Ortamın sessizliği canımı sıkarken gözlerim Afşa'yı arıyordu. Vurulduğunu görmüştüm ama durumundan haberdar değildim.
"Teröristler baskın yaptığında vurulan görevlinin durumunu biliyor musunuz?" diye sordum.
"Hepimiz sana odaklanmıştır. Bilmiyoruz." dedi abim.
"Resepsiyondakiler biliyor mudur?" diye sordum.
Ceylan, "İş arkadaşlarıydı sonuçta. Bilirler." dedi.
"O zaman ben gidip soracağım. Vurulan görevli ile teröristler baskın yapmadan önce biraz konuşma fırsatım olmuştu ve çok tatlı birisiydi. Durumunu merak ediyorum." dedim.
"Şey vurulan görevliyi ben de merak ediyorum. Yanında gelebilir miyim?" diye soran Reyhan'a "Tabii, gel." dedim.
Reyhan hevesle ayağa kalkınca onunla birlikte resepsiyona yürümeye başladık.
Ayağa kalktığı andan daha da heyecanlı olduğunu görünce "Ne bu heyecan?" diye sordum.
"Şey o adam ile ben de sohbet etmiştim ve aşırı şirin birisiydi. O yüzden onun için endişelendim ama oluşan kargaşada durumunu öğrenememiştim. Resepsiyondakilere de sormaya utanmıştım."
"Sana epey şirin görünmüş herhalde." dediğimde Reyhan utanarak başını aşağı yukarı "evet" anlamında salladı.
"Yoksa bu adamdan hoşlandın mı?" diye sorduğumda Reyhan kıpkırmızı kesildi.
"Belli mi oluyor?"
Güldüm.
"Belli oluyor. Hele hoşlanıp hoşlanmadığını sorduğumda yanakların kıpkırmızı oldu." dedim.
Reyhan anında elleriyle yanaklarını kapatınca "Adam hakkında daha fazla bilgiye ihtiyacımız var." dedim.
Reyhan merakla "Nasıl öğreneceğiz ki?" diye sordu.
"O işi bana bırak." dedim ve geldiğimiz resepsiyonda bekleyen görevliye baktım.
Görevli, "Size nasıl yardımcı olabiliriz Meva Hanım?" diye sorunca "Teröristler baskın yaptığı an vurulan bir çalışan vardı. İsmi Afşa. Onun durumunu merak ediyordum." dedim.
"Afşa şu an şifahanede. Hayati bir tehlikesi kalmamış. Ciddi bir sorunu da yok. Şifacılar ona yatış vermiş."
Bu içimi rahatlatmıştı.
"Sevgilisi onun için çok endişelenmiş olmalı. O da bu otelde mi çalışıyor?" diye sorduğumda Reyhan anlamayarak bana döndü.
Görevli gülerek "Afşa'nın sevgilisi yok. Burada da işi öğrenmek için staj yapıyordu." dedi.
"Staj mı? Kaç yaşında ki?" diye sordum.
"Yirmi üç yaşında."
"Stajlar daha erken olmaz mı?" diye sordum.
"Afşa hava elementine sahip. Meslek tercihi de element gerektiren bir iş olmadığı için iki sene element eğitimi alıp meslek okuluna yazıldı. Şu an ilk senesinde."
Reyhan öğrendiği bilgiler ile heyecanlanırken "Turizm mi oluyor?" diye sordum.
"Evet, turizm."
"Sende numarası varsa bana verebilir misin? Şifahanede ziyaretine gitmek istiyorum. Benim yüzümden vuruldu." dedim.
Görevli, "Tabii. Şifahanede kaldığı odayı da not olarak yazıyorum. Size kolaylık olur." dedi.
"Çok iyi olur, teşekkürler."
Görevli numarasının ve kaldığı şifahane odasının yazılı olduğu not kağıdı bana verince bir kez daha teşekkür ettim.
"Rica ederim Meva Hanım."
"Kolay gelsin."
"Teşekkür ederim."
Reyhan ile geri abimlerin yanına yürürken kağıdı Reyhan'a verdim.
"Ona mesaj yaz ve ziyaret etmek istediğini söyle. Müsait olduğu bir zamanda yanına gidip konuşursun."
Reyhan tebessüm ettikten sonra "Teşekkürler." dedi.
"Rica ederim."
Reyhan ile geri bizimkilerin yanına oturduğumuzda Ceylan, "Nasılmış durumu?" diye sordum.
"İyiymiş. Şifahanede yatıştaymış." dedim.
"İyi bari. İşimiz bittiğinde gidip ziyaret edelim." dedi abim.
"Gideriz gideriz." dedim.
Ortamda bir sesizlik oluşunca "Eve döndüğümüzde annemlere bir sürprizim olacak." dedim.
Ceylan merakla "Ne sürprizi?" diye sordu.
"Ruhları çağırdığımda yaşayan diğer insanlar onları görüp konuşabiliyor. Oflaz Amcaları çağıracağım." dedim.
"Bu harika bir plan. Babamlar çok sevinip duygulanacaklar." dedi abim.
"Evet, öyle olacak."
Annemlerin tepkisini düşünürken geriye yaslandım ve derin bir nefes aldım.
Efkan'a baktığımda yere bakarak bir şey düşünüyordu.
Onunla aramın bozulması moralimi bozmuştu. Geri önüme döndüm.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ruh Temsilcisi
FantasiaTüm ara elementlerin koruyucu hayvanını canlandırmak için çalışan bir gezegende doğan ana karakterimiz element taşını bulmak için girdiği sihirli ormanda beklenen kişi olduğunu öğrenir. "Güneş Parlarken" adlı kitabın ikinci kitabıdır.
