24- Çiçek

46 8 125
                                        

Villanın kapısından ilk çıkan Ethem Komiser oldu. ''Buray delirdi!'' dedi oldukça sakin bir ses tonuyla. ''Bağladığınız yataktan kurtulmaya çalışırken kendisini yaraladı.'' Ondan birkaç saniye sonra Burçak belirdi kapıda. Ağlamaktan gözleri şişmişti. Bir an önce abisini kurtarmaları için yalvarıyordu.

Kuşların taşıdığı otomobil yavaşça yere inerken Emel kapısını açtı ve aşağı atlayarak Burçak'ın yanına koştu. Tam neler olduğunu sormak için ağzını açtığında, Şenol elini genç kadının dudaklarına koydu ve ''Sakın konuşma!'' diye bağırdı. Arabayı taşıyan kuşların hepsinin gücü tükenmişti yere düşmüşlerdi. Aras onların yanından geçerken herbirine teşekkür etti ve Emel'in yanına gitti.

Burçak abisinin iyi olduğunu, Ethem Komiserin onu etkisiz hale getirdiğini anlattı. Diğerleri gibi Aras da dikkatle onu dinliyordu. Öbürlerinden farklı olarak o, ağzından çıkan her kelime ile genç kadının içinde bulunduğu ruh halini de hissediyordu. Onu yalnız bırakmıştı. Yanında olmadığı için Burçak karanlığa çekilmişti. Buray bir soluktu ve ağzı, gözü kapalı, elleri, ayakları bağlı olsa da, Ömür'den aldığı bazı güçleri vardı. Bir şekilde Burçak'ı etkilemeyi başarmıştı. Aras bunu çok iyi anlayabiliyordu.

O sırada, Can'ın arabasındaki tüm gençler dışarı çıkmış şaşkınlık içerisinde onları izliyorlardı. Neler olduğunu anlayamıyor, vücutlarındaki çıplak yerleri örtebilecekleri bir şeyler arıyorlardı. ''Biri bize neler olduğunu anlatacak mı?'' diye bağırarak sordu Okan dayanamayarak. Sırayla karşısındaki giyinik insanlara baktı. ''Biz neden yarı çıplağız? Buraya nasıl geldik? Az önce olanlar neyin nesiydi? Herkes neden kafayı yemiş gibi davranıyordu?''

Aras ve Şenol koşar adımlarla eve girip Buray'ı almaya giderlerken, Ethem de şaşkın gençlerin karşısına geçti. ''İçeride Ayhan'a ait kıyafetler vardır. Üstünüze olacak bir şeyler bulun ve hemen buraya gelin. Anlatacak çok şey var.'' dedi.

''Bu manyaklık neyin nesi?'' diye sordu Can. Hiçbir şey anlamıyordu. Kardeşinin arkadaşı Kaan, onları aramıştı ve bir an önce köye gelmelerini söylemişti. Sezgin öyle korkmuş görünüyordu ki, yaptıklarının saçma olduğunu düşünmesine rağmen onları getirmeye ikna olmuştu Can. Ama böyle bir manzarayla karşılaşmayı asla beklemiyordu. Bütün köy çıldırmış gibiydi. Tanık olduğu şeyler ise... Hiçbirine anlam veremiyordu.

''Anlatsam da inanabileceğin şeyler değil Can.'' dedi Ethem. Onunla beraber içeri girdi ve birkaç saattir yaşadıkları şeyleri anlatırken üzerine uyabilecek kıyafetler aradı. Hep beraber dışarı çıktılarında, diğerlerinin halâ baygın olan Buray'ı Emel'in arabasının arka koltuğuna yerleştirdiğini gördüler.

"Bırak!" diye bağırdı aniden kendine gelen Buray. Ağzına soktukları şeyler onu dışarı taşırken çıkmış olmalıydı. Çırpınarak gözlerindekilerden de kurtulmaya çalıştı ama Aras, onu boynundan sımsıkı yakaladı.

Buray ona temas etmenin verdiği acı ile tekrar haykırdı. Emel korkudan dehşete düşmüştü. Şenol sürekli asla sesini çıkarmamasını tembihlemese, sevdiği adamın başına geçecek, sakin olması için ona yalvaracaktı. Ama o dakikaya kadar tanık olduğu şeyler, ona yanındaki insanlara güvenmesi gerektiğini düşündürüyordu. Üstelik anneannesi Halide de telefonda aynı şeyleri söylemişti. 'Eğer dik kafalılık edip yine de köye geleceksen, sakın ağzını bile açma burada!' demişti. Konuşmayacaktı Emel. Buray ile beraber bir an önce oradan gidecekti ve kendisine söylenen her şeyi en ufak ayrıntısına kadar yapmaya devam edecekti.

"Siz de binin." dedi Aras, Şenol'a Emel'in yanındaki ön koltuğu işaret ederek.

Şenol kulağında tuttuğu telefonla birlikte başını onaylarcasına salladı ve arabaya binerken telaşla konuşmaya başladı. "Abi! Beni dinle! Diğer çocuklar geldi! Ayhan'ın arkadaşlarının hepsi burada!" Telefonun diğer ucundaki Birol, onu dinlemiyormuş gibiydi. Şenol sürekli sesini yükseltiyor, abisine oğlunun tehlikede olduğunu söylüyordu ama tüm çabaları boşa çıkıyordu. Birol olanların hepsini unutmuştu. 'Ecel' ismini duyduğunda yalnızca "Adını ağzına alma şunun!" diye bağırıyor, köye gelmiş olsa haberi olacağında diretiyordu.

Cem'in OğluBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin