(Karias'ın reyiz olduğu bu bölümü zisabel 'e armağan ediyorum. İyi okumalar :)
"10.katta avlananları duydun mu?"
"Evet, ormandaki orkların hepsini öldürüp bir başka ormana geçiyorlarmış."
"Bunu yapanların arasında boss'ların bile olduğunu duymuştum."
"Boss mu? Boss'lar odalarından çıkıp 10.kata mı gelmiş?"
"Birisi Boss'ları evcilleştirmiş."
"Boss'ları mı evcilleştirmiş? Bunu yapan kim olabilir ki?"
"Duyduğuma göre 2 kişilermiş, biri kara bir zırh giyiyormuş. Ellerinde de 2 tane büyük çekiç varmış. Ona Thor'un Şeytanı dediklerini bile duymuştum."
"Peki ya 2. kişi?"
"Onu kimse doğru düzgün görmemiş, hızlı bir silüet gelip geçiyor; ardında başsız bir ork veya delik bir vücut bırakıyormuş. Görenlerden bazıları kılıç kullanıcısı diyor, bazıları da bir süvari olduğunu ve değişik bir mızrak kullandığını."
"Ne dersin, katılmış mıdır bu seçilime?"
"Katılmış mı bilemem, ama eğer katıldıysa... işler çok ilginç olacak."
Etrafta böyle konuşmaları duyunca soğukça güldüm. Ancak konuşmalar devam ediyordu.
"Yeryüzünün Yüce Kaplan Klanı'nın Veliaht Prensi de bu sene Seçilime girecekmiş."
"Ne? Kuledeki en iyi 8 klan arasına girmiş güçteki, sayısız klan sahasına sahip, sadece kaplanlardan oluşan klandan bahsediyorsun değil mi?"
"Evet, Veliaht'ının 100 potansiyele sahip olduğunu bizzat Klan lideri duyurdu. Bu duyuruda çocuğunun yoluna çıkanları cezalandıracağını, Veliaht 1000.kata çıkınca da pozisyonunu çocuğuna devredeceğini söyledi."
Duvarlar tekrar yükseldiğinde yükseltideki adam tekrar aynı konuşmayı yaptı. Bu sırada ben değerlendirme işlemlerine çoktan başlamıştım.
Takım bulma için verilen 10 dk başladığında 100 potansiyele sahip kaplanı gördüm. 2 ayak üstünde duran, iri kollara, kaslı bir vücuda sahipti. Orada bulunan kişilerden %90'ı etrafına toplanmıştı. Sonuçta onunla dost olmak demek iyi bir klanın sonraki lideriyle dost olmakla aynı şeydi.
Gördüğüm kadarıyla kaplan kimseye yüz vermiyor, geri çeviriyordu.
Süre bitmeden 2 dakika önce 100 potansiyele, çocuksu bir yüze sahip ismi Melany olan biri yanıma yaklaştı. Saçı, kaşları, kirpikleri hepsi ateş kırmızısıydı. Bu ona farklı bir tatlılık katıyordu.
Onlarca Seçilim bölgesi varken 2 tane 100 potansiyele sahip kişinin aynı Seçilim bölgesinde çıkması oldukça nadir bir durum olmalıydı.
"Evet, ne vardı?" diye sordum gelen kıza.
"Beni takımına alır mısın?" diye soruma soruyla karşılık verdi.
"Neden böyle bir şey istiyorsun? Kime sorarsan sor seninle takım olmak isteyecektir, şuradaki 100 potansiyele sahip kaplan da dahil."
"Onlar ölecek."
"Ne?" dedim gülerken.
"2 ay önce yaşanılanları ustam bana anlattı, ork avlarken de izledim seni. Hepsi senin tarafından öldürülecek."
Ahahaha.
"Emin misin?" diye sordum gülümsemeyle.
"Evet."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hila'nın Kulesi
Fantasy"Hila'nın Kulesine evrenin dört bir yanından varlıklar tırmanır. Bunların arasında her türlü canlı ve evrenin en iyi dahileri de yer alır. Ben ise adı sanı duyulmamış bir gezegendeki basit bir köylüyüm. Hila'nın Kulesine tırmanmak benim neyime öyle...