50-Beni sevdin mi?

52.4K 1.1K 141
                                        

Herkese yeniden merhaba

CİNSELLİK!!!!

Akşama kadar zaman geçmemişti. İnanmıyordu bana. Bir daha yaşayamazdım. Akşamüstü Ekin elinde iğrenç çorbayla gelmişti. İçine ne kattıysa yenecek gibi değildi.

-"İstemiyorum."

-"İçeceksin!"

-"Hayır, tadı çok iğrenç! Hem neden düşünüyorsun ki? Zaten yarın duracak mısın?"

-" çabuk bayılmanı istemiyorum. Azcık dirençli ol! Şimdi iç!"

Çorbayı canımı acıtacak şekilde sertçe içiriyordu. Her seferinde kaşığın dudaklarıma çarpması acıtıyordu. Kaseyi zorla bitirtene bırakmadı yine.

-"Yapma bize bunu lütfen"

-"Sen beni-"

-"Kandırmadım! Kandirmadım yemin ederim! Lütfen bu sefer inan bana!"

Yanıma doğru gelip tek dizini kırarak koltuğa oturdu.

-"Neden güveneyim sana tekrar? Bu aptallık olur!"

Göğüsüm hızlıca inip kalkarken hiç ödün verecekmiş gibi durmuyordu. Korkuyordum. Yaşayacaklarımdan...

Ekin'den

Gözlerinin içine bakıyordum. O da korkuyla bana. Git gide yüzümü ona yaklaştırıyordum. "Neden sarıldın Kerem'e? Seninle buluştuğumuzda o gün Kerem'le bana karşı kendi ağzınla söyledin. Ne değişti şimdi? kandırdın beni. Ama bu sefer olmaz. Her şeyi kendim gördüm, duydum." dedi.

Başımı iki yana sallayarak koltuktan kalktım. Arkamdan geldiğini biliyordum. Hızla geri dönmemle birlikte korkmuş olacak ki koltuğa geri düştü. Sinirle üzerindeki kıyafetten tutarak bir çırpıda geri dikelttim. Tişört yırtılmıştı. İç çamaşırı olmamasının avantajını yaşıyordum. Çaresizce ellerini göğsünü örtmek için kullandı. Bol gelen tişörtümün üzerinden düşmesine az kalmıştı. "Bakma!" Kurtulmaya çalışıyordu ama izin vermeyecektim. "Neye bakmayayım?"

Tişörtümün kolları bileklerine inmiş, tişört tam yırtılmasada hiç bir yerini örtemeyecek kadar aşağı düşmüştü. Bir elimi baldırına koyup okşarken ağladığını farketmiştim. Küçük poposunu serçe sıkmamla canının yandığını belirtecek şekilde ses çıkarttı.

Kollarımı ona sarıp iyice kendime çektikten sonra tişört artık ayaklarının altındaydı. Sarsılarak ağlıyordu.
-"Yüzüme bak!"
Diye tısladım.
Tamamen pes etmişti. "Yüzüme bakacaksın!"
Diye kükredim. Elimin tekini çenesinden tutmak için kaldırdığım an oluşan boşluktan kaçmıştı.

  İki saniye içinde onu yakalamaya çalışmamla bir arbede yaşanmıştı ve yere düşmüştük. Onun üzerine düşmemle acıyla çığlık attı. Hemen doğruldum.
-"İyi misin?"
Yana dönüp bacaklarını kendine çekti ve biraz acının geçmesini istermiş gibi durdu. Kısa süreli sessizliğin ardındanda ağlamaya başladı.
-"Yapma!"
Diye mırıldandı.

  Ona o kadar kızgındım ki...

  Kucaklayıp yatağa bıraktım ve üzerine eğildim. Ellerini iki yanda sabitledim.
-"Kerem'le kaç kere yattın?"
Dedim. Hala ağlıyordu. Onun masum olduğunu söylüyordum içten içe ama yediremiyordum da. İnanamıyordum.
-"Yatmadım."
Dedi.
-"Yalan söylemezsen daha az acıtacağım. Hadi!"
Bağırınca gözlerini kapattı.
Son bir kez daha çırpınmayı denedi.
-"Nolur... yapma!"
Dedi. Sadece korkmasını istiyordum! Bana yaptığı için onu cezalandırmak istiyordum!
-"Ben sana söylediğimde dinledin mi!? Sakın yalvarma bana şimdi!" Dedim ve tek elimi belinde gezdirdim. Diğer elim başının üstünde ellerini tutuyordu. "Hangimiz daha iyi becerdi seni söylesene!" Diye bağırdım. Sinirimi kontrol edemeyeceğim boyuttaydım. Konuşmuyordu! Konuşmuyordu ve beni ikna etmiyordu! "KONUŞ!"
diye kükredim. "Konuş yoksa duramayacağım!"
Diye devam ettim.

~Zor Aşk~Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin