73.BÖLÜM-YARA

2.3K 152 172
                                        

Vedat'dan önce ayağa kalkmak için hareketlenince düşerken yere çarpan dirseğim canımı acıttı. Canım yansa da yerden destek alıp ayağa kalkmayı başardım. Vedat ayağa kalkmakta geç kalmıştı bu yüzden üstünlük hala bendeydi. Üstünlük ben de olsa da bu kadar yakın olmamız hiç iyi değildi. Vedat'tan uzaklaşmak için Bir iki adım geri gittim. Yüzünde ki şaşkın ifadeyi toparlamaya çalışsa da bu çöküşün ardından çok zordu. Yine de konuştu.

"Ne oldu çocuk... Korktun mu?" Ses tonu her şeyi yok etti. Vedat artık bitmiş bir adamdı.

"Kokmak mı?" İntikamın biriktirdiği tüm duygular ortaya döküldü. Vedat'a karşılık vermek için hepsi birbiriyle yarışıyordu. En geride kalan korkuydu. İçimde korkuya dair hiç bir iz bulamadım. Acıma duygusu hiç ortaya çıkmamıştı zaten. Zafer kazanmış hissi sevindirse de bu da değildi konuşmak isteyen. En güçlü his alaydı. Vedat'ın karşımda böyle durması hoşuma gitmişti. İfademi o oluşan alaya teslim ettim. "Korkmadığı mı sende biliyorsun."

"Neden geri çekildin o zaman?"

"Seni yakından görmek mide mi bulandırdı. Kendi sağlığım için uzak dursam iyi olur." Bomboş ses tonu. Ne düşünmek isterse onu düşündürecek vurgulama. Küçümseme. Aşağılama. Hepsi vardı...

"Seni artık elimden kimse alamaz." Öfkeden gözleri ateş saçıyordu sanki. Ayağa kalmak için hareketlenince içeriden gelen ayak sesleri artık burada durmamam gerektiğini söylüyordu. Tam zamanında gelmişlerdi. Onlar terasa çıkmadan önce saklanmam lazımdı.

"Üzgünüm Vedat. Yolun sonuna geldin."Bir adım daha geri gittim." Merak etme oğlunda ardından gelecek." Başımı iki yana salladım." Çok uzun sürmez..."

"Psikopatttt..."Vedat'ın bağırmasına aldırış etmemeye çalışarak olabildiğince hızlı köşeyi döndüm." Sen Poyraz'ın kızı olamayacak kadar psikopatsın..."Saklandığım yerden başımı görünmeyecek kadar uzattım. Polisler Vedat'ı yerden kaldırırken o hala benim olduğum tarafa bakmaya devam etti.

"Y-i-n-e g-ö-r-ü-ş-e-c-e-ğ-i-z..." Dudaklarımın arasından sessizce ama bir çığlıkmış gibi tane tane dökülen sözcüklerden sonra gülümsedim. Tam da Vedat'ın söylediği bir psikopat gibi. Gülümsedim. Vedat'da artık Yavuz kadar dağınıktı. Karanlık dünyada ki bir insanın bunları yapsa bu kadar şaşırmazdı ama artık bu ifademle tüm bunları benim yaptığıma kesinlikle emindi. Polis Vedat'ın nereye baktığını görmek için hareketlenince geri çekildim. Ellerimle duvardan destek alır gibi iyice yaslandım. Gözlerimi kapatıp Başımı geriye attım. Rüzgar yüzümü yalayıp geçerken hislerimde yavaş yavaş ortaya çıkıyordu. Canavar ruhum geriye doğru çekilirken beni acının tam ortasına bırakıyormuş gibi kolum sızlamaya başladı. Yüzümü yakan sıcaklık istemsiz akan gözyaşlarımdı. Gözlerim kapalı olsa da hiç bir şey görmüyor olsam da ruhum her şeye tanıktı. Kalbim de ona ortakmış gibi bacaklarımı titretiyordu. Sadece bacaklarım değil tüm bedenim titriyordu.

Siren sesleri uzaklaşırken gözlerimi açtım. Biraz önce neler olmuştu ve ben nasıl bir canavar olmuştum artık düşünmek istemiyordum. Ellerim dövmeme giderken duvardan kayarak yere oturdum. Herkes aynı şeyi söylüyordu.

"Başardım. "Dedim mırıltıyla, akan gözyaşlarım ağzıma doldu. Tuzlu tadını hissediyordum. Tadı tuzluydu ama aynı zaman da acıydı." Başardım." Dedim tekrardan sessizce..." Yukarıdan aşağı tüm kuşlara dokunarak." Başardım baba ama niye böyle hissediyorum." Sanki babam gelip karşımda durmuş garip bakışlarla beni süzüyordu."Herkes senin kızın olmadığımı söylüyor..." Akan her damlanın yerini yenisinin alması çok uzun sürmüyordu. Yutkundum. Tuzlu tat boğazımdaydı."Ben senin kızın değilsem bu intikamı niye alıyorum..."Karnıma doğru çektiğim dizlerimin üstüne sızlayan kolumu koydum. Canım fena halde yandı. Ama bu kolumun acısı mı yoksa babamın kızı olmadığımın acısı mı ayırt edemiyordum. Tek ayırt ettiğim şey büyük bir acının altında kalmış nefes alamıyordum.

TEHLİKEBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin