Açık Sorular -2

891 41 350
                                        

Arkadaşlar selam, nasılsınız?

Çoook uzun bir bölüm oldu, ben pek bir bilemedim ama umarım siz seversiniz.

Bu bölüm benimle birlikte seni de çok yıprattı, sana hediye etmesem çarpılırdım vicdom

Meris

Meris: Ne var Elif ne? He geldim ne oldu başın göğe erdi mi?

Elif'in altıncı seslenişinde Hande'nin beni itekleyerek salona getirmesiyle sinirle bırakmıştım elimdeki kahveleri ortaya. İki dakika öptürmedi! Ama benim sevgilimin de kastı var canıma, hadi Meris, gidelim Meris. Heh geldik. Ben çağırmıştım değil mi kızları buraya? Düşündükçe daha da kuduruyorum. Yine Simge ve Hande'nin ortasına oturup sevgilimin elini kucağıma çekmiştim, en azından elini tutayım.

Elif: Soru buldum diyorum ya, iki kişi bir kahve getiremediniz on dakikadır.

Deniz: Derdi kahve değildir onun, ondan o. Sor sen sorunu.

Hande: Kes Deniz'cim.

Elif: Soruyorum. Eğer siz ilk tanıştığınızda Hande seninle hiç ilgilenmese, hiç yüz vermese ne olurdu?

Elif'in sorduğu ihtimali düşünmüştüm bir iki saniye. Sevgilimin elini istemsizce sallamaya başladığım bacağıma koymasıyla ona döndüm ve Elif'i işaret ettim.

Meris: Bu beni çıldırtmak istiyor. Kalmayan aklımla düşündüğüm senaryoya bak.

Hande: Sakin ol biraz artık

Meris: Deniz'e sorsaydın ya bana bağırıp duracağına

Deniz: Kankam İlkin bana zaten yüz vermediği için sorunun muhatabı olamamış olabilir miyim? Zaten belli değil mi benim ne yaptığım? Sadece soruyorum.

İlkin: Ne yapmışsın?

Deniz: Sürünüyorum İlkin, sürünüyorum.

Evet tamam, haklı. Aklıma gelen şarkıyı mırıldanmaya başlamıştım hemen. Bence tam zamanıydı.

Meris: Hadi biraz ümit ver bana, neden olmasın?
Yokluğun umutsuzluğa bedel olmasın
Oluru var mı, söyle bana benim olmanın?
Yoksa "Yok" deme, faydası yok yüzüme vurmanın

Deniz: Evet kardeşim yoksa yok deme, anlamayız biz aynen öyle, arsızlığımıza sağlık.

Yasemin: Kaynatmayın be!

Hande: Evet sevgilim ya cevap ver hadi, ben de merak ettim.

Meris: Ne olurdu? Peşinden koşardım çok uzun bir süre, beraber vakit geçirmeye çalışırdım. Zehra'yı araya sokmak için bahaneler bulurdum ve Saliha'yla büyük ihtimalle çok daha erken samimi olurduk. Sana ulaşan her yolu denerdim yani. Biraz yüz versen kapında yatmaya kadar gidebilirdi konu. He benden hiç hoşlanmasan, varlığımdan bile hoşlanmamaya başlasan da hoşgeldin depresyon der kendime küserdim herhalde.

Zehra: Ortak olacak kadar güvendiğim yakın arkadaşımın beni kötü emellerine alet etme hızı...

Simge: Ama sen şu an yaşadıklarınızı bilerek konuşuyorsun. O zaman hiç tanımamış olacaktın Hande'yi.

Hande: E zaten. Yaptın şovunu sevgilim, beni hiç tanımadan da benim için ölecek olduğuna inanmış gibi yaparım ben. Ama şimdi doğruları söyle hadi bakalım.

Yakalandım. Yani ne yapabilirdim ki? Evet onu hep çok güzel buluyordum ve ona hayrandım. Ama sevgi tanıdıkça oluşan bir şeydi, ilk gördüğümde ona çekildiğimi inkar edemem gerçekten görür görmez vurulmuş gibi hissetmiştim ama tanımadığım birini atlatmak ne kadar uzun sürerdi ki?

Şans Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin