Ey Türk Vatan Evladı..! Tartışmasız İlk Vazifen Türklüğü silmek isteyenleri Türk Topraklarından silmektir... 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
_______________________
Yiğit'ten
Umay'ın arabasının gidişini izliyordum. Onu özleyecektim. "Yiğit?" Bana seslenen Ayaz'a baktım. "Arabaya binsene." Ön yolcu koltuğunun kapısını açtım. Ayaz gözlerini dikmiş ne yapmaya çalıştığımı anlamaya çalışıyordu. "Canım araba kullanmak istemiyor." Arabadan inince ben binmiştim. Sürücü koltuğuna yerleştikten sonra arabayı çalıştırdı.
"Ne oldu birdenbire sana?" Omuz silktim. "Umay'ı özledim." İlk birkaç saniye arabanın içini koca bir sessizlik kaplamıştı. Ama çok geçmeden Ayaz'ın gür sesi yankılandı. Kaşlarımı çatıp yüzüne baktım. "Arabadan indirme beni." Dudaklarını birbirine bastırıp hayali bir fermuar çekti üzerine. Alttan alttan gülmeye devam ediyordu.
Başımı arkaya yasladım. "Hepinizi seviyorum ama Umay'ın yeri bende hep ayrı olacak. Umay'ı bu şekilde seviyor olman oldukça hoşuma gidiyor." Gülümsedim. Sevdiğim kadının ailesinin büyüyor olması beni mutlu ediyordu. Omuzuna vurdum hafifçe. "Eksik olma."
Telefonumu elime alıp ekranı açtım. Sevdiğim kadının fotoğrafını görmek gülümsememe yeterdi. "Ne yiyeceğiz?" Ayaz'ın sorusuna omuz silktim. "Evde ne var?" Ekranı kapatıp telefonu cebime attım. "Makarna." Kollarımı birbirine doladım. "Biz de makarna yeriz." Gözlerini yoldan ayırıp bana çevirdi. "Biz de mi katılsak onlara? Şimdi çok güzel şeyler vardır." Başımı iki yana salladım. "Hayır."
Yol boyunca Ayaz'a makarnanın faydalarından bahsedip durdum. Umarım ikna olmuştur. Arabayı park edip indik. Okan ve Ömer de apartmana doğru ilerliyordu. Ömer karnını okşuyordu. Bunlar neden sürekli aç?
"Biz de onlara katılmayacak mıyız?" Ben Ayaz'ın ikna olacağını düşünmüştüm. Sadece yanılmışım. "Rahat bırakın." Okan'ın benimle aynı fikirde olmasına sevinmiştim. "Öykü yengem güzel böreğinden yapmış mıdır?" Okan elini Ömer'in ensesine attı. "Sevgilimi ve börekleri rahat bırak." Merdivenlerden yukarıya çıkıyorduk. "Üzerinizi değiştirin, bize gelin. Makarna yapar yeriz." Ayaz ve Ömer'in görüş alanında ben vardım.
"Ben makarna yemek istemiyorum. Makarna yemekten makarna oldum."
"Farklı bir çeşidini yapacağım."
"Nasıl bir çeşit?"
"Domates soslu."
Yüzlerini buruşturup hızlı adımlarla yukarı çıkmaya başladılar. Sırıtarak bana bakan Okan'a baktım. "Çok farklıymış."