Arkadaşlar selam, ben geldim.
Hayat çok zor olmaya başladı. Kafamı dağıtmak için yazdığım bir bölüm oldu. Yorumlara gelin de daha da dağılsın.
Hande
Sevgilimin söylediği şarkıyı dinlerken Mine teyzenin kolumdan tutmasıyla ona döndüm. Yanımızda kimse yoktu. Çantasından çıkarttığı bir kağıdı tutuşturdu elime. Yok artık. Bunu yapmayacak değil mi? Banka hesabına dair bir kağıt olduğunu anlamıştım, üstünde Meris'in adının yazılı olduğu bir kart da vermişti kağıtla birlikte.
Mine: Bunu Meris'e verir misin? Ben verirsem almaz ama seni kırmaz gibi duruyor.
Hande: Bizim böyle bir şeye ihtiyacımız yok.
Mine: Belki kızımın ihtiyacı olur. Belki işler kötü gider. Bana gelmez tekrardan biliyorum, en azından zorlandığı zaman kullanabileceği bir hesap kartı dursun onda istedim.
Hande: Meris beni kırmaz evet, ben de onu kırmam. O yüzden kabul edemeyeceğim kusura bakmayın. İşleri gayet yolunda hiçbir sorunu yok ki Meris'in. Ayrıca bir şeye ihtiyacı olursa da ben varım, merak etmeyin. Bu konuyu konuştuğumuza bile inanamıyorum şu an.
Mine: Hande lütfen, Meris için. Annesi olarak senden bir şey istiyorum, beni kırma. Şimdi vermene gerek yok, bilmesin. Sen ihtiyacı olduğunda versen yeter.
Hande: Meris'i düşünürsem bunu almamam gerekiyor ama ısrar ettiğiniz için uzatmıyorum. İhtiyacı olana kadar beklemem, buradan çıkmayı bile beklemem. Yanıma gelir gelmez vereceğim. Çok sinirlenecek buna, şimdiden haberiniz olsun.
Mine: Benim verdiğimi bilmesine bile gerek yok. İhtiyacı olduğunu ben bilemem ama senden saklamaz. Kendin veriyormuş gibi versen de olur.
Ne diyor bu kadın? Ne oluyor şu an? Beni ne için kullanmaya çalışıyor? Sahnedeki sevgilime döndüm, biraz sakinleşmek istiyordum. Ailem ve Zehra'nın ailesi burada olduğu için eski şarkılar söylemeye karar verdiklerini söylemişti, sıkılmalarını istemiyormuş. Bilip eşlik edebilecekleri şeyler söyleyecekmiş. Yanımdan gitmeden önce ona bir daha sahneyi bırakıp gelmemesini söylemiştim, yine de gözü bendeydi. Babamın hediyesine çok sevindiği için Barış Akarsu şarkısı söylüyordu, gerçekten keyif aldığı belliydi. Babama baktığımda gururla sevgilimi izlediğini fark ettim.
Ben Yunus-i biçareyim
Aşk elinden avareyim
Baştan ayağa yareyim
Gel gör beni aşk neyledi
Gel gör beni beni aşk neyledi
Derde giriftar eyledi
Yeterince sakinleştiğimi hissediyordum. Meris'in de her zamanki gibi gözlerini kapatarak şarkı söylemeye başladığını görünce daha da rahatlamıştım. Önce arkamızdaki Özgür'e uzaklaşmasını söyleyip sonra yaslandığım korkuluğu işaret ettim annesine. Artık bir şeyleri çözmemiz gerekiyordu.
Hande: Böyle gelin lütfen, Meris'in gerilmesini istemiyorum. Gülümseyerek konuşursanız da sevinirim.
Mine: Peki. Öyle yaparım.
Hande: Diğer konuya gelirsek, ben böyle bir şeyi Meris'ten saklamam. Dediğim gibi hala vermekte kararlıysanız Meris geldiğinde ona söyler ve veririm. Ayrıca bizim böyle durumlarda birbirimizin yanında olmak için herhangi bir şeye ihtiyacımız yok. Maddi herhangi bir şeyi konuşmak istemiyorum o yüzden.
Mine: Hande bunlar benim bile değil. O kartın içinde zaten Meris'in emeği var. Küçük yaştan beri kazandığı her şeyden bana göndermek gibi bir alışkanlığı vardı, neredeyse on yıldır da dokunmadım ben o hesaba. Meris için saklıyordum zaten.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Şans
Fiksi PenggemarHande Baladın fan kurgudur. Hande takımdan kimseyle shiplenmeyecek, hatta takım ve kamp konusu doğru düzgün işlenmeyecektir. Canım sıkıldığı için yazıyorum.
