Tanıtım

33.2K 688 45
                                        


FANUS

Başka Bir Dünya;

İlk kez öldürdüğünde bir değil, sanki bin kişi öldürmüş gibi olursun. İkinci kez birini öldürdüğünde alt tarafı bir tek kişiyi öldürmüşsündür. Üçüncü kez ise kimseyi öldürmüş sayılmazsın."
-İhsan Oktay Anar

Gece ve gündüz alemleri, iki farklı dünya. İki farklı kutup. Bu iki farklı dünya da hapsoldum. Dünyalardan biri hayatımı huzurla sürdürdüğüm yerdi, her şekilde aşinaydı bu dünya bana. Örnek alınacak kişiler ve okuldu. Diğer dünya ise; tamamen farklıydı ve aynıydı. İlgi çekici, korkunç ve gizemli şeylerin görüntülerini barındırıyordu. Ölümün hakimiyeti, katiller ve çığlık atan kadınlardı. Bu dünya umutsuzluğun bir diğer ismiydi.

Tanrı beni iki dünyada da yalnız bırakarak, kendime gelmemi sağlayacağı sayısız yol sunuyordu. İşte ben de bu sayısız yollardan birinde yürüyordum ve hayatta kalmaya çalışıyordum.

Dünyanın kötü tarafını tanıdıktan sonraysa uzun süre bir şey yapmak istedim. Hayalim yoktu. Hayatın bir rehini haline geldim.

Yaşadığım tüm anı ve karşılaşmaların bir sebebi vardı. Bu sebepler beni ona götürdü. Onunla ise aynı yönde yürürdük ve sonsuzluk hakkında konuşurduk. Ama burası bizim sonumuz oldu. Sadece birbirimizi yıktık. Aynı rüyayı gördüğümüzü sanıyordum ama bu rüya sadece bir rüya olarak kaldı. Oyunumuzun sonunda ayrılık vardı ve yalanlarla doluydu. Ödediğimiz bedel buydu.

Not 1: Aklımdaki bu yepyeni kurguyu çoktan yazmaya başladım ve bir şans verirseniz, pişman olmayacağınızı düşünüyorum.

*^*

YAKALA

Ben değişir miydim? Farklı bir yol seçseydim. Durup geriye bakmasaydım.

Her insanın kendi özünü bulması için yıkması gereken yollar vardır. Ben de çocukluğumun ayakta durmasını sağlayan sütunlara inen ilk darbeyle öldüm. Bu darbe, bir süre sonra atlatıldı, çatlaklar birlikte büyüdü, iyileşti ve unutuldu. Ama en gizli köşelerde yaşamaya ve kanamaya devam etti.

Kanunsuzluk devletin kendisindeydi ve ben hayatımın sütunlarına inen darbeyi kanunların insafına bırakmadım. Suçlarımı aydınlatan ışıkların gölgesinde yürümeye devam ettim.

Masum bir çocuktum ama büyüdüm. Kısık olan ışığı çoktan söndürdüm. Hayatımın üzerine bir bedel koydum ve şimdi o bedeli ödetmek için geri döndüm.

Note 2: Hepimizin haksızlığa tahammül edemediği zamanlar vardır. Ama eğer birisi hayatınızı haksız yere elinizden alsaydı ne hissederdiniz?
Bu taptaze kurgumu sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Umarım ilginizi çeker 🌸

MühürHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin