KİTAPTA +18 SAHNELER OLACAKTIR. OKUYUCULARIN BUNU DİKKATE ALMASINI, YETİŞKİNLERE YÖNELİK BİR KİTAP OLDUĞUNU UNUTMAMALARINI RİCA EDERİM. AYRICA KITABIMIZ FİNAL OLDU, KEYİFLİ OKUMALAR...
Korktuğu bir hayata esir olmamak için yangından kaçtı Züleyha! K...
Bi şekilde bu evde yaşamaya, uyum sağlamaya alıştım. Seyhan'a gideli on gün olmuştu. Asil bu on günde üç kere oraya gitti. Her gittiğinde de içim içimi yedi. Nasıl diyecektim ben o karının gözünün, göz olmadığını? İstemiyodum işte orda çalışmasını pis kadının!
Asile diyecek oldum, sen kaç günlük evlisin de bu işlere karışır oldun derse ne ederim deyip sustum mecbur. Güler yüzle uğurlasam da kapıdan adımını atar atmaz suratım sirke satıyodu. Dilber halam da şu yeni açılacak restoranın peşinde koşmaktan hiç eve gelmiyodu ki akıl danışayım. Ona sorulur muydu ki hem bu? Nasıl denirdi içimdeki kurdun derdi?
Bi karı var, gözünü dikmiş yeğenine. Senin yeğen bana boynuzu takar mı acaba diye sorulur muydu hiç? Of offf.... Dert bi tane değil ki anam.
Ben Çiğdem şıllığı götüne bu gün don giydimi acaba diye kendi kendimi yerken kayınım olacak iblis de gözüyle beni yiyodu. Ağabeyi varken gözü bana doğru kaymayan adam, herif odadan çıkınca fotokopimi çekiyodu. Arada Birgül'le olan, üstü kapalı takışmalarımızda bildiğin hayran hayran izliyodu. Bu iş pislik getirecekti de benim başımı yakmayaydı Allah verede. Ben kara kara yeni yapılmış çiçek bahçemde düşünürken kucağında boncukla Sultan abla çıkıp geldi.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Kız... Ne güzel olmuş bura böyle. Herifimin eline sağlık, herbişeyciğin altından nasıl da kalkıyo evimin direği?"
Sağ olsun Resul abi, benim istediğimden de iyi bir şey çıkarmıştı ortaya. Ben küçük bi sera derken kış bahçesi konudurmuştu evin ardındaki bahçeye. Baktığımda tüm konağın pencerelerini oturup izleyesi bi manzara vermişti elime. Saksıdaki gardenyalar, nergisler, türlü türlü çiçekler kaç adamın elinden geçip yer etmişti hemen.
"Öyle valla. Adam senle baş etmeyi öğrenince, diğer her şey pek bi kolayına gidiyo herhâlde. On günde bitirdi valla dünya işi."
"Ne sandın gelin hanım? Bakma boyumun küçüklüğüne, bi bu kadar da yerin altında var. Onu kaldıracak adam olsun diye gidip en irisini seçtim."
Güldüm haline. Çok fenaydı valla. Beni bile cebinden çıkarır, bozuk para diye harcardı.
"Al şu kızını da. Hiçbirimizi beğenmez oldu. Uyanmış, kıçını yırta yırta bağırıyo. Eskiden bebeler ağlardı, bu çirkef çığlığına topluyo bizi başına. Git gide huyunuz bir olmaya başladı."
"Deme öyle kızıma, pamuk o pamuk. Demi anasının boncuğu? Kıskanmış mı bu haset karı seni? Düşkünlüğümüze mi göz dikmiş? Hem neyi varmış benim huyumun? Ağzım var dilim yok diye de ezip durma günahtır."
Son dediğimi sırıta sırıta söyleyince kıkır kıkır edip göbeğini hoplattı.
"Kız Allah iyiliğini versin. Dilin ağzına sığmıyo hâlâ yok diyon. Neyse sonra fingirdersin kızınla şimdi az işi kolaylamışken de bakalım gelin hanım. Ney senin bi haftadır yiyip de çıkaramadığın?"