55.BÖLÜM~İHTİYAT~

107K 6.2K 1.2K
                                        


Asili kapıda öylece dikili görünce gözümü gözünden çekemedim. Öfkeyle çatılmış kaşları yüzümüzde dolaştı.

Asil'in bana bakan suratı ne düşünüyo azıcık bile anlayamadım. Sinirliydi! Bana mı arkamdaki yılana mı belli değildi emme. Birde hangi lafı, ne kadar duyduydu bilemeyince duraksadım.

"Ne oluyor burada? Sesin dışarı taşıyor Züleyha!"

Ben ağzımı açamadan ardımda ki yılan tıslamaya başladı.

"Asil... Yavrum, iyi ki geldin."

Ardımı dönüp de iki gözü iki çeşme ağlayan Neslişah'ı görünce şeytan bile içine çekilmiş izliyodu halini. Öyle bi nefret bürüdü ki içimi ölse ölüsünü kaldırmazdım artık bu yılanın.

"Ne oluyor dedim?"

"İnsan içine çıkılacak hâl koymadı. Etme, ayıp dedim bu sefer de evin hanımı benim, sen kimsin diye lafı ağzıma tıktı. Birgülün kaynanasına karşı rezil rüsva olduk. Kardeşinin nişanı atılsın diye yapmadığını bırakmadı. Oğlum ne ettim ben sana? Kötülük ne ettim de kocamın malını size yedirmem diye yüzüme yüzüme bağırdı karın?"

Neslişah tiyatrosunu yaparken bi an bile Asilden ayırmadım gözümü. Şu dediği laflardan bi tekine bile inanırsa sokakta yatacağımı bilsem bile çıkar giderdim bu evden. Onca yaşadığımızı yok sayıp yılan tıslamasına kanarsa söküp atardım onu üstümden.

Asilin benden ayrılmayan gözü bir an Neslişah'a baksa da hemen bana geri döndü.

"Züleyha neyi nerde demesi gerektiğini bilir Neslişah Hanım. Öyle dediyse bir sebebi vardır demek ki! Ben asıl sen ne dedin de onu böyle bağırtacak hale getirdin onu merak ediyorum."

Asilden beklediği yüzü bulamayınca hıçkırıklarının sesini yükseltti iyice kara mambağa.

"Elimde büyüdün Asil. Bu mu karşılığı? Ben anasız kaldığında daha yirmi üçümdeydim. İki günlük karının lafına mı güveniyorsun? Kimdir necidir biliyor musun ki böyle eline ip veriyorsun? Baban şu ettiğin lafları duysa, yüreğine iner. Emme ben demem oğlum. Aranıza nerden geldiği bilinmez bi eksik etek yüzünden nifak sokmam. Öylece çıkıp gelen, gerisinde ne pislik bıraktı bilinmeyen bir kadının lafıyla aranızı bozdurmam!"

Asilin dişlerini sıkmasından sebep çenesi kaskatıydı. Essah bu edilen laflars itibar ediyo muydu? Essah inanıp da bana içten içe kızıyo muydu şimdi?

Asil yüzünü bana çevirip üç beş saniye baktı sadece. Kaşının çatıklığı canımı epey sıktı. Hala karşısında konuşturuyodu ya nasıl zoruma gitti. İçim çekildi sanki, bıraksam kendimi azıcık, gözümden pıtır pıtır yaş dökülecekti.

"Birbirinizle konuşurken dikkat edin Neslişah Hanım. Ben evimde bağırtı istemem. Bir daha can sıkacak bir konuşma geçmesin aranızda. Züleyha henüz alışamadı evin düzenine. Yaşı da oldukça genç, her söylenileni böyle kavgaya çevirirseniz huzur kalmaz koca konakta."

Öylece dedikleriyle kala kaldım. Dedikleri etime asit oldu da yaktı kavurdu. Gözümü bile kırpmadan Neslişaha bakan yüzünde asılı kaldı gözlerim. Sonra sanki basit bi kavgayı kapatmış gibi uzatmayalım boşu boşuna deyip bana baktı.

"Züleyha, Nazlı nerde?"

Bu muydu şimdi? Böyle mi örtülecekti onca lafın üstü? Dişlerimi sıka sıka mırıldandım.

"Uyuyo..."

"Uyanmış mı bak sen. Üzerimi değiştireceğim bende."

Daha da yüzüne zerre bakmadan çıktım salondan. Ama geri adımımı da ölsem atmayacağımı anlasınlar diye çaktım o kapıyı suratlarına çarpar gibi. Bu ettiğini unutmayacaktım Asil'in.

GİRDAPBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin