9.Bölüm✔️

57.6K 2.8K 622
                                        

Keyifli okumalar dilerim.

_________

Yiğit, boylu boyuna yerde uzanmıştı. Ömer de Yiğit'in üstündeydi. Hemen diplerinde de parçalara ayrılmış vazo vardı. Vazodan çok Yiğit ve Ömer'in, yakın teması dikkatimi çekmişti. Yanak içimi ısırmaya başladım. Eğer gülmeye başlarsam, susmak zor olurdu.

Yiğit, kömür karası gözlerini bana çevirdi. "Biz gidelim, isterseniz?" dedim. Okan gülmeye başladı. "Kalksana üstümden, hayvan herif." dedi Yiğit. Ömeri üstünden atıp ayağa kalktı, hızlıca. Yanıma geldi. "Hayvan gibi adam." Ömer'i kastediyor olmalıydı. Gülümsedim. Kaşlarını çatıp Ömer'e baktı. Ömer ise parçalanmış vazoya bakıyordu. "Tutmak isterken bir anda kendimi Yiğit'in üstünde buldum. Nasıl oldu ben de anlamadım?" dedi Ömer. Biraz korkutmaktan zarar gelmez.

Yüzümü asıp derin bir nefes alıp verdim. "Dedemin kıymetli vazosuydu." Cümlemi bitirmem ile beraber karşımdaki üç çift göz aynı anda büyümüştü. "Paşa?" dedi Ömer sorar gibi. Başımı aşağı yukarı sallayarak onayladım. "Çok mu önemliydi?" diye sordu Okan. "Hemde nasıl?" dedim. "Komutanım... Umay..." Ömer konuşamıyordu. "Aynısından bulamaz mıyız?" dedi Yiğit. "Antika olduğu için malesef hayır." dedim.

Ömer, Yiğit ve Okan'a sarılıp karşıma geçti. Uzattığı elini tutup sıktım. "Sizi tanımak güzeldi. Hakkınızı helâl edin." dedi, tek tek yüzlerimize bakarken. Daha fazla dayanamayıp kahkaha attım. Şaşkın ifadeyle beni izliyorlardı. "Kandırdın bizi." dedi Yiğit, onaylamı ister gibi. "Yüz ifadeleriniz çok komikti." dedim. "Kötüsünüz. Yüreğim ağzıma geldi." dedi Ömer. "Enerjiniz yerinizde." dedi Okan. Gülümsedim.

"Çay soğuyacak. Oturun siz, arkanızdan geleceğim." dedim. Okan ve Ömer, salona doğru ilerlemişti. Yiğit'e baktım. "Görürsün sen." dedi. Sırıttım. "Merakla bekliyor olacağım." dedim. "Kazak yakışmış." dedi. "Beğenmenize sevindim, Yiğit Cemil İpekçi." dedim. Yüzünü buruşturdu. Kıkırdadım.

Çömelip parçaları toplamaya başladı. "Sen servis yapmaya başla. Ben burayı hallederim." dedim. "Tamam. Dikkat et, bir yerin kesilmesin." dedi. "Bende o iş." dedim.

Parçaları hızlıca toplayıp elektrikli süpürgeyle üstünden geçtim. Banyoya girip ellerimi yıkadım ve salona girdim.

"Neden başlamadınız?" dedim. "Sensiz boğazımızdan geçmedi. Yiğit başlayacaktı ben engel oldum." deyip sırıttı, Ömer. Tam tersi olması daha inandırıcı. Gülümsedim.

Börek ve menemeni tabaklara servis yaptım. "Harika görünüyor. Ellerine sağlık." dedi Okan. "Afiyet olsun." dedim. "Kendi elleriyle açtı." dedi Yiğit. Ters ters Yiğit'e bakıp önüme döndüm. Elimde kalacak. "Sizi alan yaşadı." dedi Ömer. Pek emin olamadım.

"Kaç kardeşsiniz?" diye sordum. Tanımak istiyordum onları. "Ben tek çocuğum." dedi Okan. Tabağına bakarak konuşuyordu. Kötü bir olayı mı hatırlattım? "Ben de tek çocuğum. Birbirimizin kardeşi oluruz." dedim. Bana bakıp gülümsedi. Karşılık verdim. "Benim bir abim birde kız kardeşim var. İkisi de evli." dedi Ömer. "Sen evde kaldın yani." dedim. Burun kıvırıp çayını yudumladı. "Benim bir ablam var." dedi Yiğit. "Çok kalabalık değilmişsiniz." dedim. "Paşa ile beraber yaşadığını söyledin. Başka kimse yok muydu?" dedi Okan. "Hayır. Bir ben bir de dedem. Babam da benim gibi tek çocuktu. Babaannem, babam çocukken vefat etmiş. Annemin ailesi... Onlar zaten hiç olmadı." dedim. "Biz de varız." dedi Yiğit. "Biliyorum." dedim. "Ama ben hiçbir zaman kendimi yalnız hissetmedim. Bayrağım ve Vatanım her zaman yanımdaydı. Bayrağımın varlığı hiçbir zaman beni yalnız hissettirmedi."

🐺

Yiğit'ten

Tarih bugün iki Ekim'i gösteriyordu. Ve Umay'a olan haranlığım her geçen zaman diliminde artıyordu. Asena olduğunu söylemişti. Bozkurt, Asena'sını bulmuştu. Kendinden bahsettiği her detay, benim bir parçamı tamamlıyor gibiydi. Kaybolan puzzle parçaları birer birer yerine yerleştiriliyordu. Tamamlanmasına çok az kalmıştı.

UMAYBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin