İyi okumalar~
3.kişi anlatımı
Onu yalnız göndermemeliydim. Seungmin'i tek yollamamalıydım. O adamdan kardeşimi korumam gerekiyor. Seokjin’in aklında sadece bunlar dolaşıyordu. Koşturarak her yerde seungmin’i arıyordu. Namjoon'dan korkmuştu. Söylediklerinden daha çok korkmuştu.
*Flash back*
Seokjin ve namjoon odada tek kaldıklarında sessizlik hakimdi.
Ayağa kalkarak odayı gezmeye başladı namjoon. Odada birkaç çerçeve gördü ve bir tanesini eline aldı. Fotoğrafta seokjin ve seungmin vardı.
Seungmin'in hastaneye ilk geldiği gün çekmişlerdi fotoğrafı gençler. İkiside çok mutluydu o gün. Seungmin, hayallerine ulaştığı için mutluydu, seokjin ise kardeşi mutlu olduğu için mutluydu. Seungmin hayallerine kavuşmak için çok çalışmıştı. Gece gündüz, yaz kış hep çalışmıştı. Bunda da en büyük destekçisi abisi seokjin olmuştu.
Namjoon, seokjin'i nereden vuracağını bulduğu için sırıttı. Namjoon -namıdiğer Rm- insanları nereden vuracağını iyi bilirdi. İnsanların zayıf noktasını bulur ve oradan saldırırdı. İnsanlar böyleydi çünkü, hep bir zayıf noktaları vardır. Namjoon'un da zayıf bir noktası vardı elbette sadece bunu kimseye belli etmezdi.
"Kardeşiniz mi?" Namjoon emin olmak için sormuştu sorusunu. Gerçekten seokjin'in zayıf noktası mı görmek istiyordu.
Seokjin, namjoon'un hareketlerini detaylıca inceliyordu o sırada. Çerçeveyi yerine geri koydu namjoon. Sorulan soruyla telaşlanmıştı. 'Sana ne be adam?' Demek istemişti. Tabii ki diyemedi. "Evet." Bir anda ağzından kaçırmıştı. Kardeşi olduğunu söylemeyecekti aslında.
"Ne güzel. Benim kardeşimle iyi anlaşırlar bence. Chris bana çok benzemiyor mu sizce de?" Namjoon gamzelerini göstererek gülümsedi. İçten bir gülümseme kesinlikle değildi. Daha çok psikopatça bir gülüştü bu. Seokjin kafasını iki yana salladı. 'Neden bugün bu kadar dürüstüm?' Diye geçirdi içinden.
"Chris'te kim?" Diye sordu meraklanarak. Namjoon yanlış söylediğini anlayınca sahte bir kahkaha attı. "Chris mi dedim ben? Afedersin chan diyecektim. Chris'i genelde düşmanları kullanır. Ben düşmanı değilim sonuçta." Yavaş yavaş seokjin'in masasının arkasındaki cama ilerledi. "Wow manzaranız güzelmiş doktor Jin." Arkasını dönerek ona bakan seokjin'e baktı ve devam etti. "Tabii sizin kadar güzel değil." Seokjin bu adamın amacını anlamıyordu.
"Artık neden burada olduğunuzu öğrenebilir miyim bay kim?" Bu konuşmadan sıkıldığı için biran önce bitsin istiyordu seokjin.
Namjoon, seokjin'in bu aceleci tavrını beğenmemiş gibi cıkladı. "Acele etmeyin doktor Jin. Daha çok zamanımız var." Namjoon ise bu konuşmayı uzun tutmak istiyordu çünkü karşısındaki adamın korkması hoşuna gitmişti.
"Pek zamanım yok. Sadede gelin ve gidin, lütfen." Nazikçe kovuyordu namjoon'u seokjin.
Merhaba
Aslında böyle bir konuşma yazmak istemiyordum ama yazmam gerektiğini düşündüm.
Kitabı beğenmiyor musunuz? Çok mu kötü yazıyorum? Kitabın okunması beklediğimden yüksek olduğu için mutluyum ama okuyan kimse oy vermiyor ve bu istemsizce kimse beğenmiyor mu sorusunu aklıma getiriyor. Kitabı yayınlarken oy derdim yoktu. Şimdi ise neden kimse oy atmıyor diye düşünüyorum. Yorum atmanız önemli değil ama lütfen oy atın ki bende beğenip beğenmediğinizi anlayayım.
Okuduğunuz için teşekkür ederim💛

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Doktor ve mafya/Skz Bts
ФанфикHastane koridorunda koşuyordu genç. Koridorda ki hastalar ne olduğunu anlamadan genç doktora bakıyorlardı. Genç koridordan sağa döndü ve ulaşmak istediği kapıya ulaştı. Kapıyı açıp hızla girdi odaya. "Jin hyung acil hasta geliyor!" ‼️Fikir bana aitt...