22

559 12 16
                                        


Güneş tam tepedeydi. Sahanın ortasında dururken güneş ışığı gözlerimi sulandırıyordu. Amigo kızlar çoktan büyük bir kule oluşturmayı başarmıştı. Luna yanımda hareketleri tekrar ederken dün gece Eric'le yaşadıkları tartışmayı en ince ayrıntısına kadar anlatıyordu. Her şey olması gerektiği gibiydi. En azından dışarıdan öyle görünüyordu.

"Beş, altı, yedi, sekiz!" Daisy'nin sesiyle hareketleri yapmaya devam ettim.Zıplayıp ellerimi belime yerleştirdim.

''Dokuz, on!''

Kollarımı kaldırırken gülümsemeyi ihmal etmedim. Ama içimde ritme uymayan bir şeyler vardı. Aklım başka bir yerde olduğu için dikkatim sürekli dağılıyordu. Bakışlarım da doğal olarak kayıyordu...sahanın karşı köşesine. Odaklanmaya çalışsam da gözlerim oraya takılıyordu işte. Tyler ve arkadaşları karşıda basket oynuyordu. Topun çarpma sesi buraya kadar geliyordu. Bir anlığına kendimi bu sahnenin dışında hissettim. Sanki aptal bir camın arkasından olanları izliyordum.

"Odaklan Alice!"

Daisy'nin sesiyle irkildim.

"Tekrar!"

Derin bir nefes çekerek tekrar pozisyon aldım.

Toparla kendini.

Müzik yeniden başladı.

"Beş, altı—"

Başka hiçbir şeyi düşünmemeye çalışarak zıpladım. Sonra tam dönüp kollarımı kaldıracağım sırada bir şey hızla görüş alanıma girdi ve kafam geriye savruldu.

''Ahh!'' dedim yere düşerken. Dünya ayaklarımın altından kaymış gibi yere kapaklandım. Ancak dengem kaybolunca yana doğru bükülerek dizimin üstüne düştüğüm için bacağımı yaralamıştım ve bunu görünce attığım çığlık karşısında -sahanın diğer tarafındaki Bay Hudson dahil- herkes birden başıma üşüştü.

Sesler giderek boğuklaştı. Tanrım, az önce neler düşünüyordum ve şuanda neredeydim? Her şey bir anda olmuştu.

"Hey! Hey!"

Etrafımdakiler bir şeyler söylüyordu. Luna yanıma eğilmiş sırtımı okşuyordu. Ama ben sadece dizimdeki o keskin, yanıcı acıya odaklanmıştım. Gözlerimi sıkıca kapattım. Kesinlikle acıdan değil, aptal Cassie ve diğerlerinin bu rezilliğe şahit olması sinirlerimi bozmuştu ve Jason'ın bunu öğrenmesini kesinlikle istemiyordum. Sıkıntıyla dişlerimi sıktım. Harika. Okulun ezikler listesine girmeyi başarmıştım. Gözlerimi açtığımda gökyüzü bulanıktı. Sonra bakışlarımı indirince karşımda dikilen Tyler'ı gördüm.

"İyi misin?"

Sesinde alışık olmadığım bir ciddiyet vardı.

"Ben..." dedim ama devamı gelmedi. Uzun zaman olmuştu ve Tyler'ın benimle konuşmasını kesinlikle beklemiyordum.

"Top kafana mı geldi?" 

Başımla hafifçe onayladım. 

"Tamam, kalkma." dedi hemen. Ama zaten kalkamazdım. Dizim çok kötü görünüyordu ve herkes böyle tepemde dikilirken kendimi daha da ezik duruma düşürmemek için gözyaşlarımı bastırıyordum.

"Revire gidiyoruz."

Luna da bunu destekleyecek birkaç şey mırıldanırken benim gözlerim Tyler'ın üzerindeydi. İtiraz etmedim. Beni yavaşça kucağına aldı ve hemen arkamızda şimdiden mızmızlanmaya başlayan Cassie'ye aldırmadan kalabalığı yarıp revire doğru yürümeye başladık. Koridordaki sesler meraklı mırıltılara dönüştü. Mac ve yanındaki çocuklar sınıfın önünden geçerken birbirlerine imalı bakışlar atmayı ihmal etmedi.

ÜVEY KARDEŞBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin