri hiç görmesemde bir hayranlık beslememdi. Ben bu hikayeyi yazmaya lise ikinci sınıfta başladım. Ve şimdi mezun oldum ve hayranı olduğum o şehire, İzmire gidiyorum okumak için. Hayallerimden birini gerçekleştirdim hiç ihtimal vermezken. Demem o ki -klasik olacak ama- asla bir şeye olmaz gözü ile bakmayın. Çünkü hayatın size bazı kıyakları gerçekten oluyor.
Okuduysanız çok teşekkür ederim. Biraz paslanmış olabilirim. Umarım beğenirsiniz ♡.
..........
Sıcakta bir oraya döndüm bir bu yana. Öyle bir şeydi ki havanın sıcaklığı bir derece bile artsa eriyip yatağa karışabilirdim.
Rüzgar sabah sabah huysuzlanan kızını da alıp dolaşmaya çıkmıştı ve hâlâ gelmemişlerdi. Anıl ise uyuyordu. Ve ben de yapacak işim olmadığı için yatağın üstünde yuvarlanıp duruyordum.
Yuvarlanmakla bir yere varamayacağımı anladığımda kalkıp bir duşa girdim. Biraz daha kendime gelmiştim. Ardından annemin bana yaptığı ve anne olunca anladığım o müthiş geleneksel uyandırma merasimine geçiş yaptım.
"Anııl! Hadi uyan artık saat kaç oldu bak! Bak hâlâ yatıyor! Anıl dedim!"
Kafasını yastığın altına sokup bağırdı.
"Annee! Bugün tatil rahat bırak beni!"
"Hayır kalk hemen. Kahvaltı hazır. Hadi dedim!"
Ve odadan çıkıp kahvaltıyı hazırlamak üzere mutfağa ilerledim.
Açtığım sesli müzik ile sallana sallana kahvaltı hazırlarken yine Anılın sesini duydum.
"Hani kahvaltı hazırdı!"
"Oy benim yakışıklı oğlum kalkmış mı. İki dakikaya hazır."
Ardından kapı zili duyuldu.
"Heh! Babanlar geldi. Koş kapıya bak."
Ardından sallana sallana kahvaltı hazırlamaya devam ettim.
Rüzgar elindeki poğaça ve simit poşeti ile girdi mutfağa. Ahhh bu adamı ben kapmıştım değil mi?
"Günaydın kocacımmm. " Diyerek iğrenç saçma salak yeni evli moduma bürünmüştüm yine. Halbuki evleneli en az 19 yıl...
"Günaydın cadı. Erken kalkmışsın sen bugün."
"Çok sıcak uyuyamıyorum. "Derken içeriye minnak kızımız girmiş ve babasının bacağına sarılmıştı bile.
"Gel bakalım cadaloz. "
Diyerek kucağına aldı Rüzgar.
Karısına cadı der kızına cadaloz. İyiiiii.
"Hadi içeri geçin iki dakikaya hazır kahvaltı. Kızıyla oynaşa oynaşa gitti Rüzgar.
Sofra da 10 dakikaya hazırdı.
Rüzgar yine bütün ilgisini kızına toplamış ona yemek yedirirken kıskanmadım değildi hani! Ne var kızımı kıskanamaz mıydım? Boşuna cadı demiyordu bana.
Göz ucuyla Anıla baktım. Sakin ve mutlu kahvaltısını ediyordu. İçimde birden bir gurur yükseldi.
"Tü tü tü maşallah! Benim oğluma bak sen! Yakışıklı oğlum benim!" Diyerek hayvan gibi sevmeye başladım oğlumu. Kızım büyüsün o da geçecekti bu yollardan.
Anıl elimden bir şekilde Kurtulmuş ve kahvaltısını devam etmeye başlamıştı.
Muhabbetler eşliğinde kahvaltıyı bitirdiģimizde Anıl Aryayı da alıp hazırlanmaya gitti. Aryayı neden aldığını anlamazken ikisi de hazırlanıp karşımda dikildiler. Gidip kardeşini de giydirmişti.
Tek kaşım kalktı.
"Hayırdır nereye? "
"Aryayla beraber Eylülün yanına gideceğiz."
"Tamam dikkat et ama kardeşine."
"Her zaman." İkisi de Yanağımdan öpüp evden ayrıldı. Ben de mutfaktaki işimi bitirip koltukta oturan Rüzgarın yanına sıvıştım.
"Zaman ne kadar hızlı geçti be Rüzgar. Lise zamanlarımız dün gibi aklımda."
"Yaşlandık."
"Hiç de bile sen yaşlandın. Ben hâlâ taş gibiyim. Maşallah bana."
Güldü.
"Tabi Ececim. 18 lik gibisin zaten."
"Herhalde ne sandın."
Biz berbaer televizyona bakarken telefonum çaldı. Arayan ahiretliğim idi.
"Ece size geliyorum. Kahven var öyle değil mi?"
"Kahve sorulduğuna göre dedikodu var demektir. Tabiki var kahvem. "
"Ne bombalarım var anlatamam! 10 dakikaya oradayım."
"Bekliyoruuum!"
Telefonu kapattım ve ayaklandım.
Rüzgar konuştu.
"Merve mi geliyor?"
"Aynen."
"Dedikodu bombardımanı mı var?"
"Kesinlikle."
"O zaman ben kaçsam?"
"Bence de."
"Size iyi gömmeler. Selam söyle Merveye. Ben uyumaya gidiyorum."
"Söyleriiim. "
Bir yaştan sonra da en büyük hobi de uyumak oluyordu işte. Bu yaşlıları hiç anlamıyorum!
Yeni kitaplarıma göz atmak isterseniz profilimde bulabilirsiniz. Sevgilerimle ♡
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YAN KOMŞUM
Teen FictionEce on yedi yaşında bir genç kız. Herkes gibi o da bir okulda okuyor ve o da okulunki yakışıklı bir çocuğa aşık olabiliyor. Ancak bir gün okulundaki büyük yangın ve babasının işi yüzünden yeni bir okula gitmesi gereklidir. Bu nedenle en yakin arkad...
