6.5

72.8K 4.9K 3.3K
                                        

MEDYA: Çağrı'nın erkenden Allah'ına kavuşmasını sağlayacak kişisi (Anlamadık sanki) 🗿

Oy ve yorum gelmezse mangoların nesli tükenirmiş... (riyal.)

Bu bölüme çok yorum istiyorum. Herkes gönlünden koptuğu kadar yapsın. Yorum yapan yapmayanı uyarsın bütün dünya birlik olsun xlndkrm

Sınır: 1200 oy.
-

Biraz önce, ani bir hışımla kafeteryadan ayrılan Esat'ın arkasından bakakalmıştım. Henüz olayın şokundaydım ve ancak peşinden gitmeyi akıl edebilmiştim.

"Esat!" Diye seslendim arkasından. Ancak ne çağrılarıma cevap veriyor, ne de arkasına bakıyordu.

Onun peşinden gidişim bandajlı elim yüzünden her ne kadar aksıyor da olsa, emin adımlarımla hareketlerime son sürat devam ediyordum. Esat'ın üzerinde ise kurbanını öldürmeye giden katil rahatlığı vardı. Benim aksime asla acele etmiyor, yoluna öylece devam ediyordu.

Gerçekten de şu an aklından neler geçiyor, bilmeyi çok isterdim.

Ancak merdiven basamağına tam ayağını basıyordu ki, ona yetiştiğim gibi arkasından kolunu tutup buna engel olmamla duraksamak zorunda kalmıştı.

Bakışları asla beni bulmadı. Öylece önüne bakıyordu. Ama ben buna dayanamayıp önüne geçtim, gözlerini devirdi ve gerilen çenesiyle birlikte yüzünü aksi yönde çevirdi.

Bu hareketini yersizce sorgulamayı istedim o an, fakat bundan daha önemli olan onu bir an önce sakinleştirmeye çalışmamdı. Çünkü bu haliyle o kadar korkunç görünüyordu ki!

"Bana kızgın mısın?" Diye sordum kısık bir sesle. Esat asla duruşunu bozmazken "üzgünüm, sana yalan söyledim ama yemin ederim ki böyle olsun istemedim!" Dedim sona doğru titreyen sesimle.

Esat bir anlığına bana bakarmış gibi oldu ancak kararlılıkla bakışlarını tekrardan çevirdi ve kaldırdığı çenesiyle birlikte arkasına döndüğü gibi Ayaz'ı görmesi bir oldu. Sanki bir bakışıyla ne yapması gerektiğini söyledi ve yanımdan geçip merdivenleri kaldığı yerden çıkmaya devam etti.

Arkasından bakakaldım. Ayaz ise hızla yanıma gelmiş ve "onu asla durduramazsın," demişti. İç çektim. "Belki şu ana kadar onu her olası kavgada önlemeyi başardın fakat bu hepsinden farklı. Burada incinen taraf sensin ve Esat'ın da asıl kabul edemediği bu." Gözlerimi yumup açtım. Her ne kadar bunları biliyor olsam da, onun arkasından gitmek ve elimden geldiğince olası kavgaya engel olmam gerekiyordu.

Arkama bile bakmadan biraz önce Esat'ın çıktığı merdivenleri çıkmaya başladım. Ayaz da mecbur peşimden gelmek zorunda kalmıştı.

Merdivenler nihayetinde bittiğinde, koridorda yürüyen Esat'la karşılaştım. Sanırım Çağrı'nın sınıfına doğru gidiyordu!

Son sürat peşinden koşmaya devam ettim. Kesinlikle ona engel olmak zorundaydım. Bu kez içimde beni emcükleyen sayısız kötü his vardı çünkü.

Esat hiç vakit kaybetmeden koridorun sonuna ulaşıp karşısındaki sınıfın kapısını açıp girdiğinde nefes nefese ben de hemen onun ardından içeri attım kendimi.

İçeride ancak birkaç tane öğrenci vardı ve şaşkınlıkla Esat'la bana doğru bakıyorlardı. Esat keskin gözlerini boş sınıfta gezdirirken derin bir oh çektim. Neyse ki Çağrı denen it burada değildi. Ve umuyordum ki tehlikeyi erkenden fark etmiş olup koşa koşa evinin yolunu tutmuştur.

"Çağrı nerede?" Esat'ın sert sesini duyar duymaz irkildim. Sınıftaki birkaç kişi sessiz kalıp kafasını sadece bilmediğini kastedermiş gibi olumsuzca sallamakla yetinirken. "Ama okula gelmiş," diye devam etti Esat kafasını hafiften yana doğru eğerken. "Gerçekten de hiçbiriniz görmedi mi onu?"

MELANKOLİ Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin