Evden çıktığımda hava yine çok sıcaktı. Ana cadde üzerindeki bakkala girip her zamanki gibi bir paket sigara aldım. Dükkandan çıktığımda sigaramı yakıp ilk nefesimi çekiyordum ki telefonum titredi. Arayan Mac'ti.
"Mac?''
"Sadece..sesini duymak istedim." dedi Mac'in sesi. "Daha iyi misin?"
"İyiyim." dedim dumanı yavaşça havaya bırakırken.
"Neredesin?"
"Dışarıdayım. Biraz yürümek istedim."
Kısa bir sessizlik oldu.
"Gelmemi ister misin? Birlikte yürürüz."
Bir an için duraksadım. Mac ile olmak, onun o 'boş' ama bir o kadar da karmaşık zihniyle yan yana yürümek..Doğru mu yapıyordum? Yaşanan her şeyden sonra içimdeki lanet ses 'hayır' dese de bir tarafım da onunla birlikte olmak istiyordu.
"Tamam..olur."
Kısa süre sonra Mac göl kenarındaki buluşma noktamızda belirdi. Gölün durgun suyu güneşin altında parlıyordu. Birlikte kıyıya doğru yürüyüp tahta bir banka oturduk.
"Hava çok sıcak, değil mi?" dedi Mac.
"Evet." dedim başımı sallayarak.
Bir süre sessizce oturmaya devam ettik. Sonra Mac ayağa kalkıp "Hadi gel, biraz yürüyelim." dedi. İtiraz etmedim. Göl kenarındaki sahil yolunda ilerlerken bir sigara daha çıkarıp yaktım.
"Her zaman sigara içiyor muydun?" diye sordu Mac.
"Şey..aslında son zamanlarda başladım." dedim. "Kafamı dağıtmak için."
Yolun sonundan sağ taraftaki sokağa saptığımızda neşeli bir melodi çalan eski bir dondurma arabasıyla karşılaştık. Okul saatleri olduğu için sokaklar tenhaydı, sadece annesinin elini tutan küçük bir çocuk vardı önümüzde. İkimiz de dondurma aldıktan sonra tekrar sahil yoluna doğru yürümeye başladık. Biraz daha ilerleyince yolun sonundaki tenha kayalıkların olduğu bölgeye ulaştık. Burası gerçekten de kafa dinlemek için güzel bir yerdi. Yukarı tırmanıp kayaların üzerine oturduk. Dalgaların kayalara çarpma sesi dondurmalarımızın eriyen soğukluğuyla birleşiyordu.
"Genelde neler yapıyorsun?" diye sordu Mac, dondurmasından bir ısırık alırken.
"Ben..genelde dışarıda dolanıyorum ya da Mia'larla falan takılıyorum." dedim omuz silkerken. "Sen?"
Mac bakışlarını ufka dikti. "Ben de..Ama herkes okulda olduğu için ya evdeyim ya da dolanıyorum. Annemler beni rahat bırakırsa tabii."
''Okulu özledin mi?'' dedim.
''Hayır, aslına bakarsan hiç özlemedim..Gerçi hiçbir şey hatırlamıyorum ama..''
''Ben de.'' dedim. ''En azından ikimizin de okula gitmemesi iyi oldu.''
İkimiz de bu lanet kasabada birer mahkum gibiydik. Ailelerimiz, dersler, beklentiler ve korkunç anılar..Hepsi bizi bir yere sıkıştırmaya çalışıyordu ama biz burada, bu kayalıkların üzerinde dünyanın geri kalanından kopmuş iki yabancı gibi oturuyorduk. Ve garip bir şekilde bu hiç de kötü hissettirmiyordu.
"Bana kızmadın değil mi?" diye sordu Mac. "Yani..o öpücükten dolayı?"
Ona baktığımda gözlerinde hala o belirsizlik vardı.
"Hayır." dedim yumuşak bir sesle. "Aslında..o gece yanımda olduğun için teşekkür ederim.''
"Beni her zaman çağırabilirsin." dedi. "Zaten yapacak daha iyi bir şeyim yok. Yalnız hissedersen..ben hep buradayım."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÜVEY KARDEŞ
AcciónÜvey kardeşiyle aşk yaşayan bir kızın hikayesi. *Cinsellik, argo ve küfür içerir. *+18 *Bu hikayedeki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür.
