Keyifli okumalar.
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayalım. Beni takip ederseniz sevinirim.
________
Yiğit'ten
Ölüm kaçınılmazdır. Herkes birgün tadacaktır. Bizim öteki insanlardan farkımız ölümün bize daha yakın olmasıydı. Ama ölüm ona hiç yakışmaz. O ölmemeli.
"Komutanım?!"
Kucağımdaki minik bedeni hareketsizdi. Nefes aldığımı hissettiren gözleri kapalıydı. Ben nefes alamıyorum. "Umay..." Kandan nefret ettiğini söylemişti ama şu an kanlar içindeydi.
"Bozkurt!"
Ellerim onun kanıyla boyanmıştı. Neden gözlerini açmıyordu? O gözlerini açmazsa ben nasıl nefes alacağım? "Çilli..." Çillerini sayacaktım. O da utanacaktı. Daha belirgin olacaktı. Ben onları izleyecektim. Şu an solgun görünüyorlar. Dudakları morarmıştı.
"Yiğit! Kendine gel." dedi Okan.
Albay ile konuşmak için uzaklaşmıştım. Sesler karışmasın diye kulaklığı kapatmıştım. Bana seslenmiş. Duymamışım. Allah kahretsin.
"Umay, bu kadar uyuduğun yeter. Aç gözlerini." dedim ama bir cevap alamamıştım. Bir elim göğüsünün altına baskı uyguluyordu. Diğer elimi boynuna dolayıp başını göğüsüme yasladım. "Hadi kalk. İstediğini yap. Valla sesimi çıkarmayacağım. Ama uyan. Lütfen Umay." Sesim titriyordu. "Biri bir şey desin. Neden uyanmıyor?" dedim, sesimi yükselterek. "Kendini kaybetme." dedi Okan, başımı kaldırarak. Başımı iki yana salladım. Çenemi Umay'ın başına yasladım.
"Neden çıkardın yeleğini? Kendini düşünmeyi ne zaman öğreneceksin? Hadi uyan ve güzel gözlerinle bana bak. Benim sana söylemek istediğim çok şey var. Beni bırakma sakın olur mu?" Helikopterin sesi yaklaşıyordu. "Kurtulacaksın. Sakın vazgeçme. Ben yanındayım. Asla yalnız olmayacaksın. Sen de yalnız bırakma beni." Başının üzerine dudaklarımı bastırdım. "Neden yaptın bunu? Neden benim önüme atladın? Niye Umay, niye? Keşke yapmasaydın. Keşke ben vurulsaydım da sen böyle uyumasaydın." Nabzı azalıyordu. Sol gözümden akan yaşı umursamadım. "Kalk hadi. Kalbimi yaralamana hakkın yok. Kalk ve bana sarıl. Buna şu an çok ihtiyacım var. Gözlerini görmeye çok ihtiyacım var." Başını boyun girintime yasladım. Artık gözyaşlarım damla damla değil sağanak halinde akıyordu.
"Yaşayamam diyorum, duyuyor musun beni? Sen olmazsan ben yaşayamam."
🔫
Doğduğum günden bu yana ilk defa bu kadar canımın yandığını hissediyordum. Bu başka bir şeydi. Nabzım atıyordu ama kalbim durmuştu. O kurşun sanki Umay'ın kalbine değilde bana saplanmıştı. Canı çok acıyor olmalı. Onun tüm acısını ben çeksem, bana verseler olmaz mı? Çok kan kaybetti.
"Kalkacak değil mi?"
Kalksın.
"Ölmesin o."
Ölüm ona yakışmaz.
"Doktor bana bir cevap ver!"
Okan kolumdan tutup beni geriye doğru çekiştiriyordu. "Hastayı kontrol etmeden bir şey söyleyemem. Elimizden geleni yapacağız. Lütfen sakin olun ve ameliyathaneye girmeye çalışmayın. İşlerimizi zorlaştırıyorsunuz." dedi doktor. Umay'ın alnına dudaklarımı bastırıp geri çekildim. "Elinden geleni değil, daha fazlasını yap. Eğer ona bir şey olursa bu hastaneyi başınıza yıkarım." Sesim hastane koridorlarında yankılanmıştı.
"Kendine gel Yiğit." dedi Ömer, karşıma geçince. "Umay kendine gelmeden bende kendime gelmeyeceğim. Karışmayın bana." Ameliyathanenin kapısının önünde bekledim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
UMAY
ActionHayat, fırtınanın dinmesini beklemekle ilgili değildir... Yağmurda dans etmeyi öğrenmekle ilgilidir. "Umay?" "Operasyondayız." "Benimle evlenir misin? "Ne?!" Kapak tasarımı: Wbrunette (27.12.2020 📝) 31.12.2020: #1-Bozkurt 09.01.2021: #1-Asker 11.01...
