Kuyruklu Yıldız

940 43 55
                                        

Hande

Meris: Bu gece bana kimse dur demesin çünkü sarhoş olmak istiyorum. Hazır mısın Deniz?

Deniz: Hem de çok!

Meris'in isteği beni biraz tedirgin etmişti, onun sarhoş halini hiç görmemiştim ve tahmin dahi edemiyordum. Bu kadar içmesini istemiyordum aslında. Tam içmesen olur mu konuşması yapacaktım ki Deniz bizden dört beş adım ilerideki Meris'in duymayacağı bir sesle beni uyardı.

Deniz: İtiraz etme Hande. Meris çok fazla sarhoş olan ya da sarhoş olmayı isteyen biri değil. Böyle istediyse konuşman da fikrini değiştirmeyecektir fakat sana da hayır diyemeyecek kesin, sen istedin diye içmeyebilir evet ama bırak sarhoş olmak istiyorsa olsun. Engelleme onu.

Hande: Sarhoş halini hiç görmedim. Beni nelerin beklediğini bile bilmiyorum.

Deniz: Neşeli bir Meris göreceksin karşında, bazı anlarda da aşırı depresif. Ayıkken kırıldığı ama sana söyleyemediği şeyleri anlatacak tatlı tatlı. Bolca şarkı dinlemeye hazır olmalısın. Bir de konu sen olunca, büyük ihtimalle bütün gece ne kadar sevildiğini duyacaksın.

Deniz'in dediklerini dinlerken yüzüme geniş bir tebessüm yayılmıştı. Haklıydı, Meris'in sırf ben istemiyorum diye istediği şeyleri yapmaktan vazgeçmesini istemiyordum. Bu gece pek de içmemeye karar verdim, madem sevgilim sarhoş olmak istiyordu onu ben toplayabilirdim. Dilediği gibi yaşasın bugünü istedim.

Bize çok yakında eğlenebileceğimiz güzel bir mekan olduğunu gördüğümüz için yürüyerek gitmeyi tercih ettik. İçeri girdiğimizde iyi bir tercih yaptığınızı düşünmüştüm. Yanlarda grupça oturabileceğimiz geniş U şeklinde koltuklar vardı. Onların önünde bar masaları ve orta alanda da herkes rahatça dans ediyordu. Geçip koltuklardan birine oturduk. Oldukça kalabalık bir yerdi ve biz en köşedeki koltuğu tercih etmiştik. Meris ortamdaki ışığın azlığından da yararlanarak bir anda dudaklarını dudaklarıma bastırdığında şaşırmıştım. Öpüp geri çekilir sanmıştım ama öyle olmadı. Karşılık verdiğim an elini bacağımda hissettiğimde durmamız gerektiğini anlayıp geri çekildim.

Meris: O kadar güzel olmuşsun ki evden beri zor tutuyorum kendimi.

Hande: Biraz daha tutman gerekecek hayatım, yanımızda insanlar var çünkü.

Omuz silkip beni bir kere daha öptü. Kızlar artık alıştığı için ve bizim çekinmeyeceğimizi bildikleri için Meris'in bu yakınlaşmalarını sadece görmezden geliyorlardı. Dönüp onlarla sohbet etmeye başladık.

Son bir saattir Meris içebileceği en ağır şeyleri üst üste söylüyor, aralarında da birkaç tekila shot atmayı ihmal etmiyordu. Onun kadar içsem şu an alkol komasında olurdum ama Meris'in sadece konuşması peltekleşmisti. Elini bacağımdan neredeyse hiç çekmemiş, her ne yapıyorsa bacağımın iç kısmını okşamaya devam ederek yapmıştı. Arada dönüp beni öpüyordu. Fark edebilirsem yanağımdan ya da boynumdan öpmesini sağlıyordum, yeterdi kızların önünde bu kadar samimiyet.

Meris yavaş yavaş sarhoş olmuştu. Hareketleri yavaşlamış, iyice peltekleşmişti. Bu şekilde konuşması onu ısırma isteği uyandırıyordu içimde. Hala içmeye devam ediyordu, onu durdurmam gerekip gerekmediğini bilmiyordum. Çok fazla içmediğini fark ettiğim Deniz'e baktım, gülerek Elif'le bir şeyler konuşuyorlardı. Meris'in arkadaşlarımla çok iyi anlaşmasına çok seviniyordum üstüne bir de Deniz de aramıza bu kadar girdikçe daha da mutlu oluyordum. Deniz Meris'in en sevdiğim arkadaşıydı, Özgür'le de anlaşıyorduk fakat Deniz başkaydı. Derin'i zaten saymak bile istemiyordum. Deniz asla bana bakmadığı için onunla konuşmak için hafif doğrulmamla Meris belime sarılıp sırtıma kafasını koymuştu.

Şans Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin