Ani bir hareketle arkamı döndüm ama gitmişti. Eğer benim konuştuğum kişi Aaron'sa o kimdi? Yeniden dikkatimi telefona verdiğimde Aaron endişeli bir biçimde adımı söyleyip duruyordu.
" Adena neler oluyor?"
" Burdan iyi çekmiyor sanırım. Çıkıyorum."
Ellerim titrerken ışıkları kapatıp merdivenlerden çıktım. Kapıyı açtığımda Aaron karşımdaydı. Hangisi olduğuna karar vermem fazla zamanımı almadı. Bu gerçek Aaron'du. Ayrıca bodrumdaki Aaron tuhaf bir şekilde konuşamıyordu. Dikkatle suratıma bakarken " Endişelendim." dedi.
" Merak etme iyiyim."
" Emin misin?"
" Evet ama bir şey bulamadım."
" Önemli değil. İyi olman yeter."
Sıkıca sarıldıktan sonra elindeki bardağı bana verdi. Beynimi sanki bir mikserin içine koyup sıvılaşıncaya kadar çevirmişler gibi hissediyordum bu yüzden alkole ihtiyacım yoktu. Bardağı kenara koyarken kulağıma eğiliğ " Ben en üst kata da bakacağım." dedi. Başımı sallayıp kapıyı işaret ettim ve " Bende bahçede olacağım." dedim.
Temiz hava , açık alan. Şu an ihtiyacım olan şeydi. Hızlı adımlarla bahçeye çıkıp köşedeki sallanan sandalyeye oturdum. Başka biriyle öpüşmüş olduğum gerçeğini üzerimden atamıyordum ama kendimi suçlayamazdım. Aaron olduğunu sanmıştım. Kim olduğunu öğrenmem gerekiyordu ve öğrenene kadar da Aaron'a söylememeye karar verdim. Endişelenecek yeni bir şeye daha ihtiyacı yoktu.
Gözlerimi kapatıp düşünmeye çalıştım. O her kimse beni , Aaron'u ve içinde bulunduğumuz durumu biliyordu ama burda kimsenin beni tanıdığını sanmıyordum. İşler giderek tuhaflaşıyordu. Gözlerimi açıp bahçeyi taradım ve sakinleşmeye çalıştım. Aaron çalılıkların arasında saklanmış beni izliyordu.
Aniden yerimden kalktım. Bunun hangi Aaron olduğu aşikardı. Ona doğru birkaç adım attım ama aniden çalılıkların arasında kayboldu. Hızlanıp peşinden gittim ama kimse yoktu. Önümdeki koca ormana baktım. Gece vakti burda onu bulabileceğimi , bulsamda ne yapacağımı bilmiyordum. Yerdeki yaprakların çıtırdağını duyunca arkamı döndüm. Taylor bana bakarken " Adena bu saatte oraya gitmeyi düşünmüyorsun değil mi?" diye sordu. Gülümsemeye çalışarak çalıların arkasından çıktım ve sandalyeye doğru ilerlerken " Bir şey gördüğümü sandım." dedim. Kendimi sandalyeye bıraktığımda oda yanıma oturdu ve " Tilki olabilir. Bu aralar sayıları arttı." dedi. Elindeki birasından büyük bir yudum alırken " İyi misin? Hayalet görmüş gibisin. Rengin bembeyaz." dedi.
" İyiyim. Sen?"
" Ben de.. Komik duyulacak ama bugün facebooktan sana bakıyordum da.."
" Facebook profilimi mi buldun? O şeyi yıllardır kullanmıyorum."
" Evet. Zor olmadı. Dünya üzerinde çok Adena yok."
" Doğru. "
" Müzik zevklerine denk geldim. Tanrı aşkına bir insan neden klasik müzik dinler ki? Bach ve Mozart mı?"
" İnsanın sakinleşmesine yardımcı oluyor."
" Sonra da okuduğun kitaplara denk geldim. Polisiye tarzı olanlara. Sevdiğini bilmiyordum."
" Evet severim. Sen sevmez misin?"
" Hayır ben de çok severim ama asıl dikkatimi çeken film seçimlerin oldu. Harry Potter ha?"
" Evet. Tüm o büyülü dünya ve sihirler ilgimi çekerdi."
" Artık çekmiyor mu?"
" Hayır."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ATEŞLE OYNAMA
Teen Fiction- Sen beni mi izliyordun? - Hemde tahmin edebileceğinden çok daha uzun zamandır. Birden ortadan kayboldu. Etrafıma bakındım. Hayır yoktu. Gittiğini umdum ama birden sağımda belirdi. Dudaklarını kulağıma yaklaştırdı. Nefesi kulağımı gıdıklıyordu. - S...
