Bugün çok zor girdim ben buraya. VPN ye de mi erişim engeli getirdiniz lannnnnnnnn!!!!
Masa da bi an ses kesildi. Neslişah hanımın da ağzı balık gibi açılıp örtüldü ya daha bi iştaha geldim. Geldim geleli var mı yok mu belli olmayan kayınım da ilk yüzüme o zaman baktı.
Kız anam sen yaşıyo muydun? Ben seni öldüydün de gömmeyi unuttular sanıyodum ya.
Küçük görümüm bek tatlıydı Allah'ı var. Ağzını peçeteyle siliyomuş gibi edip gülüşünü sakladın emme benden kaçmaz Zeyno. Neyse sende öğrenecen yengem huyumu suyumu. Az zaman geçsin hele. Ama anasının yan sanayisi o Birgül var ya Birgül fırsat versen anasını geçer.
Neslişah dilli düdük ama Birgül sinsi. Her lafın peşine anasına bakıyo aferin bekleyen enikler gibi. Böylesi daha tehlikeli olur derler. Kendi başını taşıyamıyo da illa tasmasını çekecek birini bekliyo. Dikkat edip, saman altından yürütücez o zaman yavrum seninle savaşı.
Hem evleniyomuş Allah'ıma bin şükür. Birgül'den çok ben sevinmişimdir bu habere. Üç ay sıkacaz dişimizi Züleyha. Gidici ata, ıslıkla koşmayı öğretip yorulmaya lüzum yok.
Ben kızımın karnını doyurmanın derdindeyken anam ne gördüm. Lan herif kaba saba gibi duruyon emme için pamuk mu yoksam senin? Tabağıma börekten, peynirden, domatesten, salatalıktan koyuyo.
Bak bak bak Züleyha. Bunlar hep etinin lezzetinin mahareti. Adam vardı tadına, yol yapıyo gönlünü görmek için. Yap aslanım, karının gönlünü hoş tut. Tut ki onunda seni hoş edeceği zamanları olsun.
Gülüşümü esirgemeden hizmetimi nasıl güzel görüyo izledim. Sonra aklıma düşen hinlik daha bi büyüttü yüzümdeki gülümsemeyi.
Bak şimdi ne edecez Züleyha. Hadi az aklıyla oynayak ki evde yokken aklındakiyle idare etsin. Dibine yanaşıp, etrafı süzdüm. Millet yemeğinin derdindeydi. Kaynatam ise tabağı da yutsam nolur ki diyodu. Boşalmış tabağa niye göz diksin yoksa? Kulağına yakınken fısıldadım.
"Bunlar çok Asil. Nasıl yiyecem ben bu kadar öğünü?"
Yüzüme baktı da geri döndü. Durdu duramadı bi daha baktı. Kız dudağa bak dudağa. Titreyecek ya, Allah ne etmeye seni Asil. Eli yeni hatun eli görmüş oğlanlar gibi gülüşecek nerdeyse. Adını sesledim ya hoşuna gitti demek ki.
"Dünde çok az yedin. İki üç zeytin, azıcık peynirle durdun bütün gün."
Oy kocama bakın benim kocama! Yediğim lokmaya kadar süzmüş beni. Gözünü ayıramadıysa demek ki. Nazlı'ma benzeyen boncuk gözünü yerim senin.
İyi davranacaktı bu bana. Belli kumaşında yoktu tiyniyetsizlik.
"Sağolasın, emme sen de ye. Bütün gün iş koşturacan. Dermandan düşme. Allah korusun ya hasta olursan ne ederim ben?"
Yine ışık kayar gibi parladı gözleri. Gülecek gibi olup sakındı yine yüzünü. Hali tavrı pek tuhafıma gitti ama.
Haftan dolmadı Züleyha, bu adam ne böyle kemik bekleyen köpekler gibi? Azıcık ilgilendin diye gözünden şimşek çıkmadığı kaldı. İçime niyeyse bı hırs doldu. Masayı tekrar boydan boya süzdüm.
Ne ettiniz lan siz bu adama? Ne ettiniz de üç günlük kızın azıcık ilgisiyle gözü parlar oldu? Yaşı da küçük değildi ki görmemiş bilmemiş diyek.
"Yerim Züleyha, korkma sen hasta da olmam. Daha bir iyi bakarım kendime."
Bir iki peynir çeşidinden tabağıma yerleştirirken fısıldadı bunları da. Bu cilveleşme işi pek güzelmiş ya böyle.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
GİRDAP
RomanceKİTAPTA +18 SAHNELER OLACAKTIR. OKUYUCULARIN BUNU DİKKATE ALMASINI, YETİŞKİNLERE YÖNELİK BİR KİTAP OLDUĞUNU UNUTMAMALARINI RİCA EDERİM. AYRICA KITABIMIZ FİNAL OLDU, KEYİFLİ OKUMALAR... Korktuğu bir hayata esir olmamak için yangından kaçtı Züleyha! K...
