Meris
Meris: Burnuma vurmasalar bari
Deniz ve Özgür dediğim şeye gülmeye başlamışlardı. Çocuklar yanımıza gelmişti ve tam önümde durup sert olduğunu düşündükleri bakışlarla bana bakıyorlardı. Kimin umrunda? Ali abi arkadaki çocuğun kolunu tutup çekiştiriyordu hala.
A: Masamıza güvenlik göndermişsin, hayırdır?
Meris: Aynen ya öyle oldu. İstemedim sizi burada görmek.
A: Sebep?
Meris: Sebebini çok iyi biliyorsun bence sen. Olay çıkartmadan ikileyin hadi. Hesabınız da benden, şanslısınız.
A: Neye güvenip böyle konuşuyorsun acaba sen?
Meris: Sen neye güvenip dikildin karşıma? Dövdürtme kendini bana.
A: Güvenlikle yanındakilere güveniyorsun herhalde ama boşa güvenme derim. Söyle sorun çıkartmasın kimse ve oturup keyfimize bakalım yoksa yakarım canını.
Meris: Yakarsın canımı? Kimseye güvenmiyorum ayrıca ben tek yeterim sana. Tek vuruşta ekmeğe mama dediğin günlere döndürürüm seni çocuk, uzatma. Beş ay pipetle beslenecek hale getirtme kendini.
İlk vuran ben olmamak için çocuğu tahrik etmeye çalışmıştım ve oltaya gelmişti sazan. Attığı yumruk kaşıma denk gelmişti, eli ağırmış. Sendeleyerek bir adım geri gittiğimde hafif yana doğru dönmüştü yüzüm, Hande'nin bağırışını duyuyordum. Yeniden çocuğun karşısına dikildiğimde kaşımdan kan süzüldüğünü hissediyordum.
Meris: Ben de bunu bekliyordum.
Çocuğa sağlam bir yumruk geçirmiştim ki arkadaşı Ali abinin elinden kurtulup bana vurmuştu. Dudağımın da kanadığını hissetmemle kafamı kaldırdım ve Hande'nin sesinin daha da yükseldiğini duydum. Özgür ve Ali abi birini tutup dışarı çıkarmaya çalışıyorlardı. Vurduğumda yere düşen çocuk kalktı, daha tam doğrulmadan bir kere daha vurmuştum ve yeniden yere düşmüştü.
Meris: Hacıyatmaz gibi oynayayım mı bütün gece seninle böyle? İster misin?
Özgür: Meris dikkat!
Özgür'ün bağırmasıyla ona döndüm, bacağımda hafif bir acı hissetmiştim. Ne olduğunu anlamaya çalışırken dışarı çıkarmaya çalıştıklarını çocuğun ellerinden kaçtığını fark ettim, Özgür son anda çocuğu omuzlarından tutup geri savurmasa ve o tekme o hızla dizime gelse büyük ihtimalle bu gece bir ameliyat daha olmam gerekecekti. Özgür tekrardan yakaladığı çocuğa birkaç tane vurup yeniden kapıya sürüklemeye başlamıştı. Zaten kanayan dudağıma bir yumruk daha gelince yeniden sendelemiştim, arkadaşı dert değildi de bu çocuğun eli gerçekten ağırdı. Anında kendimi toplayıp sağlam bir yumruk savurdum ve yeniden düşen çocuğun karnına dizimi bastırıp birkaç yumruk daha attım.
Hande: Meris yeter korkuyorum ne olur dur! Lütfen yeter!
Hande'nin ağlamaklı çıkan sesini duymamla kendime gelmiştim. Ben ayağa kalkınca Deniz de çocuğu kaldırmış ve yaka paça kapıya doğru götürmeye başlamıştı. Hızla Derin'in kollarından tuttuğu Hande'nin yanına gittim. Derin onlara doğru geldiğimi görünce kollarını bırakmıştı ve Hande hızla gelip boynuma sarılmıştı. Geri çekilmesiyle belindeki ellerimi gevşettim, Hande yüzümü ellerinin arasına aldı, gözleri dolu doluydu hala.
Hande: Aşkım iyi misin? Yüzün çok kanıyor. Bacağın acıdı mı?
Meris: Sakin ol Hande yok bir şey. Bacağıma gelmedi zaten. Yüzüm de geçer. Bir şey yok güzelim iyiyim ben.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Şans
FanficHande Baladın fan kurgudur. Hande takımdan kimseyle shiplenmeyecek, hatta takım ve kamp konusu doğru düzgün işlenmeyecektir. Canım sıkıldığı için yazıyorum.
