Yabancı ile birlikte birkaç saat geçirmiştik. Bu süre zarfında adını öğrenmiştim.
Gitmesinin üzerinden birkaç gün geçmişti ve ben gelmeyeceğeni düşünmeye başlamıştım. Yaptığım çok bencilceydi. Onun hayatında sadece ben yoktum ki. Aramızda bir kan bağı yoktu. Benimle ilgilenmesi için bir sebep yoktu.
Ama o iğrenç günü düşünmememi sağlayan tek kişi oydu ve ona gerçekten ihtiyacım vardı.
Koltuklardan birinde bağdaş kurmuş oturuyordum. Diğer çocuklar oyuncakları ile oynuyor, eğleniyorlardı.
Eğlenmek.
En son ne zaman eğlenmiştim? En son ne zaman kahkaha atmıştım? Sadece onun geldiği zamanlarda birkaç kez gülümsemiştim. Duygularım sökülüp alınmış gibi hissediyordum. Bir çocuk gibi hissetmiyordum.
Oyun odasının kapısı ardında konuşan birileri vardı. Onun olduğunu umarak kapının yanına gittim ve yavaşça açtım.
"Seb?"
Hayır bu o değildi. Bu bir kadındı. Beni gördüğünde gülümsedi ve yanıma ilerledi. Dizlerini kırarak aynı boya gelmemizi sağladı.
"Merhaba Melanie. Ben Linda. Sana yardımcı olmaya geldim."
"Ne konuda?"
"Yaşadığın şeyler konusunda."
"Sen terapist misin?"
Başını iki yana salladı.
"Hayır değilim."
Sırıttım. Bana yalan söylediği oldukça açıktı. Bunu söylerken göz teması bile kurmamıştı. Öğretmenim neden onu getirtmişti? İstemediğimi açıkça belirtmiştim. Büyükler bazen istemediğimiz şeyler yapıyordu.
Onu geride bırakıp yatakhaneye gittim. Arkamdan seslendi.
"Melanie tatlım. Ne oldu? Kötü mü hissediyorsun yoksa?"
"Yanıma gelirsen daha kötü hissederim!"
Sadece o yanıma geldiğinde iyi hissederim.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.