Dolabını kapatıp bana döndüğünde iyi bir izlenim yarattığımı anlamıştım çünkü yaşıtım olan diğer oğlanların aksine gerçekten içten bir gülümsemesi vardı. Ama asıl ilginç olan samimi gülümsemesi değildi. Çok tanıdık geliyordu. Sanki daha önce karşılaşmışız gibi. Bu mümkün olabilir miydi?
'' Ah tanıştığıma memnun oldum Adena. Okula hoş geldin.''
'' İsmimi nerden biliyorsun.''
'' Sen gelmeden konuşulmaya başlandı bile. Normalde insanlar burdan taşınır , buraya taşınmazlar. Ayrıca isminde biraz değişik. Tabi iyi anlamda ve akılda kalıyor.''
'' En azından yanlış telafuz etmedin yani iyi bir başlangıç yaptık ha ve sen sormadan söyleyeyim çünkü genelde hep sorarlar hayır anlamını bilmiyorum.''
Gülümseyerek elindeki kitapları çantasına koydu ve bana baktı. Sanırım ilk söylediğim şeyi yani bana müdürün odasının nerde olduğunu göstermesini istediğimi unutmuştu. Hatırlatmak için kaşlarımı kaldırdığımda gülümseyerek '' Aa pardon evet müdürün odası. Gel seni götürebilirim.'' dedi ve merdivenleri işaret etti.
'' Yo nerde olduğunu söylesen yeter gerisini ben halledebilirim. Derse geç kalma istersen.''
'' Evet. Tarih dersine geç kalmak gerçekten çok ama çok kötü olur ama sanırım ufak bir fedakarlık yapabilirim.''
Söylediği şeye gülerken başımla bana yolu göstermesini işaret ettim ve yanında yürümeye başladım. Koridordaki açık camlardan içeriye dolan soğuk hava tüylerimi diken diken ederken ceketime daha sıkı sarıldım. Bunu görünce gülerek " Evet.. Buranın soğuğu nerde olursan ol gelir seni bulur. Kalın giyinmeye alışman gerekecek." dedi. Sadece gülümseyerek karşılık verdim. Anlamını bilmediğim bir şekilde kendimi ona bakarken , yüzünde ne olduğunu bilmediğim birşeyi ararken buluyordum.
Merdivenden çıkarken bir an için gözlerine baktım ve işte o an tedirginliğimin tavan yaptığı an oldu ve istemsizce '' Ben seni nerden tanıyorum?'' sorusu dudaklarımdan döküldü.
Bu dediğim ona hiçbir şey ifade etmiyormuşcasına bana baktı ve omuz silkerken '' Bilmem'' diyerek geçiştirdi ama bu geçiştirelecek bir şey değildi.
'' Emin misin? Çünkü çok ama çok tanıdık geliyorsun?''
'' Bir kaç dakika önce hiç öyle geliyormuşum gibi değildi ama.''
'' Evet yani bilmiyorum bir anda öyle geldi.''
'' Çok taşınan insanlara olur öyle şeyler.''
'' Çok taşındığımı nerden biliyorsun.''
'' Dedim ya sen buraya gelmeden önce biz seninle ilgili çoğu şeyi biliyorduk. Burası küçük bir yer ve bu okulda buranın tek lisesi. Ayrıca dediğim gibi son zamanlarda buraya hiçkimse taşınmadı."
Konuyu değiştirmeye çalıştığını anlayabiliyordum ama dediği çok mantıklıydı. Gerçekten çok fazla okula gitmiş ve çok fazla insan görmüştüm. Muhtemelen gözleri aynı onunki gibi olan birini aklımın bir köşesine yazmıştım ve şimdi çarpık zihnim o görüntüyü bana karşı beni korkutmak için kullanıyordu. Bu daha öncede birkaç kere olmuştu bu yüzden bende uzatmayıp konuyu değiştirme oyununa katıldım yoksa onu ürküteceğimden korkuyordum.
" Taşınmak için kötü bir zaman seçmişsiniz."
'' Evet bu sabah babam gazeteyi okurken gördüm ve burdaki ilk günüm için pek de güzel bir başlangıç olmadı.''
" Ben aslında okul açıldıktan bir ay sonra taşınmanızdan bahsediyordum ama gördün demek."
" Evet. Beni biraz korkutmadı değil."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ATEŞLE OYNAMA
Fiksi Remaja- Sen beni mi izliyordun? - Hemde tahmin edebileceğinden çok daha uzun zamandır. Birden ortadan kayboldu. Etrafıma bakındım. Hayır yoktu. Gittiğini umdum ama birden sağımda belirdi. Dudaklarını kulağıma yaklaştırdı. Nefesi kulağımı gıdıklıyordu. - S...
