Asil yine şifayı karısının kokusunda bulmuştu. Bütün gece tek kişilik yatakta, birbirlerine dolanmış bir uyku çektiler.
Bilmeden yarasına değer diye acısını tekrar artırır korkusuyla kolunu beline sarıp, sinesine yaslayamıyordu ama nefes akışlarını rahatlıkla duyabiliyordu. Asil için Züleyhanın aldığı her nefes kendi ciğerine doluyormuş gibi değerliydi.
Sabaha karşı Korhan'dan gelen mesajla açtı gözlerini. Yazılanları okuyunca da bir daha uyuyamadı. Saatlerce karısını izledi.
Sabah Züleyha'nın kahvaltı yaptığına emin olunca halasına mesaj atıp hastaneden çıktı. Züleyha'nın yanına Birgül ve Zeynep geçecekti. Ama önce halasıyla görüşmesi gerekiyordu.
Yüreğirdeki restorana doğru giderken parmakları istemsiz direksiyonu daha sıkı kavramış, çenesi kasılmaktan sızlamıştı.
İçeri girip mutfağa doğru adımladı. Halası şu an için restoranın müdürlüğünü üstlenen Nihat beyle görüşüyordu. İkisi de geldiğini fark edince konuşmalarına ara verdiler.
"Asil? Ben öğleden sonra gelirsin sanıyordum oğlum. Züleyha'nın yanında kim var?"
"Kızlar hastaneye gitmişler, mesaj attı Birgül. Yukarı çıkalım hala! Seninle gecikmiş bir konuşmamız var!"
"Hayırdır inşallah! Kötü bir şey mi var?"
"Yukarı çıkalım hala!"
Merdivenleri çıkıp, odaya girdiler. Dilber, gerilmiş ne olduğunu anlamamıştı.
"Konuşacak mısın artık?"
"Neslişah için suç duyurusunda bulunuyor şu anda Korhan. Karımı öldürmeye, kızımı kaçırtmaya azmettirmekten dava açacak. Şahit olarakta yardım ve yataklık yapan oğlu olacak. Kulaksız usta gece onu Adana'ya gönderdi. Şimdi benim bilmediğim ama senle Züleyha'nın benden itina ile sakladığınız meseleyi anlat hala!"
Dilber elbette bunun bir gün ortaya çıkacağını biliyordu. Ama böyle bir zamanda öğrenilmesi, Asil için iyi mi kötü mü karar veremiyordu.
"Asil... Kenan nasıl yardım etmiş?"
"Zeynep'le telefonda konuşurken o gün nerde olacaklarını o öğrenmiş. Annesi olacak pisliğe de haberi o vermiş. Hala, konuyu değiştirme! Evde ne oldu da sen Kenanı evden sürdün?"
Dilber oturduğu yerde kıvrandı. Ne dese yanlış bir şeye sebep olmazdı.
"Hala! Züleyha, Birgül ona o kadar laf etse bile hepsini unuttu gitti. Doğru düzgün konuşmadığı Kenan benim karıma ne yaptıda ondan bu kadar nefret ediyor? Ben onun bakışından içini görüyorum. Kenanın adı geçince bile öfkesini yutmak için dudaklarını sıkı sıkı kapatıyor. Tiksintisi öyle belli ki! Ne oldu hala?"
"Oğlum... Elle tutulur bir şey değil ama işte huylanmış kız. Sultan da bir kaç şey görünce korkmuşlar. "
Asil aklına gelenin başına gelmesini istemiyordu. Bunun ihtimali bile midesini bulandırmaya yetiyordu. En azından dedi en azından bunu yapmış olma kahpenin oğlu!
"Ne! Ne görmüş, ne hissetmişler? Ne!!!"
"Kenan... Züleyha'ya... Of Asil, ben bunu sana nasıl diyeyim oğlum?"
Asil hırsla bir bağırtı kopardı ve masanın üstünde ne varsa eliyle sürüp yere yığılmalarını sağladı. Ellerini şiddetle iki üç kere masaya çarptığında Dilber korkan gözlerle bakmıştı.
"Züleyha'ya ne yapmış dedim! Beni dinden imandan çıkarma hala! Neyse söyle!"
"Yengesine bakması gerektiği gibi bakmamış! Oldu mu, öğrendin mi? Kız, korkusuna kimseye bir şey diyememiş. Biliyor çünkü Neslişah'ı. Biliyor böyle bir şey duyulsa kimin adının çıkacağını. Üstelik siz de yeni evliydiniz, korkmuş işte."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
GİRDAP
RomanceKİTAPTA +18 SAHNELER OLACAKTIR. OKUYUCULARIN BUNU DİKKATE ALMASINI, YETİŞKİNLERE YÖNELİK BİR KİTAP OLDUĞUNU UNUTMAMALARINI RİCA EDERİM. AYRICA KITABIMIZ FİNAL OLDU, KEYİFLİ OKUMALAR... Korktuğu bir hayata esir olmamak için yangından kaçtı Züleyha! K...
