One Hundred Seventy Three

404 36 26
                                    

Yarı uykulu hâlde sevgilimin kucağındaki bebeği yavaşça sallamasını izliyordum. Gözlerimi kapattığım sırada yatağa oturduğunu hissettim. Bana doğru fısıldayarak konuştu.

"Mel, bunu görmelisin."

Doğruldum ve çenemi Sebastian'ın omzuna bırakıp adamın serçe parmağını emmeye çalışan Gilbert'a baktım. Gülerek doyurmak üzere onu dikkatle kucağıma aldım ve dudağımı başına değdirdim. Bedeninin her bir noktası o kadar yumuşak ve hassastı ki ona her dokunduğumda bir şey olacak diye ödüm kopuyordu.

Sırtımı yastığıma yasladım ve esnedim. Sebastian yanıma uzanıp parmaklarını yanağımda gezdiriyordu. Bebeğim gözlerini kapayıp uykuya daldığında onu yavaşça beşiğine bıraktım ve geri dönüp kendimi Sebastian'ın kucağına attım. Belime sarıldı ve yüzüme gelen saçları kenara çekip yanaklarımı öpücüklere boğdu. Sonrasında beni yanına yatırıp sıkıca sarıldıktan ve bacağını üzerime atmasının ardından sordu.

"Üşüyor musun?"

"Nereden bildin?"

"Tenin buz gibi ve uyurken hep büzülüyorsun."

Mırıldandım.

"Kansızlığıma bir de doğumda kaybettiğim kan katılınca ısınmak zorlaştı."

Saçlarımı okşadı ve yüzüme baktı.

"Sizi ısıtma görevini üstlenebilir miyim hanımefendi?"

Yüzünün bana yaklaştığını hissettiğimde ben biraz daha yaklaşıp dudaklarına küçük bir buse bıraktım.

"Bundan mutluluk duyarım bayım."

Kollarını sıkılaştırıp yüzümü sıcak boynuna yaslamamı sağladı ve başımı öptü. Gözlerimi kapatışımın ardından birkaç dakika geçmişti ki odada Gilbert'ın ağlama sesi yükseldi. Ben kalkmaya yeltendiğimde Sebastian beni sözleriyle durdurdu.

"Ben bakarım."

Kalkıp da bebeği kucakladığında sessizleşmesi için sallamaya başladı ama bu girişimi başarısız oldu. Zaferi yakalayamamanın hüznüyle yatağa çıkıp bebeği yanıma yatırdı. Bununla birlikte bebeğin sesi birden kesildiğinde Sebastian yüzüne anlamadığını belirten bir bakış yerleştirdi.

"Cidden mi Gilbert? Anneyi mi tercih ediyorsun?"

Sırıtarak bebeğin yanağını okşamaya başladım. Sebastian bize bakıp omuz silkti ve yatarken konuştu.

"İlk kelimen baba olmazsa külahları değişiriz minik."

Gilbert'ın yüzünde ona göre büyük olan bir gülümseme oluştuğunda bakması için Sebastian'ı dürttüm.

Adam ona baktı ve aynı gülüşü takınıp bakmaya devam etti.

Adam ona baktı ve aynı gülüşü takınıp bakmaya devam etti

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
I Need You | sebastian stanHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin