Okuyan tayfa ses vermeyi, yıldızı okşamayı, iki satır yorum yazmayı unutmayalım lütfen 😘
Kahvaltıdan sonra erkekleri uğurlayınca halam hazırlanmamı söyledi.
"Hadi Züleyha... Çıkalım bizde."
Ben hızlı hızlı başımı salladım ki biran evvel derdimi diyeyim. İçime sakladıkça omuzlarıma yük çöktü. Kara mambağa tıslaması karıştı gerçi hemen ben tamam diyemeden.
"Hayırdır Dilber! Nereye çıkıyorsunuz gelin hanımla?"
Halam zerre yüzündeki asaleti bozmadan kendine dik dik bakan kadını süzdü.
"Kızımla alışveriş yapacağız Neslişah. İşten ilgilenip, gezdiremedim."
"Ne ara kızın oldu? Gelin hanım da var bir şey. Büyümü yapıyorsun gelin hanım? Nazlı bir yandan Asil bir yandan. Şimdi Dilber'i de katmışın önüne."
Bi insan böyle irite edici güler mi be? Sanki şaka yapıyomuş gibi göstermek için nasıl yapmacık sırıtıyo. Kadının yüzündeki boyadan gerçek etinin rengi kaybolmuş, sahtelikten kusacak hâlâ benle uğraşıyo. Ben zaten kancık oğlun yüzünden uyku uyuyamamışım valla bulaşma bana lanet karı. Burnumdan soluyom türlü çorap örerim başına.
"Züleyha'nın kızım olması için adını duymam yetti bana Neslişah. Nazlı'yı ayrı Asil'i apayrı mutlu gördükçe başıma taç diye gezdiririm. Hadi kızım, hazırlan sen."
Böylesi de pek güzelmiş anam. Senin yerine laf sokanın varken sana gözünün altından bakmak düşüyomuş. Keyiflendim de bi kahve içesim bile geldi. Neyse kalk Züleyha. Kızı hazırla, üstüne bişey geçir. Haysiyetsiz Kenan'a bi yol bul!
Öyle böyle derken, peşimize takılmaya çalışan Birgül'ü silkeleyip çıktık evden. Çarşıda sakin bi yere geçip oturunca soluklandık. Sultan abla işi yüzünden çıkamadı emme bi iyice tembihledi. Ne varsa anlatıp, Dilber halamdan akıl almamı istedi.
"Şimdi ne oluyor söyle bakalım Züleyha. Sultan nadiren öyle konuşur benle. Sıkıntısı büyük olmadıkça ciddi olmaz. Üstelik sıkıntı ikinizinmiş! Gözüne bu korkuyu kim koydu senin Züleyha?"
Yüzümde ne gördüyse kaşları çatıldı. Masaya doğru eğilip, iyice yanaştı yakınıma.
"Hala ben neyi nasıl anlatacam bilmiyom ki. Başımda büyük bi dert var. Kurban olayım tut elimi."
"Ağabeyin mi Züleyha? Buldular mı yerini?"
Sesi bir anda nasıl panikledi, nasıl korku doldu. Hemen eline yapıştım. Oda sanki beni alıp, götüreceklermiş gibi kavradı iki eliyle avuçlarımı.
"Yok hala. Bu dert o kadar uzakta değil, burnumuzun dibinde."
"Anlat kızım, buluruz çaresini."
"Kenan... Kayınım olacak haysiyetsiz hala. Günahını almayım, yanlış işe bulaşmayım dedim emme gözü göz değil. Yakacak benim başımı. Mahvedecek kocamı!"
"Züleyha ne demek bu?"
Ne kadar sıksamda kendimi gözümün dolmasını engelleyemedim. Asil yeğeniyse Kenan da yeğeniydi bir yerde. Ağzımdan çıkan onun da gönlünü kıracaktı.
"Hala bana bakarken yengesine bakar gibi bakmıyo. Bir iki Asil'i de olmadık şekilde üzdü. Adama üstü kapalı, genç karına yetemezsin sen demeye getirdi lafı. Onurunu kırmaya çalışıyo hala."
"Züleyha..."
"Hala benim günahım bana yeter. Kimseninkini sırtlanacak tiyniyette değilim. Murat eniştelerin geldiği akşam olmadık laf edip çok üzdü Asil'i. Bende gittim üstü kapalı, aileme bulaşırsan başını ezerim demeye getirdim. Ben duyduğu yeter sanıp ardımı dönünce ağzının suyu aka aka bakmış. Sultan ablam bile fark edip düştü peşime."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
GİRDAP
RomanceKİTAPTA +18 SAHNELER OLACAKTIR. OKUYUCULARIN BUNU DİKKATE ALMASINI, YETİŞKİNLERE YÖNELİK BİR KİTAP OLDUĞUNU UNUTMAMALARINI RİCA EDERİM. AYRICA KITABIMIZ FİNAL OLDU, KEYİFLİ OKUMALAR... Korktuğu bir hayata esir olmamak için yangından kaçtı Züleyha! K...
