32

298 8 14
                                        



Okuldan aldığım uzaklaştırma babam için sadece bir ceza değil, beni sürekli gözetim altında tutması için de mükemmel bir fırsat olmuştu. Beni evde tek bırakmaya güvenmediği için sabah erkenden onunla birlikte karakola gidip gün boyu önüme yığılan lanet dosyaları zımbalıyor, geri dönüşüm ayıklıyor ve yaşlı memurların bitmek bilmeyen kahve taleplerini karşılıyordum.Sonra akşam olup eve geldiğimizde de babamın yanında yemek pişirmesine ve diğer bütün ev işlerine yardım ediyordum.

O akşam eve döndüğümüzde ikimiz de bitkindik. Babam sessizce mutfağa geçti ve akşam yemeği hazırlamaya başladı. Ben de isteksizce sofrayı kuruyordum ki kapı çaldı.

''Ben bakarım.''dedi babam.

''Tamam.''

Tezgahtaki bardakları alıp masaya yerleştirdim. Sonra tabakları da masaya koyacaktım ki adımı duymamla duraksadım.

''Alice.''

''Tyler.''

İçeri girer girmez babama ve bana bakarak "Geçen gün yaşananlar için özür dilemek istedim.''dedi.

''Tyler..birbirinizi çok üzdünüz.''dedi babam.

''Biliyorum. Ama Alice ile aramızdaki mesele...sadece bizi değil, annemin de huzurunu bozmaya başladı. Bu yüzden sizden özür dilemek istedim.''

Babam bana kısa bir bakış fırlattı. Gözlerinde Tyler'ın gelişine benim sebep olup olmadığımı anlamaya çalışan o şüpheci ifade vardı. Sonra tekrar Tyler'a döndü:

''Özrünü kabul ediyorum Tyler. Ama madem buraya kadar geldin, geç otur. Karnını doyururken gerçekten neyin değiştiğini de anlatırsın.'

Babam sandalyeyi gıcırdatarak çekti ve oturdu.

''Hadi Alice, otur da yemeğe başlayalım.''

Masaya oturduğumuz ilk birkaç dakika hayatımın en uzun dakikaları gibiydi. Bir yanımda Bayan Patricia ve diğerlerinin boşluğu, diğer yanımda Tyler'la aramdaki o bitmek bilmeyen gerginlik ve tam karşımızda her şeyi düzeltmeye ya da tamamen koparmaya kararlı olan babam..Gerçekten ne yapacağımı bilmiyordum.

Üçümüz babamın yaptığı o yoğun kokulu körili tavuğu yerken ortamdaki gerilim yavaş yavaş dağılmıştı.Babam Tyler'a basketbol takımı, yaklaşan turnuvalar ve okuldaki aptal dersler hakkında sorular soruyor ve Tyler da babamın bu beklenmedik "normalleşme" çabasına tutunmaya çalışarak soruları cevaplıyordu. Ve bunu yaparken aradaki buzları eritmek istercesine her cümlesine dikkat ettiğinin farkındaydım.

''Alice, senin tarih ödevin ne durumda? Bitti mi?''

''Bitti sayılır baba, birkaç sayfalık araştırma kaldı.'' dedim başımı tabağımdan kaldırmadan.

''Tyler ile aynı ünitedesiniz sanırım, beraber bakabilirdiniz aslında.'' diye ekledi babam, nabız yoklar gibi.

Sadece kısa bir bakış fırlatıp ''Gerek kalmadı, kendim halletim zaten.'' diyerek çatalımı tabağımdaki sebzelere sapladım. Babamı tatmin edecek kadar net ama Tyler'a araladığı o küçük kapıyı sertçe kapatacak kadar mesafeliydim. Okulda yaşananlardan sonra ona hala kızgındım.

''Edebiyat öğretmeninizin değiştiğini duydum.''

''Evet, yerine asistan öğretmen geldi.''dedi Tyler.

Bu sırada babamın telefonu çaldı''Buna bakmam lazım çocuklar.''dedi ve telefonla konuşarak salona doğru ilerledi. Babamın ayak sesleri salona doğru uzaklaştığında mutfaktaki o yapay neşe de sanki onunla birlikte gitti. Geriye sadece ikimizin arasındaki o tehlikeli sessizlik kaldı.

ÜVEY KARDEŞBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin