Sabah olduğunda hava her zamankinden daha soğuktu.Ya da bana öyle geliyordu.Aynanın karşısına geçip biraz kendime baktım. Gözlerimin altındaki yorgunluk ruh halimi ele veriyor gibiydi. Yine de en açık saçık kıyafetlerimden birini giyip yüzüme parıltılı bir makyaj yapmıştım.Saklanmaya çalışmaktan bıkmıştım ve eski Alice'in aksine artık bütün gözleri üzerime çekmek istiyordum. Üzerime koyu renk bir ceket giydikten sonra telefonumu alıp aşağı indim.
Fakat bugün o her günkü sıkıcı günlerden biri değildi. Bugün okula gitmeyecektim. Babama reglimin çok ağır olduğunu ve uslu bir kız çocuğu gibi evde yatıp dondurma yiyeceğimi söylemiştim. Ancak hepimizin tahmin ettiği üzere bu koca bir yalandı, Erik'le buluşup polis merkezinden o lanet gömlek parçasını çalıp yok edecektik.Yani, en azından plan buydu.
Küpelerimi kulağıma takıp evden çıkmak üzeredeydim ki Tyler'la karşılaştık. Bunu asla beklemiyordum ve bir an için ne diyeceğimi bilemedim.
"T-Tyler..sen neden okulda değilsin?" dedim, sesimdeki şaşkınlığı gizleyemeden.
Bakışları ağır ağır üzerimde gezindi.Tepeden tırnağa süzdü beni.''Sen neden okulda değilsin?''diye karşılık verdi ve yanıma yaklaşırken gözleri dekoltemde biraz fazla oyalandı.''Hasta olduğunu sanıyordum.''
''E-evet.''dedim bir bahane bulmaya çalışarak.''Öyleydim..ama şimdi daha iyiyim.''
Dudağının kenarında beliren o silik gülümseme, söylediklerimin ardındaki gerçeği ele veriyordu. Lanet olsun ki ikimiz de bunun ne kadar zayıf bir bahane olduğunu biliyorduk.
Tyler bir adım daha yaklaştı ve parmakları saçımın bir tutamını yakaladı.''Nereye gidiyorsun, böyle?''
''Şey..biraz alışveriş yapacağım.''dedim ama bu yalana kendim de inanmadığım için sesim son derece zayıf çıkmıştı.Sonra okları benim üzerimden uzaklaştırmak için''Sen neden eve geldin? diye sordum.
Tyler tam ağzını açmıştı ki telefonum titredi. Bu Eric'in geldiğine işaretti ancak Tyler tepemde gardiyan gibi dikilmiş, her hareketimi izlerken telefonu açıp bakamıyordum.
''Kim o?''
''Luna.''dedim hemen ve gülümsemeye çalışarak ekledim.''Kimya notlarını..atacaktı.''
Kısa bir sessizlik oldu. Bakışları üzerimde gezindikçe en küçük hareketimi bile kaçırmamaya çalışıyormuş gibiydi.
''Tamam.''dedi sadece.
Ve arkasını dönüp çıkarken gelen korna sesiyle elim ayağıma dolaştı. Siktir. Ancak Tyler'ın arkasından koşarak evden çıktığımda çoktan Eric'in yanına varmıştı.
Eric arabaya yaslanmıştı.Yüzünde o tanıdık rahat ifade vardı. Sanki birazdan yasadışı işlere bulaşmaya değil de okulu kırıp piknik yapmaya gidecekmişiz gibi bir hava vardı üzerinde.
"Burada ne işin var?" dedi önümde duran Tyler.
"Rahat ol dostum.." dedi Eric umursamaz bir tonla."Kardeşini yemeyeceğim."ve kısa bir duraksamanın ardından ekledi."Sadece küçük bir işimiz var...polis merkezinde."
Tyler'ın bakışlarının yavaşça bana kaydığını görebiliyordum.
"Hasta değil miydin sen?" dedi tekrar. Sesi bu kez daha keskindi.
Yutkundum.
"D-daha iyiyim dedim ya." dedim kısık bir sesle.
"Ne tesadüf."derken dudaklarının kenarı alaycı bir şekilde kıvrıldı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÜVEY KARDEŞ
AksiyonÜvey kardeşiyle aşk yaşayan bir kızın hikayesi. *Cinsellik, argo ve küfür içerir. *+18 *Bu hikayedeki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür.
