Arkadaşlar selaam nasılsınız?
Yorumlarınızı çok merak ettiğim bir bölüm oldu. Okurken neresini merak ettiğimi anlayacaksınız zaten.
Buna da 50 oy diyelim, yorum da 150 olsun.
Deniz
Uzanmış düşünüyordum. İlkin'e içimdekileri söylediğimde bana seni sevmiyorum ya da senden hoşlanmıyorum dememişti, diyememişti. Sunduğu bahaneler ise çok saçmaydı. Onun bir ailesi varmış, öyle demişti. Benim de var, vardı. Mutlu olmama sevinecek bir ailem vardı.
Düşündükçe saçma sapan yerlere daldığımı fark etmemle kendimi bu girdaptan çıkarttım. Yana döndüğümde birbirine sarılmış Hande ve Meris'e baktım.
Deniz: Ayıp be ayıp. Olan var olmayan var.
Meris gülerek omzunda yattığı Hande'nin boynunu öpüp bana dil çıkartmıştı. Onlarla uğraşmaya devam ettim bir süre. Odanın kapısı açıldığında görmekten korktuğum kişi orada mı diye çevirdim bakışlarımı. Derin, Özgür, Simge, Yasemin, Zehra, Saliha, Elif ve İlkin gelmişti. Zehra hızla yanıma gelip oturdu.
Zehra: Ödüm koptu salak!
Deniz: Geçmiş olsun dileklerin için teşekkür ederim aşkım
Saliha: Gerçekten aklımız çıktı Deniz. Kaç gündür bu anı bekliyoruz biliyor musun?
Deniz: He yaa içim geçmiş, uyumuşum biraz.
Meris: Allah bizi yakmış hala gülüyorsun diyen dayıyı anlıyorum ben şu an.
Tavrım hepsini hem şaşırtmış hem güldürmüştü. Gözlerim çekinerek duvarın yanında dikilen İlkin'e takıldığında onun da gülümsediğini gördüm. Hande ev sahibi edasıyla "oturun oturun hoşgeldiniz" diyerek müdahale etmişti kalabalık odaya. Doktor falan yok mu ya burada? Bu kadar insanı buraya nasıl aldılar?
Zehra: İyi misin?
Yanıma oturmuş elimi tutan Zehra'ya döndüğümde gözleri dolu dolu bana baktığını gördüm. Kıyamam.
Deniz: Yorgunum ya, yorgunluk gerçekten ölünce geçiyormuş arkadaşlar. 4 gündür falan uyuyorum hala yorgunum ba-
Sözümü kesen Zehra'nın hafifçe kafama vurması oldu.
Meris: Lan zor uyandırdılar, elleme kafasını. Bir travma daha kaldıramayacağım bak.
Zehra: Söyle ölüm falan anmasın o zaman!
Meris: Ölüm falan anma Deniz!
Kafayı vuran benim, aklını oynatan bunlar. Kızları iyi olduğuma ikna edene kadar nasılsın, neyin var, neren ağrıyor sorularına cevap verdim sabırla. Hatta Elif bir ara ağrımı on üzerinden puanlamamı falan istedi. Geldiğinden beri sesi çıkmayan İlkin'in konuşmasıyla ona döndüm hiçbir şey olmamış gibi.
İlkin: Geçmiş olsun Deniz.
Deniz: Teşekkürler
İlkin: Bana yani bize bir daha bu korkuyu yaşatma, yaşatmayın. İkiniz de.
Deniz: İnşallah inşallah, her şey kader kısmet.
Söylediklerini geçiştirdiğimi anlamıştı hepsi. Zaten herkesin konuyu bildiğine dair bir şüphem yoktu. Biz sohbet etmeye devam ederken Hande ve Derin kahve almaya gitmişti. Hastane odasını iyice köy kahvesine çevirin diye geçirdim içimden, düşündüğüm şeye güldüm kendi kendime.
Yasemin: Yavrum ne gülüyorsun kendi kendine? Deliriyor musun nesin ya?
Zehra: Kim bilir içinden neler dedi de kendi esprisine gülüyor, elleme aman.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Şans
FanfictieHande Baladın fan kurgudur. Hande takımdan kimseyle shiplenmeyecek, hatta takım ve kamp konusu doğru düzgün işlenmeyecektir. Canım sıkıldığı için yazıyorum.
