62

124 9 28
                                        





Akşamın sessizliği odamın içindeki matematik problemlerinin karmaşasıyla birleşmişti. Masanın üzerindeki lambanın ışığı defterime düşürken kafamdaki binlerce düşünce birbiriyle çarpışıyordu. Lanet denklemin ortasında kapı hafifçe tıklandı.

Babam her zamanki yorgun duruşuyla kapı aralığında belirdi. "Alice.'' dedi. "Arkadaşların burada..Debby ve Ali."

Bu saatte burda ne işleri vardı ? Hızla ayağa kalkıp aşağıya indim. Debby ve Ali evin girişinde bekliyorlardı. 

"Alice! Seni dışarı çıkarmaya geldik." dedi Debby gülümseyerek. "Şu sahil yolunda yürüyüşe çıkalım diyoruz, sen de gelmek ister misin? Hava çok güzel."

Tam babama dönüp "İzin verir misin?" diyecekken o benden önce davrandı. 

"Bu gece olmaz." dedi kararlı bir sesle. "Dedektif Redneck'in evinde akşam yemeğine davetliyiz kızım."

''Dedektif Redneck mi?''sesimdeki şaşkınlık bir anda yerini buz gibi bir endişeye bıraktı.

O adamın babamın arkadaşı olması onun iyi biri olduğu anlamına falan gelmiyordu. Aksine beni en yakından izleyen lanet bir avcı gibi hissettiriyordu. Şimdi de evine gidip beni sorguya mı çekecekti? Acaba amacı neydi? Yine beni sıkıştırıp bir şeyler öğrenmeye mi çalışacaktı?

"Ama baba.." dedim. "Ben gelmesem olmaz mı?"

''Olmaz kızım.''

"Efendim, biz sadece yarım saatliğine-"

Babam elini kaldırarak susturdu. "Yemekten sonra gidebilirsin Alice. Ama 12'den önce evde olacaksın, tamam mı?"

"Tamam baba." dedim gülümseyerek. 12'ye kadar dışarıda olmak hiç de fena olmazdı. En azından biraz kafamı dağıtırdım. 

Debby ve Ali babama teşekkür edip kapıdan ayrılırken ben de hemen odama döndüm.Dolabımı hızla karıştırdım. Üzerimdeki gerginliği atan ve daha "normal" hissettiren koyu renkli bir jean ve bordo bir bluz seçtim. Kıyafetlerimi değiştirirken aynadaki yansımama baktım. Uykusuzluk ve kabusların izi göz altlarımda mor halkalar olarak yer etmişti.Makyaj masamda duran makyaj malzemelerime uzandım. Yorgunluğumu örtmek ve daha normal görünmek istiyordum. Önce kapatıcıyla göz altlarımdaki o derin morlukları gizledim. Cildim biraz daha canlı görünmeye başladığında derin bir nefes aldım. Sonra hafif bir maskara, bolca allık ve son olarak da kırmızı bir parlatıcı sürdüm dudaklarıma.

Aynaya tekrar baktığımda karşımdaki kız artık o bitkin hayalet gibi görünmüyordu. Dışarıdan bakıldığında her şey yolundaymış gibi duran normal bir genç kız vardı ama bu yansımanın arkasında zihnimi kemiren o karanlık anıların silinmediğini biliyordum. Yine de bu sahte maske günün geri kalanını atlatmam için ihtiyacım olan tek zırhtı.

Aşağı indiğimde babam arabasının anahtarlarını elinde evirip çeviriyordu. Dedektif Redneck..O adamın evine gitmek kesinlikle gerilmeme neden oluyordu. Kapıdan çıkarken telefonuma bir mesaj gelse de babamın yanında telefonu açmaya cesaret edemedim. Arabaya bindim ve Dedektif Redneck'in evine doğru sessiz bir yolculuğa başladık.

Oraya ulaştığımızda babam nazikçe kapıyı tıklattı. Çok geçmeden kapı gıcırtıyla ardına kadar açıldı. Dedektif Redneck üzerine geçirdiği mavi gömleği ve her zamanki delici bakışlarıyla karşımızdaydı.

''Hoşgeldiniz!''dedi Redneck gülümseyerek ve babama içten bir şekilde sarıldı. Ancak sonra o keskin gözleri beni bulduğunda sıkıntıyla bakışlarımı kaçırdım.

ÜVEY KARDEŞBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin