43

187 7 14
                                        


 Elimi daldırdığım kimyasal banyonun içinde fotoğraf kağıtları yavaş yavaş netleşirken arkamda dikilen Debby ve Ali'nin bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum. İkisi de dün gece olanların bir kısmını biliyordu. Yani en azından..birlikte akşam yemeği yediğimiz, Cassie'yle kavga ettiğimiz ve Mac'in beni koruduğu kısımları.

Debby nihayet sessizliği bozdu.

 "Alice." derken sesi o kadar endişeliydi ki bir an için arkama dönmeye korktum. "Mac seni rahatsız etmiyor değil mi? Bak, eğer aranızda bizim bilmediğimiz bir şey varsa, seni zorluyorsa ya da tehdit ediyorsa bize her şeyi söyleyebilirsin. Biz senin yanındayız."

Ali de hemen arkasından başını sallayarak Debby'yi onayladı. "Evet Alice, kesinlikle yanındayız. Bir şey olduysa bunu bizden saklamana gerek yok.''

Nefesimi titrekçe dışarı verdim ve fırçayı kabın kenarına bıraktım. Kalbim yine huzursuzlukla hızlanmıştı.

 "Hayır." dedim yutkunarak.''H-hayır, gerçekten öyle bir şey yok. Sadece..o gece çok kötüydüm ve o kelimeler bir anda ağzımdan çıktı.''

Debby şüpheyle gözlerini kıstığında kırmızı ışığın altında yüzü iyice gergin görünüyordu. "Emin misin?"

"Evet, eminim." dedim kafamda alelacele kurduğum bir yalanla."Eski okulda..Rosewood'da okurken onunla birkaç kez kavga etmiştik.Aramız pek iyi değildi..O yüzden olaylar o kadar büyüdü. Hepsi bu."

Bu açıklama en azından şimdilik onların kafasındaki bazı karanlık senaryoları silmeye yetmişti. Ali rahatlamış bir nefes verdi."İyi bari..Biz de seni lanet bir sapığın eline bıraktık sanıp deliye döndük."

Gazete odasından çıkıp okul koridoruna adım attığımızda üzerimdeki sıkıntının biraz olsun hafiflediğini hissettim. Debby ve Ali ile birlikte okulun diğer kanadında bulunan kantine doğru yürüdük. Orada Mac'le karşılaştım. Dün gece bizim evde yaşanan o büyük kaostan, Cassie'nin suçlamalarından ve Mac'in Tyler'ın gözünün içine baka baka "Alice benim sevgilim" yalanını patlatmasından sonra onunla ilk kez yüz yüze geliyordum. 

Ali ve Debby kantindeki kalabalığı yararak Mac'in oturduğu masaya doğru adımladılar. Mac elindeki kahve bardağını masaya bırakıp sırtını arkaya yasladı. Bakışları doğrudan benim üzerime kilitlenmişti. 

''Selam.''

"Selam." dedi Mac ve bana dönerek "Daha iyi misin?"diye sordu.

''Evet.''diye kestirip attım. Onunla dün gece hakkında, özellikle de uydurduğu sevgililik yalanı hakkında herkesin içinde konuşmaya hiç niyetim yoktu.

Neyse ki Debby aramızdaki bu garip havayı fark etmeden elindeki telefonundan bir şeyleri açarak heyecanla araya girdi. "Evet! Haftanın bombasını duymaya hazır mısınız?"

Debby okul gazetesinin başında olduğu için koridorlardaki en ufak fısıltı bile önce onun kulağına gelirdi. Telefonunu masanın ortasına doğru kaydırırken gözleri parıldıyordu. "Victoria ve Christian kavga etmiş..Söylediklerine göre Christian onu ikizlerle basmış!"

Ali duyduklarına inanamayarak kahvesini yutkundu ve şaşkınlıkla araya girdi. "Toby and Thomas'la mı?"

"Ah, hayır..." dedi Debby gözlerini devirerek. "İkiz kızlarla! Victoria kızlardan birine söylemiş, o kız da benim bir arkadaşıma söylemiş..Yani haber kesin doğru."

 "Bunu manşet mi yapacaksın yani?" 

"Ben daha çok şöyle bir şey düşündüm..." dedi Debby, elleriyle havada hayali bir gazete başlığı çizerken."Kraliçe Victoria'nın düşüşü: Aşk, tutku, yalanlar.. Ah, ama bizim asıl bomba gibi bir fotoğrafa ihtiyacımız var!"

ÜVEY KARDEŞBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin