48.BÖLÜM~ŞÜKÜR~

140K 7.1K 1.3K
                                        


Selammmmm biraz gecikti bugünün bölümü ama her zamankinden uzun olduğu için gönül koymazsınız inşallah.

Bölümde 🔥 böyleli bir şeyler var. Okuyup kaçmayım sakın yorum isterim😂😘

Keyfim öyle yerine geldi ki akşam kahvelerini elimden içsinler diye mutfağa koşturdum. Asil'e verirken biraz fazla mı eğildim ne? Nazlımla ilgilenirken, Minişe takılırken her zamankinden fazla güldüğüm hemen dikkatini çekti sanki. Gözü üstümden ayrılmadı. Ama en çok ben gülerken gözüm ona döndüğünde, onun da hafif tebessümlü suratının bende oluşu hoşuma gitti.

Boklu boncuğumu uyuttuğumda zavallı kocam yorgunluktan sızıp kalmıştı. Nazlı'nın suyuna bakındım. Biberon da su da yoktu ortalıkta. Yıkansın diye Miniş mutfağa götürmüştür diye aşağı inip mutfağa girdim. Alacaklarımı alıp çıkacaktım ki haysiyetsiz kayınım ardımda duruyodu. Boş bulunup elim göğsüme gitti korkudan.

"Hiihhh... Ağabey, ne yapıyon öyle sessiz sessiz?"

Akşamdan beri geberdin zaten hırsından. Ben gider ayak bişey der diyodum da duramamış demek ki.

"Korkuttum mu Züleyha?"

Yüzümden hemen sildim korku izini. Sakın açığını verme bu iblise Züleyha!

"Boş bulundum yoksa neyinden korkayım?"

"Sen yaptın değil mi?"

En azından başına çorap ören kim düşünüp bulacak kadar fındık beynin varmış yavşak Kenan. Yalanla da hiç işim olmaz be haysiyetsiz kayınım ama dur bakam bi nereye gidecek bu konuşma?

"Neyi ağabey?"

Dudağını kemşre kemire başını salladı.

"Evden gideyim diye sen yaptın! Halama ne anlattın da bir an önce beni postalamanın derdine düştü?"

Kaşımı  birini kaldırıp yüzümdeki gülümsemeyi iyice bi büyüttüm. Pısıp kalacağımı sanıyo ya analı oğullu bu iki aklı eksik, yazık olacaktı bunlara.

"Anam ben ne anlatayım? Kadının gönlü nasıl geniş baksana. Gelmişin yirmi beşine hala ağabeyinin eline bakıyon. Sağdan soldan kınayanları duyunca adam olasın diye kadın kendi emeğini veriyo sana."

"Adam olayım diye... Adam!"

"Öyle ya... Bizim oralarda bu yaşa gelmiş adamın bebesi olur, sen hâlâ benim kocamın eteğinden besleniyon. Ayıp ağabey, bak burada da kınıyolarmış. Az kocamı örnek al. Tek başına ne yüklerin altında da beli bükülmüyo hiç. Bi de kendine bak, elin kesilse ananın eteğinde ağlayacak haldesin."

Gözünde öyle bi deli bakış vardı ki gerçekler yüzüne vuruldukça hırsı nasıl boğuyodu iblisi.

"Ney bu Asil sevdası ya? Biriniz anlatsanıza bana, ney bu Asil efendinin kıymetini böyle artırıyor? Hepiniz ağzına bakıyorsunuz bu adamın."

"Hah bak, onu iyi dedin. Adamın... Kocam adam gibi adam, baba gibi baba. En güzeli koca gibi koca. Niye peşinde dolanmayacakmışım. Ben ömrümde görmedim böylesi yiğidi."

Mutfağı doldurası bi kahkaha attı. Küçümseyen, tiksinen bi bakış geçti yüzünden.

"Safsın Züleyha! Senin yiğit dediğin kocan ölmüş karısına neler yaptı biliyor musun? Esma kaç kere boynuzu taktı? Nazlı bile onun mu Allah bilir. Senin salak kocanın adı memlekette zalim Asil. Dayakçı Asil, tecavüzcü Asil... Sen daha kocamda kocam de. Ama helal olsun ağabeyime. İyi uyutmuş seni. Belliydi halamın niye köyden alıp geldiği seni. Asil gibi birine köylü, cahil biri katlanır anca."

GİRDAPBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin