İyi Ki Döndün

629 57 221
                                        

Selaaam ben geldim. Nasılsınız?

Başlangıç için 100 yorum 50 oy diyelim. Sınır koymadan halledemeyecek gibiyiz biz bu yorum vs işini 🤷🏻‍♀️

Meris

Kafamı arkaya yaslamış karşımdaki duvarı izliyordum. Hande gittikten sonra gelen hemşireden zorla da olsa Deniz'in durumunu öğrenmiştim. Haliyle uyuyamadım. Ayrıca Hande'ye her ne kadar belli etmemeye çalışsam da aşırı ağrım vardı. Deniz'in durumunu öğrenince görmek istediğimi söyleyip ayaklanmaya çalışmıştım ve bu zaten var olan ağrımı ona katlamıştı. Deniz'imi de göstermediler üstelik.

Bir süre oturup Deniz'i düşündüm. İçimde bir yerler onun uyanacağından emindi ama bu korkudan gebermeme engel değildi. Deniz benim ailem. Onsuz bir hayat düşünemiyordum ki ben. O hep vardı gibi, dünyaya geldiğimiz andan beri yan yanaymışız gibi, kardeşten de öte ikizim gibi benim. Gözümden akan yaşı sildim hızlıca. Ağlamayacağım.

Bir süre sonra kapı açıldığında Hande'nin geldiğini anlamıştım. Uyuduğumu sandığı için sessiz ve yavaşça gelmişti. Sonunda göz göze geldik.

Hande: Meris, niye uyandın bebeğim noldu?

Meris: Uyuyamadım ki hiç. Bana Deniz'in durumunun ciddiliğini neden söylemedin Hande? Neden sakladın?

Hande: Sen?

Meris: Hemşirelerden öğrendim. Neden sakladınız?

Hande: Meris sen de çok iyi sayılmazsın sevgilim. Haline bak, nasıl söyleseydim sana. Korktum işte, sana bir şey olur diye korktum. Vereceğin tepkiden korktum.

Elimi uzatıp yanıma çağırmıştım Hande'yi. Yanıma oturduğunda yanağını okşamaya başladım, sargılı olan elimi ellerinin arasına almıştı o da. Bana bakarken gözlerinde hala korku vardı, korku, aşk ve şefkat. Hala çok korkuyordu. Ona atlatması kolay bir şey yaşatmadığımı fark ettim o an, tamam korktuğunu biliyordum ama boyutunu tam kavrayamamışım demek ki diye düşündüm.

Meris: Tamam bitanem. Haklısın. Hem iyi olacak Deniz, biliyorum ben. Gel sarılayım sana biraz.

Hande yüzünde buruk bir tebessümle onaylamıştı söylediklerimi. Durumum imkan verdiği kadar sıkı sarıldım sevgilime. Uyandığımdan beri bana her sarıldığında yaptığı gibi başını hafifçe yukarı kaldırarak şükür etmişti yine. Sonra yeniden burnunu boynuma yasladı ve ensemdeki elinin altındaki kısa saçlarımı sevmeye başladı.

Ona bunu yaşatmaya hakkım yoktu. O an düşündüğüm tek şey buydu. Tanıştığımız günden beri beni motora binmekten vazgeçirmeye çalışan sevgilime bunu yaşatmaya hakkım yoktu. Sarılmayı bırakıp ellerini tuttum, konuşmaya başlamadan küçük bir öpücük bıraktım dudaklarına.

Meris: Özür dilerim. Motor konusunda defalarca kez konuşmana rağmen dinlemediğim için. Özür dilerim sana bunu yaşattığım için. Bitti, buraya kadardı. Motor falan yok artık. Ne yenisini alacağım ne tamir ettireceğim. Arabada emniyet kemeri takmadan markete kadar bile gitmek yok artık tamam mı? Çok özür dilerim.

Hande içi rahatlamış şekilde yeniden bana sarıldığında canımın acısını görmezden gelerek daha sıkı sarıldım bu sefer. Göğsümde hissettiğim baskıyla öksürmeye başlamam panikletmişti sevgilimi. Ne yapacağını bilemeyip bana su uzattığında nefesimi düzene sokarak sakinleşmeyi başarmıştım. Yeniden yanıma oturdu.

Meris: Söyle güzelim kıvranma

Hande: Kazadan önce. Hissettin mi Meris? İçine bir his falan doğdu mu?

Meris: Yoo müneccim miyim ben?

Hande: En son dinlediğin şarkıyı hatırlıyor musun?

Meris: Bebeğim kafam patlıyordu az kalsın onu nasıl hatırlayabilirim acaba?

Şans Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin