Bitmemiş İş

26.2K 996 94
                                        

Hafif bir şekilde yanmakta olan avcumdaki kesiği onunkine bastırırken ilk önce ne yaptığımı anlamadı. Anladığında ise elini çekmemesi için daha sıkı tuttum ve Bay Gibs'te elimi tutarken " Adena senin yerine düelloya gireceğine söz verdi." dedi. Elini bıraktım. Dehşete kapılmış bakışları bana çok kızgın olduğunu anlatıyordu ama bana başka seçenek bırakmamıştı. İrina bu işten en az Aaron kadar şikayetçiydi ama artık yapabilecekleri birşey yoktu. Bay Gibs yemini hiçbir şekilde bozmazdı ve sözlerimizi vermiştik. O benim yerime sınava girecek olabilirdi ama en azından düelloya katılarak hayatını bir kere daha tehlikeye atmasına izin vermeyecektim.

Aaron hiçbir şey söylemeden bana bakarken Bay Gibs odadan çıktı ve bende İrina'ya dönüp " Artık gidebilir miyiz?" diye sordum. Tüm bu yolculuk hiçte beklediğim gibi geçmemişti. Uzanıp bana sıkıca sarılırken " Umarım verdiğin karardan pişman olmazsın." diye fısıldadı.

Aaron beni beklemeden odadan çıktı. Sanırım bu ne kadar kızgın olduğunu göstermenin farklı bir yoluydu ama tahmin edilebileceği gibi bende kızgındım. Çıkış yazan koridora doğru onu takip ettim ve buraya geldiğimizde olduğu gibi içinde bir tüpün bulunduğu küçük bir odaya girdik. Daha odaya girer girmez kenarda duran sandalyeyi odanın bir köşesine fırlatarak bana döndü.

" Neden böyle saçma birşey yaptın Adena?"

" Tek başına her şeyin sorumluluğunu yüklenmene izin veremezdim."

" Bıraksaydın ben üstesinden gelebilirdim. İkisinide yapabilirdim."

" Aaron anlamıyor musun? Sınav zor olacaktı ama şimdi çok daha zor olacak. Bay Gibs'le bir saat karşı karşıya kalmak bile aklından geçenleri anlamama yetti. Senin o sınavda ölmeni istiyor. Böylece hem benim o sınavdan kurtulmamı sağlamış olacak hemde senden kurtulacak."

" Peki sen? Bu düellonun kolay olacağını mı sanıyorsun? Aşağıda yüzlerce merial var ve ormanda bize saldıranlarla alakaları bile yok. Hepsi öldürmek üzerine eğitilmiş profesyonel merialler Adena!"

Uzanıp ona sarıldım. İlk başta benden uzak durmaya çalışsada kollarının bedenimi sardığını hissedince rahatlayarak " Lütfen şimdi bunları düşünmeyelim ve burdan bir an önce çıkalım." dedim.

Yanındaki duvarda duran düğmeye bastığında yeni bir tüp geldi ve buraya gelirken yaptığımız gibi içine girip yukarıya doğru çıkmasını bekledik. Aşağıda bıraktığımız bu dünyaya bakarken " Gözlerimi bağlamayacak mısın?" diye sordum. Gülerken " Az önce İrina'nın senin teyzen olduğunu öğrendik. Buna gerek olacağını sanmıyorum." dedi. Haklıydı. Birkaç saat öncesine kadar biri başıma bunların geleceğini söyleseydi onlara sıkı bir tokat atıp saçmalamamalarını söylerdim.

Tüpten indiğimizde bulunduğumuz odadan çıkıp asansöre bindik. Asansör bizi tahta eski bir klübenin içine çıkardı. Bu buraya gelirken içinden geçtiğimiz klübeydi. O ağır küf ve rutubet kokusu unutulabilecek gibi değildi. Kapıdan çıktığımızda Aaron'un arabasına bindik. Bazı sorularımın cevaplarını almış olsamda aşağıda yaşadıklarımız aklımda daha karmaşık sorular oluşturmuştu.

Araba ana yola çıkarken " Birinin Eric'lere sınava neden girmeyeceğimi açıklaması gerekecek ve ben herşeyi bir kez daha tekrar edebilecek miyim bilmiyorum."

" Merak etme. Buna gerek kalacağını sanmıyorum. İrina onlara anlatacaktır. Ama bende gidip konuşurum."

Arabayı evimin önünde durdurup benimle beraber indiğinde " Sende mi geliyorsun?" diye sordum. İçeriye geçip etrafa bakarken " Evi kontrol etmeliyiz. Bir süprizle karşılaşmak istemeyiz." dedi. Haklıydı. Bu tamamen aklımdan çıkmıştı. İrina bizi çağırdığı sırada ben kendi evimde hazırlanmış bir tuzağa doğru yürüyordum. Aaron etraftan kaybolunca üst kattan ayak sesleri geldi. Tahmin ettiğimden bile kısa bir sürede etrafı kontrol edip yanıma geldi.

ATEŞLE OYNAMABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin