36

266 7 27
                                        



Bütün sabahımı Tyler'ın peşinde koşarak geçirsem de dün olanlardan sonra onunla tek kelime bile konuşamadan okula gelmiştim.Lanet Crimson High'da dedikodular çoktan her yeri sarmıştı. Aptal zengin züppeleri dün geceki fiyaskodan sonra bana bakıp küçümseyici kahkahalar atıyorlardı. Öfkeli ve utanmış bir halde dolabıma gidip ders programına göre kitaplarımı almaya başladım. Dolap kapağını kapatmamla Victoria'nın o yüzünü görmem bir oldu.

"Alice." dedi Victoria yapay bir ses tonuyla. "Yorgun görünüyorsun. Ne o, yoksa dün gece iyi uyuyamadın mı?"

Yanındaki sarışın bir kız dudak bükerek araya girdi. "Belki de Rosewood'daki döküntü evinde sular kesiktir, temizlenememiştir. Biliyorsun Victoria, o taraflarda temiz su bile lüks."

''Benden n-ne istiyorsunuz?!''dedim sinirle.

Victoria dudaklarında bir aşağılayıcı kıvrımla bana bir adım daha yaklaştı.

"İstediğimiz şey çok basit, küçük varoş." dedi."Sadece yerini bilmeni istiyoruz."

''Ben size hiçbir şey yapmadım! Benimle dalga geçen sizsiniz!''

Arkasındaki kızlardan biri pahalı tasarım çantasını düzelterek Victoria'nın omzunun üzerinden bana baktı. "Dalga geçmek mi? Tatlım, biz sadece gerçekleri yüzüne vuruyoruz. Crimson High'ınçimlerine o ucuz ayakkabılarınla basıyor olman bile bir mucize."

Victoria titreyen ellerime bakıp zafer kazanmış bir edayla fısıldadı:

"O yüzden o küçük, gururlu başını önüne eğ ve bizim yolumuzdan çekil. Yoksa o çok sevdiğin aptal evine okuldan atılmış bir zavallı olarak dönmek zorunda kalırsın. Anlatabiliyor muyum?"

Diğerleri gülüşürken başımı öne eğip kitaplarımı göğsüme siper ettim. Onlarla konuşmanın hiçbir anlamı yoktu..Sonra tam arkamı dönüp gitmeye hazırlanıyordum ki Mac'la karşılaştık. Bakışları Victoria'nın üzerinde donuk birer bıçak gibi gezindi.

"Victoria." dedi Mac."Seks kasedi olan biri için fazla konuşuyorsun."

Koridorda huzursuz bir sessizlik oldu. Victoria istifini bozmadan Mac'e doğru bir adım attı. "Rosewood'dan getirdiğin o ucuz mahalle dedikodularıyla beni korkutabileceğini mi sanıyorsun seni aptal?''

''Sadece gerçekleri söylüyorum.''

''Aptal kurgularına ayıracak vaktim yok!''

Mac Victoria'ya daha da yaklaştı. Yüzünde ne yapacağını bilen bir avcının sakinliği vardı. "O kurgu dediğin şeyin içindeki yatağın başlığında ailene ait o meşhur armanın parladığını hatırlıyor musun? Meşhur Archibald arması.."Sesi herkesin duyabileceği kadar netti."Hatta boynundaki o altın kolyenin videonun ortasında nasıl koptuğunu? Eğer bu sadece bir dedikoduysa..neden şu anda o kolyeyi takıyorsun Victoria?''

Victoria'nın eli istemsizce boynuna gitti. O an koridordaki güç dengesi bir anlığına değişir gibi oldu. Mac kazandığı zaferin tadını çıkararak gülümsedi.Victoria'nın çenesi kasıldı ancak geri adım atmadı, aksine Mac'in göğsüne işaret parmağını bastırdı. "Bana bak Rosewood döküntüsü," dedi."O kolyeyi takıyorum çünkü bu okulda kimin neyi takacağına, kimin neyi konuşacağına ben karar veririm ! Beni anladın mı? Benimle böyle konuşanların başına ne geldiğini ezik arkadaşların sana söylemedi mi?''

"Karar verdiğini sanman çok hoş Victoria." dedi Mac."Ama unuttuğun bir şey var. O kolye boynunda durduğu sürece o videoyu gören herkes sadece inlemelerini değil o armanın nasıl lekelendiğini de hatırlayacak.''

ÜVEY KARDEŞBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin