Yakalanmıştım...
Zihnimin verdiği panik duygusu tüm bedenime alev saçarken aklıma gelen ilk şey kaçmamdı. Ama bu halimle ve bulunduğum durum itibari ile kaçmam imkansızdı. İkinci gelen seçeneği uygulamayacaktım. İşime yarar mıydı bilmiyorum ama başka şansım da yoktu.
" Lanet olsun." dedim. Sarhoşmuş gibi konuşmaya başladım. Bedenim sesime uyum sağlarken iki büklüm oldum. Elim sanki adamın yüzünde değilmiş gibi yaparak ışık düğmesi arıyormuş gibi yapmaya başladım." Neden yanmıyor bu ışık?" Ortamın loş olması işime gelmişti. Adamın ağzından elimi çektim. " Nerede bu klozet?" Sesimde ki titreme korkumdandı deli gibi korkuyordum ama sarhoş taklidi yaparken oldukça işime yarıyor gibiydi.Elim hızla ağzıma götürdüm." Kusacağım şimdi?" Adam yanımda değilmiş gibi öne eğildim. Aynı anda sert bir el kolumu tuttu.
" Hey. Burası tuvalet değil." Adamın şaşkın olduğu sesinden anlaşılıyordu ama oldukça da sert bir sesi vardı. Tuttuğu kolumu çekiştirince adama çarptım. Bir yerlere götürülüyordum. Korkuyla solurken hala bir umut oyuna devam ediyordum. Götürüldüğüm yer içeri doğru değilde geldiğim yön olduğu için biraz da olsa rahatlamıştım. Ama hala korku tüm canlılığı ile benimleydi. Tüm bedenimi engel olamadığım titreme aldı. Adam titremeyi sarhoş olduğum için zannetmesi işime geliyordu. Elim ağzımda öğürüyormuş gibi yaptım.
" Sakın buraya çıkarayım deme. Az kaldı sık dişini." Endişenin ardından alaylı devam etti." İşin bittiğinde geceye birlikte devam ederiz. O zaman da ben sıkarım dişimi..." Adamın konuşmasından sonumun hiçte hayırlı yerlere çıkmayacağı anlaşılıyordu. Yalpayarak yürüyordum. Önümü görmüyormuş gibi gözlerim yarı kapalıydı ama gayet net görüyordum. Önüm de kapı açılınca gözlerim parladı. Tuvaleti gördüğüm de bu kadar sevineceğim hiç aklıma gelmezdi. Kurtulmuş gibi sevinç yaşıyordum.
Kulağımın dibinde iğrenç nefesle birlikte ses duyuldu.
" Yardım ister misin?" Adamın kibarlığının normal bir yardım teklifi olmadığının gayette farkındaydım. Saçımın kokusunu içine çekince gerçekten midem bulandı. İçeri adım atar atmaz öğürmeye devam ederken kapıyı hızla kapattım.
" Çıkana kadar seni burada bekleyeceğim. Güzelim."
Kapalı kapılar ardından gelen ses tehdit barındırıyordu. Boş bulduğum ilk tuvalete girerek kapıyı kilitledim. Ayaklarım beni daha fazla taşıyamayacağını söylüyor gibi titremeye devam ediyordu. Topuklu ayakkabılara alışık olmadığım için işlerimi hiç kolaylaştırmıyordu. Geriye doğru çekilip kapalı klozetin üzerine oturdum. Sarhoşluk oyunum neredeyse gerçeğe dönüşecekti. Korku beynim puslanmış gibi sarhoş ederken gerçekten midemi bulandırmaya başlamıştı. Ayakkabılarımı çıkarıp ayaklarımı karnıma doğru çektim. Kollarımı etrafına sardım.
Kapana kısılmıştım. Ama en azından adamdan bir kaç dakikalığına da olsa kurtulmuştum. Adamın gitmeyeceği ardımdan sıraladığı cümlelerden belliydi. Gitmeye hiç niyeti yoktu. Benim de adam gidene kadar çıkmaya hiç niyetim yoktu.
Yanımda telefonum olmadığından kimseye haber veremezdim. Nereye gittiğimi bilmeyen Yağız ve Cem'in beni bulmaları uzun sürerdi. Tek isteğim yokluğum çabuk fark etmeleriydi. Şuan için yapabileceğim tek şey burada öylece beklemekti. Kaç saat sürecek olursa olsun elimden gelecek olan yalnızca buydu.
Derin bir nefes doldurdum ciğerlerime ama havasız ortamda çokta işime yaramadı. Başımı dizime koyarak gözlerimi kapattım. Bulunduğum ortam sağlıklı düşünmek için uygun olmasa da aksayan adamın telefon konuşmalarını unutmamak için zihnim de tekrar sıraladım. Aksayan adamın yani Levent'in Kemal Arıkan ve Yavuz Kurt'un hayatında önemli bir yeri olduğu kesindi. İkisini de mahvetmek istiyorsam ilk önce Levent'in kim olduğunu öğrenmem gerekiyordu. Başvurabileceğim tek kişi ise Koray'dı. Bu konular artık telefonla konuşulamayacak kadar karışmıştı. En iyisi yüz yüze görüşmek olacaktı. Elimde ki bilgilerle Koray'ın elinde ki bilgileri birleştirip çıkan sonuca odaklanmalıydım. Yoksa bu karışıklıkta başka türü yolumu bulamazdım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TEHLİKE
Tiểu Thuyết Chung"Sen bana nefretle bakarken ben seninle ailenden sana kalan en değerli mirasmış gibi sahiplendiğin çayı içmeye can atmaya başladım. Evden nefret eden ben evin mutfağında çıkmıyordum artık. Bıraksam kendimi mutfakta uyuyacaktım, seni daha fazla göreb...
