Kahvaltı masası her zamanki gibiydi. Tabağımdaki ekmeği küçük parçalara ayırıp iştahsızca ağzıma attım, tek amacım bu ritüeli bir an önce bitirip masadan kalkmaktı.
"İyi uyudun mu kızım?"
Babamın endişeli bakışlarını üzerimde hissetsem de başımı tabağımdan kaldırmadan "Evet." dedim.
Kahve fincanını tutan parmaklarımı sıkmaya devam ettim. Canım kimseyle konuşmak istemiyordu. Babamın televizyonun karşısına geçmesiyle masadan kalktım. Tabağımı lavaboya bırakırken arkamdan Justin'in sinir bozucu şarkısı yükselmeye başladı. Harika. Kesinlikle şuanda bunu çekecek durumda değildim. Daha fazla dayanamayıp arkama bile bakmadan merdivenleri ikişer ikişer tırmanıp kendimi odama attım.
Yatağımın üzerinde ekranı sürekli aydınlanıp sönen telefona baktım. Mia arıyordu. Telefonu sessize alıp ters çevirdim. Eric'le yaşadıklarımız zihnimde dönüp duruyordu..Gerçekten üzerine çok mu gitmiştim? Ama o da benim kalbimi kırmıştı.
"Alice, iyi misin?"
Tyler'ın sesiyle yanağımdan süzülen gözyaşını silerken yüzümdeki maskeyi tekrar takmaya çalıştım.
"Çık odamdan, Tyler!"
"Alice, lütfen böyle yapma..En azından konuşmama izin ver." dedi Tyler.
"Ne söyleyeceksen duymak istemiyorum!"
Hızla ayağa fırladım ve ona çarpıp geçerek merdivenlerden aşağı indim. Sokağa çıktığımda içimdeki boğulma hissi hala oradaydı. Biraz yürüdükten sonra telefonu çıkarıp Mac'i aradım. Bunu neden yaptığımı bilmiyordum ancak telefonu açtığında sesimdeki çaresizlik ona ulaşmama yetti.
"Şey..lütfen beni g-gelip alır mısın?"
Bir kaldırımın köşesine çöküp bir sigara yaktım. Hava oldukça sıcak ve güneşliydi ve yoldan geçen tek tük arabalar dışında sokakta kimseler yoktu. Sigaramı ağır ağır içerken ne düşünmem gerektiğini bile bilmiyordum. Güneş tepede öylesine acımasızdı ki kendi gölgem bile benden kaçmak ister gibi kısa ve koyuydu. Biraz sonra Mac geldiğinde sessizce arabanın içine attım kendimi. Mac endişeli gözlerle bana bakarken uzanıp ona sarıldım.
"Sen iyi misin? Bir şey mi oldu?"
"Lütfen.." dedim sadece. ''Beni buradan uzaklaştır..Kendimi pek iyi hissetmiyorum."
Mac bir şey demedi ve gaza basıp beni oradan uzaklaştırdı. Gölün ıssız bir kenarına vardığımızda derin bir nefes aldım. Buraya daha önce gelmemiştim ama herkesten uzak olması şuanda kesinlikle ihtiyacım olan tek şeydi. Mac'le arabadan inip bir ağacın altına oturduk. Konuşmadık. Sessizlik aramızdaki tek konuşma diliydi. Omzuna yaslandığımda gölün durgunluğu benim fırtınamı biraz olsun dindiriyordu. Sonra ona döndüm. Mac neler döndüğünü bilmiyordu ama varlığıyla beni sakinleştiriyor, kendi parçalanmış hafızasının boşluğunu benimle dolduruyordu. Hiçbir şeyi hatırlamasa bile bana destek oluyordu..Ve benim de itirazım yoktu. Gözlerindeki belirsizlikte bile bana olan o tuhaf çekimi okuyabiliyordum. Böylece aramızdaki yoğunluk yerini derin bir öpüşmeye bıraktı. Bu, şuanda yaşadığımız tüm acıların tek ilacı gibiydi. En azından benim için..Mac'in elleri tenimi okşadıkça içimdeki azgınlık artıyordu ve dudaklarımı emerken çoktan kıyafetlerimizden kurtulmaya başlamıştık. En sonunda çırılçıplak kaldığımızda hava o kadar sıcaktı ki tenlerimiz birbirine yapışmış, ter içinde kalmıştık. Ter içinde öpüşürken Mac beni kucağına alıp dudaklarımı öpmeye devam etti. Sonra yavaşça gölün kıyısına yürüdü. Suyun buz gibi serinliği bacaklarımızı sardığında birbirimizin tenindeki yakıcı sıcaklık daha da belirginleşti. Su etrafımızda halkalar çizerek yükselirken biz dış dünyadan tamamen kopmuştuk. Mac beni kendine, daha derine çekince suyun içinde birbirimize kenetlendik. Bedenlerimiz suyun içinde birleştiğinde inleyerek boynunu ısırdım. Tırnaklarımı ona bastırırken her hareketimizde dalgalar kıyıya vuruyordu. Mac içimde gidip gelirken acılarımın yerini tarif edilemez bir tatmin alıyordu. Neden böyle hissediyordum? Gerçekten de..deliriyor muydum? Tüm varlığım onun vücudunun içinde eriyor, birleşiyor ve kayboluyordu. İnlemelerim gölün sessizliğinde yankılanırken tek hissettiğim o anın gerçekliğiydi. İkimiz de gerçeklikten kopmuş gibi delicesine sevişiyorduk ve nihayet titreyerek boşaldığımda nefes nefese boynuna sarıldım. Mac de dudaklarıma yapışıp inleyerek boşaldı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÜVEY KARDEŞ
AcciónÜvey kardeşiyle aşk yaşayan bir kızın hikayesi. *Cinsellik, argo ve küfür içerir. *+18 *Bu hikayedeki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür.
