67. BÖLÜM

278 22 254
                                        

Yorum ve oy vermeyi unutmamanız dileğiyle. Ben küçücük bir yazarım ve belki sizin sayenizde birazcık büyürüm <3

Yamaç

''Aliva basbayağı yani onu tanıdığım zamandan beri net bir şekilde travma sonrası stres bozukluğu yaşıyor.'' dedi Gamze. Gözlerim yola kilitliydi. ''Farkında olmama şansın yok. Aliva'yı sevmediğini de düşünmüyorum. Neden bir destek alması için konuşmadın onunla? Neden onun mental sağlığı için uğraşmıyorsun Yamaç?''

''Her şey tahmin ettiğinden çok daha farklı.'' dedim düz bir sesle. Gamze'yi yaklaşık üç saat önce almıştım ve beraber Muğla'ya gidiyorduk. Açıkcası dün gece neredeyse hiç uyumadığım için çok güzel bir gün de sayılmazdı bugün.

''Aliva sağlıklı bir birey değil.'' Ve yanımdaki kızıl, üç saattir bana Aliva'nın mental sağlığı ile ilgili konuşuyordu. Sevgilimin metal sağlığını ondan daha iyi biliyordum.

Aliva'nın sağlıklı olmadığının da farkındayım fakat şu anda destek alması demek başına bela açması demekti. Çünkü Ahmet Gürsoy'un satın alamayacağı çok az insan vardı. Biraz zaman lazımdı. Azıcık zaman.

Biraz daha ben yanındayken beklerse bir sorun olmayacağını düşünüyordum. Yoksa ona zarar gelebilirdi ve tam da öyle zamanlarda benim gözüm dönüyordu.

''Aliva'nın davranışlarının farkında değilmişsin gibi davranıyorsun? Farkında olup olmaması değil konu. Mental olarak davranışları çok ciddi bir dengesizlik taşıyor.'' dedi ardından durdu ve devam etti. ''Bunları diğerleriyle de konuştum ama bana bu konulara karışmamamı söylediler. Anlamıyorum. Aliva'ya kafes dövüşü için yer buldular nasıl böyle yapabilirler. Hiç mi düşünmüyorlar bu kızı?''

Haklıydı. Arkadaşları ile ilgili sorunlar vardı.

Çünkü onlar, Aliva'yı düştüğü bataklıktan kurtarmak yerine içine girmişlerdi.

''Aliva ile ilgili her şey çok karışık. Özellikle bu yıl daha da karışık. Anlıyorum düşünüyorsun ama Aliva'nın yanında olmak istiyorsan ne kadar yanlış da olsa onu onaylamanı istiyor.'' O kadar onaylanmamış ki hayatında. ''Aynı zamanda arkadaşlarının onayladığı şeyleri zamanında sen de biliyordun neden bir şey yapmadın?'' Tek kaşımı kaldırdım.

Yutkundu. Parmaklarıyla oynayıp önüne döndü. ''Ben sadece-'' durdu ve devam etmedi.

''Sen sadece?'' Aynadan kısa bir bakış attım.

''Sanırım yolun geri kalanında sessiz kalmalıyım.'' diye mırıldandı ve önüne döndü.

''Sormak istediklerini sorabilirsin sorun değil.'' Yüz ifademi tarttı ardından da kaşını kaldırdı. Tam konuşmak için ağzını açtığı sırada çalan telefonumun sesi arabada yankılandı.

Arayana bakıp derin bir nefes verdim ardından da arabayı kenarıya çekip telefonumu aldığım gibi arabadan indim.

''Alo.'' sesim soğuktu. Çoğunlukla da soğuktu zaten.

''Elli kez aramışsın Dinçer. Elli kez.'' sesi geldi karşıdan. Aslında sesinin tınısı Aliva'yı andırıyordu. Ablası olduğu için miydi acaba?''

''Almira.'' dedim düz bir sesle. ''Eğer bir kez daha Aliva'yı tehlikeye atarsan karşında bela olarak beni bulursun.'' Durdum ve devam ettim. ''Anladın mı beni?''

ZEVAHİRBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin