4

89.9K 5.1K 951
                                        

"Cenneti görmemiz için gözlerimizi açmamız değil, belki de kapamamız gerekir. "
-İhsan Oktay Anar

 "-İhsan Oktay Anar

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

5 yıl sonra

Beş yıl boyunca bir hiç'in peşinden sürüklendim. İyi bir üniversiteye gittim. Güzel bir evimiz oldu.

Kuzenim Ezgi sayesinde hiç yalnız kalmadım. Aynı üniversitede olmamızın yanında gecelere kadar birlikte eğlendik. Türlü türlü genç kız yaramazlıklarına imza attık. Başımızı çoğu kez belaya soktuk, bütün İngiltere'yi gezmek için yollara koyulduk. Bir sürü arkadaş edindik. Ezgi benim en iyi arkadaşım olmasının yanında, hayatta bir daha bulamayacağım en iyi dostumdu.

Harika bir erkek arkadaşa sahip oldum. O da benim gibi Türkiye'den okumak amaçlı İngiltere'ye gelmişti. Eğlenceli ve oldukça yakışıklı biriydi. Üniversite hayatımın eğlenceli geçmesinde büyük katkıları vardı.  Deli gibi aşık olduğumu sanmıyordum ama onunla birlikte olmak her şeyi unutmamı sağlıyordu. Beni güldürüyordu ve en önemlisi bana değer veriyordu.

Tabi her ilişkide olduğu gibi hazin bir son bizi buldu. Mezun olmama iki ay kala ayrıldık. Kıskançlığı gözle görünür bir hal almaya başlamıştı. Son altı ay bütün anlarımız birbirmizi yıpratmakla geçmişti ve en iyisinin ayrılmak olacağını düşünüp, ayrılmıştık.

Dedemi kaybettim. Üniversitemin üçüncü yılında, harika bir Nisan akşamı dedemi kalp kriziyle apar topar hastaneye kaldırdık. Ama öldü.

Bu durumu atlatmam uzun sürdü. Hiçbir şeye kafamı veremediğim için okulumu bir yıl daha uzattım. Ezgi benden bir yıl önce mezun oldu ve beni beklemek için küçük bir işe girip çalışmaya başladı.

Dedemi asla unutmadım, içimdeki acı da bir nebze olsun azalmadı ama hayatıma devam etmemin gerektiğini kavradıktan sonra uzayan okulum için büyük uğraşlar verdim.

Ve sonunda mezun oldum.

Mezuniyetimin akşamında güzel bir parti sayesinde şu an ayaklarıma topuklularım yüzünden çiviler batıyordu. Bar taburesinin üstüne oturduğumda güzel bir oh çektim. Bir süre buradan kalkmaya niyetim yoktu. Barmenden içmek için bir şeyler isteyip, arkadaşlarımı izlemeye koyuldum.

Onları bir daha göremeyeceğimi düşünmek beni üzüyordu. Güzel bir üniversite hayatım olduğu için onlara teşekkür etmeliydim.

Hafif bir şeyler daha içtikten sonra saatin geç olduğunu fark edip, eve gitmek için toparlanmaya başladım.

James, "Seni eve bırakayım" diye ingilizce bir şeyler mırıldanırken toparlanmam için de yardım ediyordu. İçkiden biraz başım dönmüştü ama en büyük acıya topuklarım maruz kalıyordu.

MühürHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin