79

107 5 8
                                        



Gözlerimi açtığımda floresanın ışığı başımı çatlatacak gibi ağrıtıyordu. Göz kapaklarımı bile zorla aralarken yatağımın kenarında dikilen babamın siluetiyle irkilerek doğrulurken yanağım zonkluyordu. Elimi hafifçe dokundurduğumda mosmor ve şişmiş olduğunu hissedebiliyordum.

Babamın yüzündeki endişe ve bıkkınlık karışımı ifade uyandığımı görünce daha da sertleşti. "Alice."dedi yorgun bir sesle.

Tam ağzımı açıp  bu lanet manzarayı açıklayacak bir yalan uyduracaktım ki arkada dikilen Jason'ı gördüm. Kapı eşiğinde durmuş bana bakıyordu. Siktir..Yüzündeki derin morluklar birkaç saat önceki kavgamızın ne kadar şiddetli geçtiğini açıkça ele veriyordu. 

Babam da kapıdaki Jason'ı fark edip başını ona çevirdi, ardından tekrar bana baktı.''Üstünü değiştirip hemen aşağıya gel.''dedi ayağa kalkarken. ''Artık bu kabusa bir son vereceğiz."

Babam odadan çıktıktan sonra Jason'la göz göz gelsek de ikimiz de tek kelime etmedik. Üzerime aceleyle bir şeyler geçirip derin bir nefes aldım ve bacaklarım titreye titreye aşağı indim.
Ancak oturma odasına adım attığımda hava lanet bir bıçak kadar keskindi.

Tyler Bayan Patricia'nın hemen yanında, yüzündeki kurumuş kan lekesi ve umursamaz gibi görünmeye çalışan dik oturuşuyla odayı süzüyordu. Bayan Patricia'nın yüzü her zamankinden daha sertti ve gözlerinde artık gizleyemediği keskin bir öfkeyle doğrudan bana bakıyordu.Köşedeki tekli koltukta ise Jason vardı. Ellerini birbirine kenetlemiş, bacağını sabırsızca sallarken sıkıntıyla soluyordu. İşte bu hiç de iyiye işaret değildi.

"Bıktım artık.." dedi babam yüzünü ovuşturarak. "Bu evdeki huzursuzluktan, bitmek bilmeyen kavgalarınızdan bıktım."

Bayan Patricia kollarını göğsünde kavuşturup buz gibi bir sesle lafa girdi. "Neler olduğunu kim açıklayacak?"

Odadaki gerilim doruğa ulaşırken Jason'la göz göze geldik. Yüzündeki o çaresiz bakışı gördüğüm an istemsizce bütün suçu üstlenmek için öne atıldım. "Hepsi benim suçum.." diye başlamıştım ki o sırada kesinlikle beklenmediğim bir şey oldu.

"Hayır, benim suçum." dedi Tyler.

Şaşkınlıkla kafamı çevirip Tyler'a baktım. Tyler gözlerini benden kaçırıp babama ve Bayan Patricia'ya dönerek devam etti. "Alice'le tartıştık..Sinirlerimize hakim olamadık. Jason da kavgayı görüp bizi ayırmaya çalışırken araya girmek zorunda kaldı, olanlar bu."

Olduğum yerde kalakalmıştım. Beynim durmuş gibiydi. Tyler..Tyler beni mi koruyordu? Jason'la onu aldattığımı bile bile, onunla öpüştüğümü gördüğü halde beni korumak için yalan mı söylüyordu? 

''Hepsi bu mu? Emin misin?'' dedi babam şüpheli bir şekilde.

"Evet, hepsi bu." diyerek kestirip attı Tyler. ''Sadece..aptal bir kavgaydı.''

Oturma odasında kısa ve gergin bir sessizlik oldu. Herkes birbirinin yüzüne şüpheyle bakarken babam derin bir nefes alıp omuzlarını düşürdü, sonra bana çevirdi bakışlarını.

"Seni büyükannenin yanına yollayacağım." dedi. "Bıktım artık bu bitmek bilmeyen kavgalarınızdan."

"Büyükannem mi? Baba! Beni Cleveland'a mı yollayacaksın? Oraya g-gitmek istemiyorum!" 

Babam sabrının son noktasına gelmiş gibi parladı. "Yeter artık! Buraya geldiğimizden beri başını belaya sokmaktan, evde huzursuzluk yaratmaktan başka bir şey yaptığın yok! O yüzden artık susup beni dinleyeceksin!"

ÜVEY KARDEŞBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin