Beğeni ve satır arası yorumlarınızı bekliyor olacağımmm<33
Ellerim az önceki güvenimin aksine kolumun iki yanına düşerken ciğerime çektiğim derin nefesler bana yetmiyordu. İki yanıma baktım bu sefer yalnızdım. Silah elimden kayıp düşerken yüzünde keyifli ifade bulunan tek kişi Ahmet Gürsoy'du.
''Artık beni cinayetle yargılarsın.'' dedim ben bile kendime inanmazken. Çenem titremeye başladı ama bunu ona belli etmemek için çenemi kilitledim. Bakışlarımı olabildiğince nötr tutmak istiyordum başarabiliyor muydum? Gözlerimi Ahmet Gürsoy'dan çektim.
Bakışlarımı etrafta gezdirirken göz göze geldiğim kişi beni dumura uğratan tek kişiydi. Yamaç.
Bana öyle bir bakıyordu ki, dizlerimin bağı çözülmüştü ama yine de ayakta duruyordum. Göğsüm inip kalkıyordu saatlerdir koşuyor muydum? Bakışlarımı Yamaç'tan ayıramadım. Hangi ara gelmişti? Ne zamandır beni izliyordu? Ne düşünüyordu? Benim hakkımda ne düşünüyordu?
Sanki az önce bir rüyadaydım da şu anda uyanıyordum bu rüyadan.
Bakışlarımı kaçırdım utanarak. Az önce yaptığımdan utanarak. Az önce gözümü bile kırpmadan bir adam öldürdüğüm gerçeğinden kaçarak.
Uğultular geliyordu kulağıma, onlarca uğultu. Herkes ayağa kalkmış tartışıyordu.
''Gün yüzü göremeyeceksin.'' sesini tanımıştım. Ahmet Gürsoy'du. ''Sen de en az benim kadar kötü birisin.'' dedi Ahmet Gürsoy. Kulağıma uğultular geliyordu.
Belki gerçekten de en az onun kadar kötü biriydim. Doğru. Adam öldürmem onu haklı çıkartır mı?
''Kes sesini.'' ses Han Ezel'den çıktı. Herkes, herkes, hatta ağaçlardaki kuşlar bile sustu. ''Eğer burada olanlar dışarıya çıkarsa,'' diye başladı. Parmağının ucuyla beni gösterdi. ''Aliva benim öz kızım. Eğer buradan tek bir laf dışarıya çıkarsa bana yapılmış sayarım.'' dediği zaman baştan küçük bir uğultu oluştu.
Han Ezel dik bir şekilde Ahmet Gürsoy'un karşısına dikildi.
''Eğer benim kızımı cinayetle ya da başka herhangi bir şeyle suçlayarak adını lekelemeye çalışırsan. Bu benim şahsi meselem olur.'' Durdu ve devam etti. ''Gerekirse ülkedeki tüm federasyon, tüm kulüp hepsini satın alırım Aliva iki yumruk sallasın diye. Aliva'nın işi karşılığı onu tehdit edemezsin. Özgürlüğü senin ağzında söz konusu bile olamaz. Arkadaşları ise yine beni ilgilendirir. O yüzden Ahmet bir daha bakışların dahi Aliva'ya değmesin o benim şahsi meselem.''
Kalbim güm güm atmaya devam etti. İlk defa, hayatımda ilk defa. Biri benim arkamda durdu ve o kişi benim biyolojik olarak babamdı. İlk defa güven hissettim ve bunu bana sağlayan kişi benim babamdı.
İstedim sarılmak istedim. Dümdüz bir şekilde hiçbir duygu hissetmez gibi ona bakarken sarılmak istedim ona.
Ahmet Gürsoy iki adamıyla tek kelime dahi etmeden çekip giderken gözlerim tekrardan aşağıdaki cesede kaydı. Güç bulmak istercesine birine dayanmak istedim. Yamaç'ı görmek için tekrardan başımı kaldırdığım zaman yoktu orada.
''Yamaç?'' diyerek adımladığım zaman bastığım çimen ayağımı kaydırdı ve yere düştüm. Yere dayadığım elim yapış yapış bir hisse kapılınca ellerimi kaldırıp ne yaptığıma baktım. Kana bulanmış ellerim benim işlediğim cinayeti gösteriyordu bana.
Katil.
Ayağa kalkmaya çalışırken iyice bulandım kana. Önüme düşen saçlarımı itmeye çalışırken yüzüm gözüm her yerim kana bulanmıştı. Kan kokusu aldığım zaman midem bulandı kontrol edemedim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ZEVAHİR
Novela JuvenilBazen hayattaki yerinizi sorgularsınız. Kim olduğunuzu ya da kim olmak istediğinizi. Ne kadar hayatınızı kendi başınıza yönetmek isteseniz bile ne seveceğiniz adamı, ne de geçmişinizini seçebileceksiniz. Ben Aliva Gürsoy; Dünya Boks Şampiyonu olabi...
