Keyifli okumalar. Yıldızlar parladıysa hadi okuduğunuz her satıra bir yorum bekliyorum sizden😘😘😘😘😘
Asil'in beni rüya gibi bir hâl içinde bırakmasından sonra her şey öyle hızlı ilerlediki ben yarısını kaçırdım sanki.
Bir anda yürüyerek on dakika sürmeyecek bi evin temizliğine başlattı halam. O günde Halilim ile Yiğiti aldık çıktık beraber.
Ayağım yere basmıyo ayağım!
Gördüğüm andan beri ha gittiler ha gidecekler diye gelişlerine bile tam sevinemediydim.
Hele Halilin yokluğumda girdiği hâli görünce içime köz düştü de yavaş yavaş tüttürdü dumanını yüreğimde.
Benim bi tabak fasulye için tatlı tatlı bakan oğlum, gözü kenardan tatlıya değse bile gözünü sakınacak hâle gelmiş.
Ben ne var ne yok önlerine sermenin derdindeyken o fısıltıyla "masraf ettirmeyek" diye Yiğiti tembihler olmuş.
Çok erken büyümüş. Daha yedi yaşında el kadar bebem, çok erken büyümüş.
Ama Allahtan Asil gibi bi insanın kanadının altındaydım. Aklıma gelmeyeni düşünmek, benim hayal edemediğimi oldurmak için vardı sanki aslan kocam.
Çocukların ruhu yorgun dedi. Nasıl dinlendirilir bi bilene danışmak lazım dedi. Sonra aynısını benim için istedi.
Nisa Hanım diye bi doktorla görüşürsem bilmeden içime dert olanlardan kurtulurmuşum. İlk bi ne gerek var diyeceğidim korkuyom diye dolu dolu gözlerle baktı. Bunca yaşanan içimde bi yeri yara ederde, o yara büyürse diye çok korkuyomuş.
Pek bişeyim yok desem de sırf o mutlu olsun diye kabul ettim. Sonuçta gidip konuşup konuşup gelecektim. Canım kocam için oncağızı da yapmayacakmıydım canım?
Şimdiye kadar bi kere gittim Nisa hanımın yanına. Pek mülayim bi hanım. O konuşurken insanın uykusu geliyo. Gerçi sadece soru sormak için açtı ağzını. Derdi beni konuşturmakmış.
Adımı, sanımı, neyin nesi olduğumu didikledi didikledi durdu.
Asil de pek güveniyomuş, Korhan abim dedi diye heral. O sebeple ne sorsa verdim cevabını. Şimdilik bu kadar yeter dedi, defteri de ilk günden doldurup yolcu etti beni.
Halili geçe kalmadan okula yazdırdık emme Yiğite elim varmadı. Az aklımda, kalbimde yanımda oluşlarına inansın diye gözümün önünden ayırasım gelmiyodu.
Küçük sıpam da Nazlımı pek sevdi. "Bebek kız, beni öp!" Diye peşinde dolaşa dolaşa akşam eder oldu. Gerçi benim zillinin derdi Halildi. Perişan ediyodu çocuğumu kıstırdığı yerde. Gözlerine takmıştı kafayı çirkef. "Menim oşun" diye çocuğun tepesinden inmez oldu. Halilim de hem nazını çekip hem sopasını yedikçe gözüme pek tatlı geliyodu. Az kızayım, gözünü korkutayım diye Nazlıya dikelecek oldum hemen önüme durdu. El kadar sıpa "bebek daha, eğleşiyo benle" diye suyuma gitmeye çalıştı. Gülsem mi ağlasam mı bilemedim. Gerçi Halilden yüzü bulan zilli daha bi çöreklendi oğlumun başına. Bir de sinir olduğunu anladıktan sonra iki dakikada bir öpüp duruyodu. Hele birde Halilin yanağını silişine nasıl kıkırdıyodu. Yapma, etme deyip uyarmak istiyodum da o halleri öyle sevindirip, öyle mutlu ediyodu ki beni dilim varmıyodu öpme şu çocuğu demeye.
Halime teyzem'le Emin amcam da hemencecik yerleştiler evlerine. Dilber anamla da bi iyi anlaştılar ki. O zamanlar Dilber anamın adını az buçuk duymuş Halime teyzem.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
GİRDAP
RomantikKİTAPTA +18 SAHNELER OLACAKTIR. OKUYUCULARIN BUNU DİKKATE ALMASINI, YETİŞKİNLERE YÖNELİK BİR KİTAP OLDUĞUNU UNUTMAMALARINI RİCA EDERİM. AYRICA KITABIMIZ FİNAL OLDU, KEYİFLİ OKUMALAR... Korktuğu bir hayata esir olmamak için yangından kaçtı Züleyha! K...
