29

332 10 22
                                        



"Luna!" 

Luna elindeki kitapları dolabına yerleştiriyordu. Adını duyunca bir an için duraksasa da arkasını dönmedi. Ancak yanına gittiğimde yüzündeki o her zamanki neşeli ifadenin yerini buz kesmişti. 

"Luna..sana seslendim ama sanırım-" 

 "Ne var?" diye tersledi.

''Sen iyi misin?''

''İyiyim! Hatta harikayım! Sayende her şey mükemmel!''

''Nasıl..yani?''dedim şaşkınlıkla.

"Erik ne halde, görmedin mi?''

"Biliyorum ama ben onu korumaya—"

"Korumak mı?" bir adım öne çıktı. "Mac gibi bir pislikle ne işler çevirdiğini bilmiyorum ama Erik'i bu işe karıştırmana asla izin vermemeliydim.''

"Luna o benim en yakın arkadaşım, ben ona asla—"

"Birkaç gün öncesine kadar öyleydin." dedi kitaplarını sertçe göğsüne bastırarak. "Şimdi ise sadece Erik'in hayatını mahveden o kızsın. Mac'le arandaki o iğrenç ilişki...her neyse...Umarım buna değmiştir. ''

"Aramızda bir şey olmadığını sen de biliyorsun!" Sesim koridorda yankılanınca birkaç kişi dönüp bize baktı. Sesimi alçaltarak yalvardım: "Luna, lütfen... Sadece bir dakika, açıklamama izin ver..Telefonda sana açıklayamazdım."

''Şuanda seninle konuşmak istemiyorum Alice!'' deyip dolabının kapağını şiddetle kapattı ve bana bir kez bile bakmadan kalabalığın içinde bir yabancı gibi kaybolup gitti.

Koridorun ortasında taş gibi donup kaldım. Her şeyin ne kadar berbat göründüğünü biliyordum ama hepimizin bildiği gibi ona anlatamayacağım o kadar çok sır vardı ki... Susmak bu aralar tek çaremdi. Ancak yine de üzerine gitmek istemiyordum, Eric yüzünden zaten hassastı, bir de ben ateşe körükle gitmesem iyi olacaktı. Onun güvenini tamamen kaybetmeyi göze alamazdım.


Öğleden sonranın yorgun güneşi, okulun yüksek camlarından içeri sızıp koridorun tozlu sessizliğine çarparak yere devriliyordu. Havada uğursuz dedikodular kol gezerken okuldaki herkesin gözü üzerimdeydi, koridordan geçerken fısıltılar peşimden geliyordu. Ama benim gözüm sadece tek bir kişiyi arıyordu.Eric.

Eric de okula dönmüştü dönmesine ancak anlaşılan avukat benim gibi onu da korumak için ''psikolojik desteğe ihtiyacı olan'' kırılgan bir çocuk palavrasını kullanmıştı. Ve bıçaklandığı ortaya çıktığında da şerifin gazabından kimse koruyamamıştı onu. Fakat o geceyle ilgili  yaşananlar kanunen bir noktada şerifin suçu sayılıyordu; reşit olmayan çocukların olduğu evde lanet silahlarını uluorta koymaması gerektiğini gayet iyi biliyordu.Ve işte böylece Eric de her şeyden aklanmıştı..Okul dışında. Okuldakiler önce ''psikolojisi'' için basket takımına ara vermesini istemiş, sonra da okulda onun bir katil, ucube, gay... olduğuyla ilgili türlü dedikodular çıkarmışlardı. Durumu benden kötü sayılmazdı ancak kesinlikle benden de iyi değildi. 

''Eric!''

Bana doğru döndüğünde yanağındaki o korkunç morlukla göz göze geldim.

''Aman Tanrım! Yüzüne ne oldu?!''

Eric omuz silkti.''Sence?''

''İyi misin?''dedim çaresizce.''Acıyor mu?''

Ve ona doğru bir adım attığımda Luna'nın birkaç metre ötede durup ona nasıl baktığını fark ettim. Gözlerinde Eric için duyduğu o derin endişe ve bana olan öfkesi iç içe geçmişti. Eric ise Luna'ya bakmıyordu bile, kafası çok doluydu ve ilişkileri de o geceden sonra sessiz bir savaşa dönüşmüştü.

ÜVEY KARDEŞBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin