Yorum ve oy atmayı unutmayın iyi okumalaaaar<3
Bakışlarım hâlâ Almira'nın üzerindeydi ve stabildi.
Sonra yavaşladı her şey. Telefonuna bir mesaj geldi, onun.
Şaşırdı.
Hafif dağınık kaşları yavaşça yukarıya kalktı ve yüzünde alaycı bir gülümsemeyle oluştu. Önünde oturan adama bir şeyler söyledi.
Sonrada yavaşça bana doğru döndü. Yüzündeki alaycı gülümsemeden hiçbir zerreyi kaybetmemişti.
Düz bakışlarımı çekmedim. O ise bana hafifçe gülümseyerek başını kısaca salladı. Bakışlarını benden çekmedi. Ben de çekmedim ondan bakışlarımı.
''Bir anı hatırlıyorum.'' dedim Yamaç'a bakmadan. Gözlerimi onun yeşil gözlerinden çekmiyordum. ''Annem babama bağırıyordu. Üç kızın hayatını mahvettin diye. İlk önce Sinem sandım. Ama Almira'ydı o değil mi?'' Ona baktım kısaca. Kafasıyla onayladı.
''Almira ne yaşadı?''
''Bilmiyorum.'' dedi. Düz bir sesle. ''Ve dikkatli ol. Ağzını okuyabilir. Öyle yetiştirildi.''
''Nasıl yetiştirildiğini biliyorsun ama neler yaşadığını bilmiyor musun Yamaç?'' cevapsız kaldı.
''Karşısındaki adam kim?'' yutkundum ve karşısında oturan 50'lerinin sonundaki adama baktım.
''Han Ezel.''
''Toplantı için onları mı bekliyorduk?'' diye mırıldandım, ağzımı çok oynatmadan.
''Evet.'' dedi kısaca.
Ayağa kalktım, ''Aliva hayır.'' Dedi Yamaç. Gri gözlerine ve düz dudaklarına baktım.
Aklımdan onlarca şey geçti. Gidip o masaya oturmak istedim. Kim olduğunu sormak istedim. Kardeşi olduğumu bilip bilmediğini öğrenmek istedim. Çok şey istedim bu gece ve hiçbiri gerçekleşmedi.
''Çıkalım mı artık.'' Kafasıyla onayladı ve yüzüme baktı, herhangi bir duygu göremedi. Kafasıyla onaylayıp, oturduğu sandalyeden o da kalktı.
Çıkışa doğru yürümeye başladığım zaman bir kolunu bana destek verircesine belime sardı. Ona baktığım zaman bakışları yüzümü taradı. İfademi anlamaya çalıştı. Ama nötr yüzümden bir anlam çıkartamadı ve ben de ona açıklama yapacak gücü kendimde bulamadım.
Vale arabayı getirdiği zaman ikimiz de yerlerimize geçtik. Hızlı bir şekilde ana yola çıktığında ikimiz de konuşmamıştık.
''Ne hissediyorsun?'' dedi tok bir sesle.
''Yorgunum.'' dedim sorusuna cevap vermeyip. Yorgundum çünkü. Zihnen. ''Beni amcamların evine bırakır mısın?''
Hızlı bir hareketle bana baktı. Başımı geriye doğru atmış bir şekilde onu izliyordum.
''İyi misin?''
Başımla onayladım. Ama görmediği için, ''İyiyim.'' dedim. ''Sadece biraz-'' parmaklarımla oynadım.
''Sadece biraz?''
''Boğuluyormuş gibi hissettim.'' düşünmeden söylediğim cümleyi, kafamda tarttım. Öyle mi hissetmiştim gerçekten?
''Kahve alıp bir yerde oturalım mı?'' Yamaç'a baktım. Bir eli direksiyondaydı, bakışları yoldaydı.
''Yamaç uyumak istiyorum sadece,'' Cevap vermedi bu sefer ve yola odaklanmaya devam etti. Girdiği yol tanıdık geldiği zaman derin bir nefes verdim. Kapının önünde durduğu zaman hafifçe gülümsedim. Zorla.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ZEVAHİR
Fiksi RemajaBazen hayattaki yerinizi sorgularsınız. Kim olduğunuzu ya da kim olmak istediğinizi. Ne kadar hayatınızı kendi başınıza yönetmek isteseniz bile ne seveceğiniz adamı, ne de geçmişinizini seçebileceksiniz. Ben Aliva Gürsoy; Dünya Boks Şampiyonu olabi...
